Tom'un biyopsi sonuçlarına göre, tümör kanserlidir.The results of Tom's biopsy show that the tumor is cancerous.
Tom'un biyopsi sonuçlarına göre, tümör iyi huyludur.The results of Tom's biopsy show that the tumor is benign.
Hastalığın teşhisi endoskopi (bir fiberoptik kamera) ile yapılan biyopsi yoluyla konulur.The disease is diagnosed by biopsy done by an endoscope (a fiberoptic camera).
1971 Howard Steer ülserli bir hastanın biyopsisinde H. pylori gözlemledi.1971 Howard Steer observes H. pylori from biopsies of a patient with ulcers.
J. Robin Warren H. pylori bakterisini ilk kez mide biyopsisinde gözlemledi.J. Robin Warren first observes H. pylori in a gastric biopsy.
Biyopsi genelde bronkoskopi veya BT-yardımlı biyopsi ile yapılır.Biopsy is usually performed via bronchoscopy or CT-guided biopsy.
Başka seçeneğiniz yoksa açık akciğer biyopsisi yaparsınız.You do an open lung biopsy when you've got no other options.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.You're looking at her open lung biopsy.
Biyopsi, hafif epitel displazisini ve kandida enfeksiyonunu gösterdi.Biopsy showed mild epithelial dysplasia and candida infection.
Tedavi, displazi derecesini belirlemek için lezyon biyopsisini de kapsamaktadır.Treatment involves biopsy of the lesion to identify extent of dysplasia.
2016'da Arzu'nun Bedeli adlı Gray'in yaşamı üzerine bir biyopsi yayınlandı. [1]A biopic on Gray's life called The Price of Desire opened in 2016.[25]
Kronik hepatit B karaciğer biyopsisinde görülen buzlu cam hepatositler .Ground glass hepatocytes as seen in a chronic hepatitis B liver biopsy.
Virchow, birkaç biyopsi testinden sonra bile dokuların kanserli olmadığını teyit etmiştir.[1][2]Virchow affirmed that the tissues were not cancerous, even after several biopsy tests.[1][2]
Kanser şüphesi varsa, genellikle genel anestezi altında biyopsi yapılır.If there is a suspicion of cancer, biopsy is performed, usually under general anaesthetic.
Nadiren biyopsi gerekir.Biopsy is rarely required.
Deri biyopsilerinde saç foliküllerinin etrafında lenfositik ve eozinofilik iltihaplanma görülür.Skin biopsies reveal lymphocytic and eosinophilic inflammation around the hair follicles.
Yani altın standart biyopsidir.Точнее говорить о Золотодолларовом стандарте.
Kalp kası biyopsisi çok nadir durumlarda yapılır.Биопсии сердечной мышцы проводится в очень редких случаях.
Muayene ya da benzeri incelemelerle tanı konulamayan hastalıklarda biyopsiye başvurulur.Em casos suspeitos de não-vacinação, são feitas investigações e exames.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Esta profundidade geralmente é determinada mediante observação, embora também se possa recorrer a uma biópsia.
Biyopsi ve parazite karşı oluşan antikorların araştırıldığı kan testleri faydalı olabilir.Análises ao sangue que procurem anticorpos contra o parasita podem ser úteis, tal como a biopsia.
Kas biyopsisi teşhisi koymayı sağlar.Tom laat een DNA-test doen.
Kalp kası biyopsisi çok nadir durumlarda yapılır.Występowanie w naczyniach tętniczych jest rzadkie.
Hastalığın teşhisi endoskopi (bir fiberoptik kamera) ile yapılan biyopsi yoluyla konulur.Sjukdomen diagnostiseras med hjälp av biopsi som görs via ett endoskop (med en fiberoptisk kamera).
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Глибину опіку зазвичай встановлюють під час огляду, однак для цього також може використовуватися біопсія.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Hloubka popáleniny se obvykle určuje prostřednictvím vyšetření, ačkoli lze využít i biopsii.
