bizden ile cümle
bizden kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ben şimdiye kadar daha hızlı sürdü düşünmüyorum, ama diğerleri bizden önce vardı.أنا لا أعتقد أنني دفعت من أي وقت مضى أسرع ، ولكن الآخرين كانوا هناك قبل لنا.
Ben şimdiye kadar daha hızlı sürdü düşünmüyorum, ama diğerleri bizden önce vardı.その湯気の馬とタクシーとランダウは、ドアの前にあったとき
Beytşemeşliler, ‹‹Bu kutsal Tanrının, RABbin önünde kim durabilir? Bizden sonra kime gidecek?›› diyorlardı.벧세메스 사람들이 가로되 이 거룩하신 하나님 여호와 앞에 누가 능히 서리요 그를 우리에게서 뉘게로 가시게 할꼬 하고
Beytşemeşliler, ‹‹Bu kutsal Tanrının, RABbin önünde kim durabilir? Bizden sonra kime gidecek?›› diyorlardı.Protož řekli muži Betsemští: Kdož bude moci ostáti před Hospodinem Bohem svatým tímto? A k komu odejde od nás?
Beytşemeşliler, ‹‹Bu kutsal Tanrının, RABbin önünde kim durabilir? Bizden sonra kime gidecek?›› diyorlardı.И сказали жители Вефсамиса: кто может стоять пред Господом, сим святым Богом? и к кому Он пойдет от нас?
Beytşemeşliler, ‹‹Bu kutsal Tanrının, RABbin önünde kim durabilir? Bizden sonra kime gidecek?›› diyorlardı.ויאמרו אנשי בית שמש מי יוכל לעמד לפני יהוה האלהים הקדוש הזה ואל מי יעלה מעלינו׃
Beytşemeşliler, ‹‹Bu kutsal Tanrının, RABbin önünde kim durabilir? Bizden sonra kime gidecek?›› diyorlardı.وقال اهل بيتشمس من يقدر ان يقف امام الرب الاله القدوس هذا والى من يصعد عنا.
Beytşemeşliler, ‹‹Bu kutsal Tanrının, RABbin önünde kim durabilir? Bizden sonra kime gidecek?›› diyorlardı.伯 示 麥 人 說 、 誰 能 在 耶 和 華 這 聖 潔 的 神 面 前 侍 立 呢 . 這 約 櫃 可 以 從 我 們 這 裡 送 到 誰 那 裡 去 呢
Beytşemeşliler, ‹‹Bu kutsal Tanrının, RABbin önünde kim durabilir? Bizden sonra kime gidecek?›› diyorlardı.伯 示 麥人說 、 誰 能 在 耶和華 這聖潔 的 神 面前 侍立 呢 . 這約 櫃 可以 從 我 們這裡 送到 誰那裡 去 呢
BF: Bizden vazgeçtin sandım. (Alkışlar) (Gülüşmeler)(Applaus) (Lachen)
BF: Bizden vazgeçtin sandım.BF : 우리는 아마 목록에 없을거야.
BF: Bizden vazgeçtin sandım.Cred că stăteam pe afară.
BF: Bizden vazgeçtin sandım.DH: よく分からない (拍手)
BF: Bizden vazgeçtin sandım.בארי: אני חושב שהיינו מחוץ לרשימה.
BF: Bizden vazgeçtin sandım.باري فريدمان : اعتقد انهم كانوا لن يدعونا اليوم
BF: Sanırım o bizden sonraki oturum.BF : 다음 컨퍼런스 때 할 수 있을거야.
BF: Sanırım o bizden sonraki oturum.Cred că asta e data viitoare.
BF: Sanırım o bizden sonraki oturum.DH:次のセッション?
BF: Sanırım o bizden sonraki oturum.בארי: אני חושב שזה הקטע הבא.
