Niçin bizi ziyaret etmeye gelmiyorsun?Why don't you come visit us?
Bizim görüşümüz sahip olduğumuz bir fikirdir; inancımız bize sahip olan bir fikirdir.Our opinion is an idea which we have; our conviction an idea which has us.
Affet bizi.Forgive us.
Cevap bizi kısır bir döngüye götürür.The answer leads us to a vicious circle.
Cevap bizi bir döngüye götürür.The answer leads us to a vicious circle.
Bizi unutma!Don't forget about us!
Bizi unutma.Don't forget about us!
Bizi unutmayın.Don't forget about us!
Niçin bizimle birlikte gelmiyorsun?Why aren't you coming with us?
Sanırım bizimle kalsan iyi olur.I think you had better stay with us.
Şimdi bizimle geliyorsun.You're coming with us now.
Sizi bizim şirketimiz için çalışmaya ne karar verdirdi?What has made you decide to work for our company?
Şimdilik bizimle kalabilirsin.You can stay with us for the time being.
Senin takım bizimkinden daha güçlü.Your team is stronger than ours.
Keşke bizimle gelebilsen.I wish you could come with us.
Hava bizim göremediğimiz gazların karışımından oluşuyor.Air is a mixture of gases that we cannot see.
Bizim Amerikalı komşumuz önümüzdeki yıl beş yıldır Japonya'da yaşıyor olacak.Our American neighbor will have lived in Japan for five years next year.
Şu sıralardaki deprem sıklığı bizi endişelendiriyor.The recent frequency of earthquakes makes us nervous.
Onlar bizim bu günlerden birinde bir deprem yaşayacağımızı söylüyorlar.They say we'll have an earthquake one of these days.
Bizim için sürpriz oldu, o, maçta yenildi.To our surprise, he was defeated in the match.
Bizim için sürpriz oldu, o Brezilya'ya tek başına gitti.To our surprise, she has gone to Brazil alone.
Bizim için sürpriz oldu, o hemen yeniden hayata döndü.To our surprise, she revived at once.
Bizim için sürpriz oldu, Tom Mary ile bizim partiye geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Şu işe bak ki Tom bizim partiye Mary'yle geldi.To our surprise, Tom came to our party with Mary.
Kyoto'ya vardığında bizi aramayı unutma.Don't forget to give us a ring when you arrive in Kyoto.
Balık için su neyse hava bizim için odur.Air is to us what water is to fish.
Süt bizi güçlendirir.Milk makes us strong.
Lütfen tatil sırasında bazen bizi görmeye gel.Please come and see us sometime during the vacation.
Tepedeki bina bizim okulumuzdur.The building on the hill is our school.
Bizim tren aniden durdu.Our train stopped suddenly.
Acıklı görüntü bizi gözyaşlarına boğdu.The pitiful sight moved us to tears.
Büyücünün hileleri bizi şaşırttı.The magician's tricks surprised us.
Senden bizi zamanında uyandırmanı bekliyoruz bu yüzden uykuya dalma.We're counting on you to wake us up in time, so don't fall asleep.
Bizim oraya zamanında varabileceğimizi düşünüyor musun?Do you think we can get there in time?
Titremelerden sonraki sıcaklık bizi mest etti.The warmth after the chills intoxicated us.
Bizim okul eve on dakikalık yürüyüş mesafesindedir.Our school is within ten minutes' walk of my house.
Bizim okulun yakınında bir otobüs durağı var.There is a bus stop near our school.
Bizim kampüs festivali önümüzdeki hafta yapılacak.Our campus festival is to be held next week.
Köşe başındaki ev bizim.The house on the corner is ours.
Bizi şehir merkezine götür.Give us a ride downtown.
Lütfen bizi dışarıda akşam yemeği yemeye davet edin.Please invite us out to dinner.
Rahatsızlık için bizi affet.Excuse us for the inconvenience.
Bizim barışçıl anayasamızı korumamız gerekir.We must preserve our peaceful constitution.
Bizim masumiyetinle ilgili belirli bir kanıtımız var.We have specific proof of your innocence.
Bizim onun yeteneğine hayran olmamamız elimizde değil.We cannot help admiring his talent.
Onun bizi desteklemesini bekledik.We expected him to support us.
Sonbaharda bizim yaz ürünlerimizi hasat ederiz.In the fall we harvest our summer crops.
Bizim çalışma saatleri konusunda başkan ile görüşme yaptık.We negotiated with the president about our working hours.
Bizim sosyal engelleri yıkmak için çok çalışmamız gerekmektedir.We must work hard to break down social barriers.
Bizim paramız bitti.We've run short of money.
Bizim daha fazla işçiye ihtiyacımız var.We need more workers.
Şartlar bizi toplantıyı ertelememiz için zorladı.Circumstances forced us to put off the meeting.
Bizim fırtınalı bir zamanımız oldu.We had a rough time.
Bizim çıkarlarımız onlarınki ile çatışıyor.Our interests conflict with theirs.
Bizim dostluğumuz güçlü kaldı.Our friendship remained firm.
Bizim beyzbol sahamız çok küçük.Our baseball diamond is very small.
Bizim kültürümüzde, aynı anda iki kadınla evli olamayız.In our culture, we can't be married to two women at once.
Bizim toplam borcumuz on bin dolar tutuyor.Our total debts amount to ten thousand dollars.
Bizim milletvekili yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
Bizim sınıfımız 50 tane oğlandan oluşur.Our class consists of fifty boys.