Hastalığın teşhisi endoskopi (bir fiberoptik kamera) ile yapılan biyopsi yoluyla konulur.Boala se diagnostichează prin biopsie realizată cu ajutorul unui endoscop (o cameră cu fibră optică).
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Adâncimea unei arsuri este de obicei constată prin examinare, totuși se poate folosi și biopsia.
En sık kullanılan yöntem iğne biyopsisidir.Metoda cea mai utilizată este însă injectarea.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Το βάθος ενός εγκαύματος συνήθως καθορίζεται μέσω εξέτασης, αν και μπορεί επίσης να χρησιμοποιηθεί η βιοψία.
Kalp kası biyopsisi çok nadir durumlarda yapılır.Nhịp tim bất thường hiếm khi xảy ra.
J. Robin Warren H. pylori bakterisini ilk kez mide biyopsisinde gözlemledi.華倫(J. Robin Warren)首先在胃檢體的切片中發現了幽門螺桿菌。
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.灼伤的深度通常是通过体检确定,但也可以用切片检查。
Kesin tanı için biyopsi alınması gerekebilir.감열지에 의한 영수증도 발행할 수 있다.
Bağırsak biyopsisinde, enterositler içerisinde yağ içeren vakuoller vardır.이 빈 공간에는 탄소 원자가 들어갈 공간이 있다.
Biyopsi: Şüpheli bölgelerden örnek alınması işlemidir.במידת הצורך נעשית ביופסיה במטרה לבדוק אזורים חשודים.
Kas biyopsisi teşhisi koymayı sağlar.אם הבדיקה חיובית יש לבצע ביופסיה.
Bir yanığın derinliği genellikle muayene ile tespit edilebilir, ancak biyopsi yöntemi de kullanılabilir.Дълбочината на изгаряне обикновено се определя с преглед, макар че може да се използва и биопсия.
Kalp kası biyopsisi çok nadir durumlarda yapılır.Poškodenie srdca je pomerne časté.
Kalp kası biyopsisi çok nadir durumlarda yapılır.Zapleti v delovanju srca so izjemno redki.
Yani altın standart biyopsidir.Za zlati standard velja inulin.
Ayrıca kalp biyopsisinde kronik reddi ve teknikleri açılmamıştır.Kitą kartą buvo pašalinta širdis, taip pat nenaudojant anestetikų.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Aquí podéis ver el resultado de su biopsia.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Ce que vous regardez c'est sa biopsie pulmonaire ouverte.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Estão a olhar para a biópsia de pulmão aberto.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Je kijkt naar haar geopende-longbiopsie.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.여러분은 여자분의 개폐 생검을 보고계십니다.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Sie sehen hier ihre offene Lungenbiopsie.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Tu widzicie biopsję jej płuca.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Vă uitați la biopsia ei pe plămân deschis.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Vedete qui la sua biopsia polmonare a cielo aperto.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Вы смотрите на открытую биопсию легких этой пациентки.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.Гледате нейната отворена белодробна биопсия.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.אתם רואים את ביופסיית הריאה הפתוחה שלה.
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.انكم تنظرون الآن إلى خزعة من رئتينها المفتوحة
Açık akciğer biyopsisini görüyorsunuz.多くの腫脹や炎症があることしか
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.병을 가진 사람의 피부 생체 시료를 사용해 실험했습니다. 영국에선 ALS라고 불리는 근위축성 경화증 환자의 세포를 떼어내어
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.ALS, of bewegingszenuwcel-ziekte.
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.Así que unos meses más tarde, en 2008, uno de nuestros científicos realizó esta investigación.
ALS yada Ingiltere'de ki adıyla Motor Nöron Hastalığı olan insanlardan deri biyopsileri aldı.Er entnahm Hautgewebe von Menschen, die an ALS litten -- einer degenerativen Nervenerkrankung.