BF: Sanırım o bizden sonraki oturum.باري فريدمان : اعتقد ان هذا التصليح سيتم في التحدث المقبل
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.그러던 어느날, 저희 앞 바로 20걸음 앞에 번개가 떨어졌습니다.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Al snel raakte een bliksemschicht een boom 20 passen van ons vandaan.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Az elején, egy villám belecsapott egy fába 20 lépésnyire tőlünk.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Cuando era pequeña, un rayo cayó en un árbol a 20 pasos de nosotros.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Ešte na začiatku udrel do stromu blesk, len 20 krokov od nás.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Na samym początku naszej przygody, piorun uderzył w drzewo jakieś 15 metrów od nas.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Nel primo periodo, un fulmine ha colpito l'albero a 20 passi da noi.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.No início, um raio atingiu uma árvore a cerca de 20 passos de nós. Foi assustador.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Quand elle était petite, la foudre a frappé un arbre à 20 pas de nous.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Şi destul de devreme, un fulger a lovit un copac la 20 de paşi de noi.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Trước đó, một tia sét đã đánh trúng vào cái cây cách bọn tôi khoảng 20 bộ (15.24m).
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Und schon recht zeitig schlug dann ein Blitz in einem Baum ein, 20 Schritte von uns entfernt.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Και μία από τις πρώτες μέρες, ένας κεραυνός χτύπησε ένα δέντρο περίπου 15 μέτρα μακριά από εμάς.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.И в началото една светкавица удари дърво на 20 крачки от нас.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.И однажды молния ударила в дерево в двадцати шагах от нас.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.Одного разу блискавка вдарила в дерево в 20 кроках від нас.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.בשלב מוקדם של ההיכרות שלנו, פגע ברק בעץ במרחק 20 צעדים מאתנו
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.و في وقت مبكر, ضربت صاعقة إحدى الأشجار على بعد 20 خطوة من مكاننا.
Bir ağaca yıldırım isabet etmeden önce... ...bizden 20 adım uzaktaydı.雷が落ちたことがありました とても怖かったです
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.Er moet iets van ons inzitten.
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.In gewisser Weise muss etwas von uns darin ein.
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.Într-un sens, trebuie să fie ceva ca noi.
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.In un certo senso, devono somigliarci in qualche modo.
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.어떤 의미에서는, 우리와 유사한 뭔가가 있어야만 합니다.
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.W pewnym sensie musi się tam znajdować coś nam odpowiadającego.
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.В някои отношения трябва да си приличаме.
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.Подразумевается, что отчасти они такие же, как и мы.
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.במובן מסוים, חייב להיות משהו כמו אצלנו.
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.في مجال معين يجب أن يكون هناك شيء يشبهنا
Bir anlamda, orada bizden biri olmak zorundadır.だから宗教絵画であれば 神はグラマーとは言えない
Bir de bizden onu o kadar güvende tutmamızı istemişti,A insistat atata sa avem grija de el.
Bir de bizden onu o kadar güvende tutmamızı istemişti,A robiła taki wielki problem, zebysmy my go trzymali bezpiecznie,
Bir de bizden onu o kadar güvende tutmamızı istemişti,Dia membuat seperti masalah besar meminta kami menjaganya dengan baik.
Bir de bizden onu o kadar güvende tutmamızı istemişti,Ha fatto così tanto casino dicendoci di tenerlo al sicuro,
Bir de bizden onu o kadar güvende tutmamızı istemişti,Sie hat so eine große Sache darum gemacht, dass wir darauf aufpassen.
Bir de bizden onu o kadar güvende tutmamızı istemişti,Το έκανε ολόκληρο θέμα ζητώντας μας να τα κρατήσουμε ασφαλή.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Aber es nimmt einem Menschen nichts weg, zu einem Tier gütig zu sein.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Ale člověka nestojí nic být milý ke zvířeti.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Dar nu-l costa nimic pe om sa arate bunatate unui animal.
Bir hayvana nazikçe davranmanın bizden bir götürüsü olmaz.Ma in nessun modo la nostra natura di umani viene svilita dal mostrarsi amorevoli verso un animale.
İlgili Sayfalar