Biyolojik virüslerin aksine bilgisayar virüsleri kendi başlarına evrimleşemezler.Но, в отличие от живых организмов, вирус не может выжить сам по себе.
John'ın babası Kyle Reese'in ağabeyidir ve biyolojik olarak John'ın amcasıdır.Является старшим братом Кайла Риза и дядей Джона.
Mumlar biyolojik yönden önemlidir.Овес — биологические особенности.
Biyoloji Tarihi.Биологические сведения.
Ayrıca MacArthur biyolojik silah geliştiren 731.Отряды 100 и 731 занимались также разработкой бактериологического оружия.
1987'den beri Max Planck Biyofizik Enstitüsü'nde Moleküler Membran Biyolojisi bölümünün direktörüdür.С 1997 года директор Отдела клеточной биохимии Института биохимии Общества Макса Планка.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.Категория рода имеет два значения: мужской и женский.
Biyolojik membranlar hücrenin parçası oldukları için lipazlar hücre biyolojisinde önemli rol oynarlar.Поэтому белки, столь важные для биологических процессов, остаются внутри клетки.
Kendisi Biyolojik moleküller ile ilgilenmeye başlamıştır.Это было началом его работы над органическими молекулами.
Bilişsel sinirbilim alanında ise sosyal bilişin biyolojik temelleri araştırılmaktadır.В когнитивной нейронауке исследуются биологические основы социального познания.
Irak'ın biyolojik ve kimyasal silahlar üretmesine yardımcı oldu.قبول جمهورية العراق بانهاء برامجها العسكرية البيولوجية والكيميائية. .
Jolie, ilk biyolojik çocuğu olan Shiloh-Nouvel'i 27 Mayıs 2006'da Namibya'da sezaryenle doğurdu.ولدت أنجلينا أول أولادها شايلوه نووفل في 27 مايو 2006، في عملية ولادة قيصرية في ناميبيا.
Dizi hizalaması biyolojik olmayan dizilerde, örneğin doğal dil veya finansal verilerde de kullanılabilir.كما تستخدم التحالفات تسلسل لتسلسل غير البيولوجية، مثل تلك موجودة في اللغات الطبيعية أو في البيانات المالية.
1959 yılı Haziran ayında Jones çiftinin tek biyolojik çocuğu olan Stephan Gandhi Jones dünyaya geldi.وفي يونيو 1959، كان الزوجان طفلهما البيولوجي فقط، ستيفان غاندي جونز.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.في بداية القرن السابع عشر كان علم المايكرو في مجال الأحياء قد بدأ للتو.
Hücrelerin oluşumu ve görevleri hakkında bilgi edinmek, bütün biyolojik bilimlerin temelini oluşturur.وتُعد معرفة تركيب الخلايا وكيفية عملها أساسي لجميع العلوم الحيوية.
Bilişsel sinirbilim alanında ise sosyal bilişin biyolojik temelleri araştırılmaktadır.وفي علم الأعصاب المعرفي، يتم بحث الأساس البيولوجي للإدراك الاجتماعي.
Biyolojik ve genetik faktörlerin rol oynayabileceği sanılmaktadır.ويبدو أن كل من العوامل البيولوجية والبيئية تلعب دورًا.
Camlar Şehri'nde ise Jace gerçekte biyolojik babasının Stephen Herondale olduğunu öğrenir.في كتاب مدينة الزجاج اكتشف جيس والده البيولوجي هو في الحقيقة ستيفن هيروندال.
Biyolojik tür tanımı (BTT), melezleşme yaklaşımının klasik bir örneğidir.مفهوم النوع الأحيائي هو مثال مثال كلاسيكي على توجه التزاوج البيني.
Biyolojik anlamda, iki cinsiyet vardır: Kadın ve erkek.وعموما فأن تلك الكائنات الحية لديها جنسين : ذكور وإناث.
Doğal seçilim, modern biyolojinin temel taşlarından biridir.الاصطفاء الطبيعي هو حجر أساسي في علم الأحياء الحديث.
Ancak modern biyolojinin kökeni Antik Yunan felsefesinin seküler geleneğine dayandırılır.على الرغم من هذا، فإن جذور علم الأحياء الحديث تعود في الغالب إلى التقاليد العلمانية للفلسفة الإغريقية القديمة.
"Ben eşcinselliğin biyolojik bir bozukluk, bir hastalık olduğuna inanıyorum."أعتقد بأن المثلية الجنسية عبارة عن اضطراب بيولوجي وهذا المرض يحتاج للعلاج."
Normal biyolojik koşullarda bulunmaz.إلّا أنّها لا تغطّي الأسلحة البيولوجية.
Element biyoloji ve atomik yapı alanlarında araştırma amaçlı kullanılır.وقد استخدمت لأغراض بحثية في مجالات علم الأحياء والتركيب الذري.
DNA dizilemesi biyolojik araştırma ve keşifleri çok hızlandırmıştır.ظهور تسلسل الحمض النووي بشكل كبير أدى إلى تسارع البحوث البيولوجية والاكتشافات.
Bunun yanında biyolojik saate uyum sağlama çalışmaları şiddetli olabildiği gibi haftalarca sürebilir.يُمكِن لآثار تغيير التوقيت على التكيف الموسميّ لإيقاع الساعة البيولوجية أن تكون بالغة وأن تستمر لأسابيع عدَّة.
Drosophila melanogaster yüz yılı aşlın bir süredir biyoloji araştırmalarında kullanılmaktadır.سلبين مريمي (Silybum marianum) قد استخدمت لآلاف السنين لمجموعة متنوعة من الأغراض الطبية، وخاصة في مشاكل الكبد.
