İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.A seda, durante o seu processo de formação atua como um casulo para a matéria orgânica.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.A selyem, az alatt amíg összeáll, úgy viselkedik, mint egy gubó a biológiai anyagok számára.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Hedvábí se během svého samo-shromažďovacího procesu chová z biologického hlediska jako závitek.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Hodváb, počas samousporiadania, sa správa ako ochranný obal v biologických záležitostiach.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.직접 조립하는 동안, 실크는 생물학적 상태로 누에고치처럼 작용합니다.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.La seda, durante su proceso de autoagrupación, actúa como un capullo para material biológico.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.La seta, durante il processo di autoassemblamento, agisce come un bozzolo per il materiale biologico.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.La soie, durant le processus d'auto-assemblage, agit comme un cocon pour le matériau biologique.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Mătasea, în timpul procesului de auto-asamblare, se comportă ca un cocon pentru materia biologică.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Sutra, dalam proses penyusunannya yang mandiri, bertindaka seperti kepompong bagi bahan biologis.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Svila se v postopku samoporazdelitve beljakovin obnaša kot kokon za biološko snov.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Trong quá trình tự lắp ráp, lụa hoạt động như là 1 cái kén với những chất sinh học.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Während ihres Selbst-Zusammenbaus dient Seide als Kokon für Biomaterie.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Zijde vormt tijdens het zelfassemblageproces een cocon voor biologisch materiaal.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Το μετάξι, στη διαδικασία της αυτοσυναρμολόγησης, λειτουργεί όπως ένα κουκούλι για βιολογική ύλη.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Коприната, по време на процеса на самосглобяване, действа като какавида за биологична материя.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.Шёлк во время процесса самосборки действует как кокон для биологической материи.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.משי, במהלך היווצרותו הטבעית, משמש בתור קליפת-גולם לצורך ביולוגי.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.الحرير، وأثناء عملية تجمعه الذاتي، يعمل مثل شرنقة بمادة حيوية.
İpek, tekrar toplanma sürecinde... bir biyolojik madde kozası gibi hareket eder.生体物質の繭として機能します そこでレシピを変えて
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Astfel, nutrienții biologici, primele materiale -- apa care ieșea era destul de curată pentru a fi băută.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Die biologischen Nährstoffe, die erste Textilwaren -- das Abwasser hatte Trinkwasserqualität.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.생물학적 영양 물질, 최초의 직물들이죠. -- 거기서 나온 물이 마실 수 있을만큼 깨끗했습니다.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Så de biologiske næringsstoffer, de første stoffer - det vand der kom ud, var rent nok til at drikke.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Takže ty biologické živiny, ta první vlákna - voda, která odcházela, byla dost čistá na pití.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.Έτσι τα βιολογικά θρεπτικά συστατικά, τα πρώτα υφάσματα -- το νερό που έβγαινε ήταν πόσιμο.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.אז ההזנה הביולוגית, הבדים הראשונים המים שיצאו החוצה מהמפעל היו מספיק נקיים לשתייה.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.كذلك المواد الغذائية البيولوجية، الأول عبارة عن قماش-- الماء الخارج نظيف بما فيه الكفاية للشرب.
İşte biyolojik besinler, ilk kumaşlar - çıkan su içecek kadar temiz.工場の排水は飲めるほどきれいです 技術的栄養の例は ショーカーペットの 何度でも再利用できるじゅうたんです
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Aqui estamos limitados em primeiro lugar por uma realidade biológica e pela nossa imaginação.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.En este punto estamos principalmente limitados por una realidad biológica y nuestra imaginación.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.I nostri limiti qui sono dati principlamente dalla realtà biologica e dalla nostra immaginazione.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Kita di sini terbatas terutama oleh kenyataan biologis dan imajinasi kita.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.우리의 한계는 생물학적 현실과 우리의 상상력에 달려있습니다.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Meitä rajoittavat pääasiassa biologiset reunaehdot ja oma mielikuvituksemme.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Minket itt elsődlegesen a a biológiai realitás és a képzeletünk korlátoz.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Nous somme limités principalement par la réalité biologique et par notre imagination.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Ogranicza nas zasadniczo biologiczna rzeczywistość i nasza własna wyobraźnia.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Suntem limitați aici, în primul rând, de o realitate biologică și de imaginația noastră.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.We zijn voornamelijk beperkt door een biologische realiteit en onze verbeelding.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Wir stoßen hier in erster Linie an die Grenzen der biologischen Realität und an jene unserer Vorstellung.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Εμείς εδώ περιοριζόμαστε από τη βιολογική πραγματικότητα και τη φαντασία μας.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Мы пока ограничены биологической реальностью и нашим собственным воображением.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.Тук сме ограничени предимно от биологичната действителност и от нашето въображение.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.אנחנו מוגבלים כאן קודם כל על ידי מציאות ביולוגית והדמיון שלנו
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.نحن محدودون هنا في الأساس بالحقائق البايولوجية وبخيالنا.
İşte burada, sınırlarımızı, biyolojik gerçeklik ve hayal gücümüz belirliyor.私たち自身の想像力によって 最初から制約を設けてしまっています 今、私たちは結合ゲノミクスと私たちが呼ぶ
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.Deci astfel putem face ca transplanturile biologice ale genunchiului să devină globale.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.En zo komen we toe aan het biologisch vervangen van een knie op een wereldwijde schaal.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.E questo è come possiamo portare la protesi biologica del ginocchio su scala mondiale.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.Et voilà comment nous pouvons obtenir une arthroplastie du genou biologique pour le monde entier.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.이것이 우리가 생물학적 무릎 이식을 전 세계에 전할 수 있는 방법입니다.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.Lalu beginilah kita akan mendapat penggantian lutut biologis agar mendunia.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.Takto tedy můžeme biologicky nahradit koleno a vyjít s tím do světa.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.Und so können wir den biologischen Knieersatz zu einer globalen Sache machen
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.Và đó là cách chúng tôi có thể đưa việc thay thế đầu gối về mặt sinh học ra toàn cầu.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.W ten sposób biologiczny przeszczep kolan przyjmie się powszechnie.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.Y así lograr que el reemplazo de rodilla biológico se convierta en algo global.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.Ето как може да получим биологична смяна на коляното, за да стане глобално.
Işte bu şekilde biyolojik diz değişimini evrenselleştirebiliriz.І таким чином, біологічна заміна коліна може сягнути світового масштабу.