Ana içeriğe geç
Sözlük

bizim ile cümle

bizim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bizim yeni bir çamaşır makinesi satın almamız gerekir.We need to buy a new washing machine.
Tom bizim sebzelerimizi satın alır.Tom buys our vegetables.
Tom ve ben şu anda bizim biletlerimizi satın almak zorundayız.Tom and I have to buy our tickets right now.
Bütün bunları bizim için aldığın için çok cömertsin.It was very generous of you to buy all these things for us.
Biz yiyecek bir şeyler alacağız. Bizimle gitmek istiyor musun?We're going to get something to eat. Do you want to go with us?
Tom bizimle yemek istiyor.Tom wants to eat with us.
Tom bazen öğle yemeğini bizimle yer.Tom sometimes eats lunch with us.
Bizim üçümüz sosisli sandviç ve patates salatası yedi.The three of us ate hot dogs and potato salad.
Bizimle yemek yiyor olmayacaksın sanırım.I guess you won't be eating with us.
Tom'u bizimle gitmesi için ikna etmek zorundayım.I have to convince Tom to go with us.
Bizimle içki içmek ister misin?Do you want to have a drink with us?
Tom bizim yan komşumuz.Tom is our next-door neighbor.
Bizim komşular bir parti veriyorlar ve bizi davet ettiler.Our neighbors are having a party and have invited us.
Bizim, yardıma ihtiyacımız olacak.We'll need help.
Tom bizim için büyük bir yardımdı.Tom was a big help to us.
Tom'un neredeyse bizim kadar çok yardıma ihtiyacı var.Tom needs help nearly as badly as we do.
Tom'un bizim yardımımıza ihtiyacı vardı, bu yüzden ona yardım ettik.Tom needed our help, so we helped him.
Sırrın bizimle güvende.Your secret's safe with us.
O her zaman bizim sırrımız olacak.That'll always be our secret.
Bu sadece bizim küçük sırrımız olacak, tamam mı?It'll just be our little secret, OK?
Bizim küçük sırrımız olacak.It'll be our little secret.
Bu bizim üzerimizde, Tom.This one's on us, Tom.
Tebrikler! Siz bizim bininci ziyaretçimizsiniz!Congratulations! You are our thousandth visitor!
Bizim bir avantajımız olabilir.We may have one advantage.
Bizim son bir şansımız var.We have one last chance.
Bu otobüs bizim beklediğimiz otobüs.This bus is the one we've been waiting for.
Bizim için bir tane aldım.I got one for us.
O sonsuza kadar bizim anılarımızda yaşayacak.She will forever live on in our memories.
Tom bizim mahallede bir eve zorla girerken polis onu suçüstü yakaladı.The police caught Tom red-handed, breaking into a house in our neighborhood.
Bunu yapmak bizim işimiz değil.It's not our job to do that.
Tom dün gece bizim evimizde uyudu.Tom slept at our place last night.
Sen bizimle konuşmalısın.You must talk to us.
Sen bizimle konuşmak zorundasın.You have to talk to us.
Bizimle konuşman gerekiyor.You need to talk to us.
Bizimle gelmelisin.You must come with us.
Bizimle gelmen gerekiyor.You need to come with us.
Bizimle gelmek zorundasın.You have to come with us.
Sen bizimle gelmelisin.You should come with us.
Bizim konuşmamız gerekiyor.We must talk.
Bizim özel olarak konuşmamız gerekiyor.We need to talk privately.
Bizim burada kalmamamız gerekir.We shouldn't stay here.
Bu bizim şanslı günümüz olmalı.It must be our lucky day.
Bizim daha fazla konuşmamız gerekiyor.We need to talk more.
Tom, bizim konuşmamız gerek.Tom, we need to talk.
Bizim seninle konuşmamız gerek.We need to talk to you.
Bizim Tom'la konuşmamız gerek.We need to talk to Tom.
Tom bizim hakkımızda konuşuyor mu?Does Tom talk about us?
Dinle, bizim konuşmamız gerek.Listen, we need to talk.
Neden Tom bizimle konuşmayacak?Why won't Tom talk to us?
Tom henüz bizimle konuşamaz.Tom can't talk to us yet.
Bizim konuşmamız gerek, Tom.We need to have a talk, Tom.
Bizim yüz yüze konuşmamız gerekiyor.We need to talk face to face.
Tom bizimle pazartesi konuşacak.Tom will talk to us on Monday.
Tom artık bizimle konuşmaz.Tom doesn't talk to us anymore.
Hiç kimsenin bizim hakkımızda konuşmadığından oldukça eminim.I'm pretty sure no one's talking about us.
Belki de bizimle kamp yapmaya gitmesi konusunda Tom'la konuşabilirim.Maybe I can talk Tom into going camping with us.
Tom bizimle konuşmak zorunda.Tom has to speak to us.
Tom bizimle konuşmadı.Tom wouldn't speak to us.
Bizim Tom'la yine konuşmamız gerek.We need to speak to Tom again.
Bizim yine şirketimiz var.We've got company again.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
bizim ile cümle - Sayfa 27 - bizim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App