Biyoloji tarihinde antik çağlardan günümüze yaşayan dünyanın incelenmesi ele alınmaktadır.يدرس تاريخ علم الأحياء تطور الأحياء من الزمن القديم إلى المعاصر.
Ölçme işlemleri için kullanılan birçok çeşit biyolojik termometre bulunmaktadır.تستخدم العديد من أنواع الصباغ العضوية في مجال التحليل البيولوجي الحديث.
Bunlardan biri, biyolojik organizasyon temelinde bir kategorizasyondur.هذه النظرية هي واحدة من أسس علم الأحياء.
Çoğu kimyasal sentez yöntemi, biyolojik reaksiyonun tersi yönde, yani C-uçtan N-uca doğru ilerler.تبدأ معظم طرق التخليق الكيميائي من النهاية C نحو النهاية N وذلك عكس التفاعل اليولوجي الطبيعي.
Çalışmalarda virüslerin kullanımı hücre biyolojisi hakkında değerli bilgiler sağlamıştır.وقد وفرت دراسة واستخدام الفيروسات معلومات قيمة حول جوانب البيولوجيا الخلوية.
Biyolojik tehlikeler: İnsan vücuduna zarar verebilir biyolojik ajanlardır.تمييز الوكلاء عن الكائنات: الوكلاء أكثر استقلالاً من الكائنات.
İyi iklim biyolojik çeşitliliği geliştirir.البقول تعزز التنوع البيولوجي.
Ağır metallerin metilasyonu biyolojik sistemler dışında da olur.A metilação de metais pesados pode também ocorrer fora dos sistemas biológicos.
Gelişim biyolojisi, organizmaların büyüyüp gelişmesini inceler.A biologia do desenvolvimento estuda o processo pelo qual os organismos crescem e se desenvolvem.
Kimyasal biyologlar tarafından yapılan araştırma sık sık biyokimya daha hücre biyolojisi bu yakın ilgilidir.A pesquisa feita por biólogos químicos é muitas vezes mais próxima da biologia celular do que a bioquímica.
Mekanik, kimyasal ve biyolojik engeller gibi bazı bariyerler canlıları enfeksiyonlardan korur.Existem várias barreiras mecânicas, químicas e biológicas que protegem os organismos de infecções.
Seksolog John Money, 1955'te biyolojik cins ile rol olarak cinsiyet arasındaki terminolojik ayrımı belirtti.O sexólogo John Money introduziu a distinção terminológica entre sexo biológico e gênero social em 1955.
Liv Tyler dokuz yaşındayken biyolojik babasının Steven Tyler olduğunu keşfetti.Liv só descobriu que Steven Tyler era seu pai aos 11 anos.
"Yapıdan göreve" anlayışı, biyoloji için çok önemlidir.O tema da "estrutura para função" é central para a biologia.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Entre 1986 e 1996, foi diretor do Laboratório de Biologia Molecular, em Cambridge.
17. yüzyılın başlarında biyolojinin mikro dünyası artık açılmaya başlamıştı.Durante o início do século XVII, o mundo da biologia começa a desenvolver-se.
Mikroskopi alanındaki ilerlemeler biyoloji düşünce üzerinde çok derin etki bırakmıştır.Os progressos na microscopia exerceram também um impacto profundo no raciocínio lógico no campo da biologia.
Sanata ve biyolojiye ilgisi olduğunu ifade etmektedir.Seus interesses incluem arte e biologia.
Şarkıcı, daha sonra çocuğun biyolojik babasının kendisi olmadığını öğrendi.Mais tarde é revelado que ele não é de fato pai biológico dos dois.
Drosophila melanogaster yüz yılı aşlın bir süredir biyoloji araştırmalarında kullanılmaktadır.Drosophila melanogaster tem sido muito utilizada para estudos na área da biologia do desenvolvimento.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Ele nunca conheceu seu pai biológico.
1950'lerin sonunda Pauling enzimlerin insan biyolojisi üzerindeki etkileşimleri üzerine çalışmalarda bulundu.Em finais da década de 1950, Pauling investigou a ação das enzimas sobre as funções cerebrais.
Biyolojiden bir örnek olarak karınca kolonisini alabiliriz.Um exemplo biológico é uma colônia de formigas.
Biyolojik olarak 19 yaşındadır.Fisicamente ele tem 19 anos.
Türün üreme biyolojisi hakkında fazla bilgi yoktur.Não se sabe muito sobre a biologia reprodutiva desta espécie.
Erkeklik hem sosyal tanımlı hem de biyolojik yaradılışlı etmenlerden oluşur.A feminilidade é constituída por ambos os fatores socialmente definidos e biologicamente-criados.
Nükleer, biyolojik ve kimyasal (NBC) koruma sistemi bulunur.Possui equipamento de proteção NBC (nuclear, biológica e química).
Olası biyolojik etkileşimlerin tümüne interaktom (interactome) adı verilir.O conjunto total e biologicamente possível destas interações é denominado interactoma.
Biyoloji Glikokaliks MikrobiyolojiTécnica do microburil Micrólito Microburis
Kirlilik ile birleşen doğal alanların bu şekildeki yıkımı, yerel biyolojik çeşitliliği tehdit etmektedir.A poluição e a erosão dos habitats naturais ameaçam destruir a biodiversidade da região.
Moleküler genetik, moleküler biyolojinin ve genetiğin yöntemlerini kullanarak çalışır.A genética molecular usa os métodos da genética e da biologia molecular.