biyografi ile cümle
biyografi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Menulis biografi adalah pekerjaan yang aneh.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Napísať životopis je zvláštna vec.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Pisanie biografii to specyficzne zajęcie.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Pisati biografijo je čudno.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Să scrii biografii e tare ciudat.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Scrivere una biografia è una cosa strana da fare.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Viết tiểu sử là một điều khá kỳ lạ.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Είναι παράξενο να γράφεις μια βιογραφία.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Да пишеш биография е странно нещо.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Написання біографії - незвичайне завдання.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.Писать биографии — довольно странное занятие.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.לכתוב ביוגרפיה זה דבר מוזר לעשות.
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.كتابة السيرة الذاتية أمر عجيب تقوم به
Biyografi yazmak tuhaf bir iştir.それは 自分ではない誰かの人生の
Bu durumda onu biyografi bulunduIn diesem Fall fand ich ihre Biografie eingeklemmt zwischen der eines hebräischen
Bu durumda onu biyografi bulunduIn questo caso ho trovato la sua biografia inserita in tra quello di un ebreo
Bu durumda onu biyografi bulundu이 경우에는 그녀의 전기를 발견
Bu durumda onu biyografi bulunduV tem primeru sem našel njeno biografijo stisnjena v med, da v hebrejščini
Bu durumda onu biyografi bulunduВ этом случае я нашел ее биографию зажатой между, что из иврита
Bu durumda onu biyografi bulunduУ цьому випадку я знайшов її біографію затиснутою між, що з івриту
Bu durumda onu biyografi bulunduבמקרה זה מצאתי את הביוגרפיה שלה
Bu durumda onu biyografi bulunduفي هذه الحالة وجدت سيرتها الذاتية
Bu durumda onu biyografi bulunduヘブライ語のことの間に挟ま
DH: Biyografimizden bahset istersen.BF: 略歴は読んだ人もいるかもしれないが
DH: Biyografimizden bahset istersen.DH : 사람들한테 우리 약력을 이야기 해봐.
DH: Biyografimizden bahset istersen.la nostra storia.
DH: Biyografimizden bahset istersen.Spune-le de biografia noastră.
DH: Biyografimizden bahset istersen.דן: תספר להם על הביוגרפיה שלנו.
DH: Biyografimizden bahset istersen.دان هولزمان : اخبرهم عن سيرتنا الذاتية
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.A Dietrich-kötet egy visszaemlékezés volt, a lánya által írt életrajz.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Boken om Dietrich var en observation gjord av hennes dotter; en biografi.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Buku Dietrich adalah sebuah pengamatan yang dilakukan putrinya; sebuah biografi.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Cartea despre Dietrich era o relatare a fiicei sale; era o biografie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Còn cuốn về Dietrich lại thiên về quan sát hơn quan sát của con gái bà ấy; đó là một cuốn tiểu sử.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Das Dietrich-Buch war eine Betrachtung durch ihre Tochter; es war eine Biografie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Dietrich-bogen var en observation af hendes datter; det var en biografi.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Dietrichovej kniha bola pozorovaním jej dcéry; bola to biografia.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.El de Dietrich era las observaciones de su hija en forma de biografía.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Het Dietrich-boek was een observatie door haar dochter, een biografie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Il libro sulla Dietrich era un'osservazione per mano di sua figlia; era una biografia.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Knížka o Dietrichové byla pozorování její dcery, byla to biografie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.디트리히의 책은 그녀의 딸에 의해 관찰된 것이었습니다 전기였거든요
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Książka o Dietrich zawierała obserwacje autorstwa córki. Typowa biografia.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Le livre de Dietrich était le point de vue de sa fille, c'était une biographie.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.O livro sobre a Dietrich era uma reflexão feita pela filha dela; era uma biografia.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Το βιβλίο της Ντίντριχ ήταν μία καταγραφή από την κόρη της. Μία βιογραφία.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Книга о Дитрих же представляла собой наблюдения, сделанные её дочерью; это была биография.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Книгата за Дитрих бяха впечатления на дъщеря й, беше биография.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.Книжку про Дітріх написала її донька; це була біографія.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.הספר של דיטריך היה התבוננת של ביתה; זה היה ביוגרפיה.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.وكتاب ديتريش كان تأملا من طرف ابنتها؛ لقد كان سيرة ذاتية.
Dietrich kitabı, kızının gözlemlerinden oluşuyordu; bir biyografiydi.伝記です ヘップバーンの物語は言葉であり
Eğer sayfa sayfa tam bir biyografini yazacak olsaydın, ve "Bu benim.Ha írnál egy pontos önéletrajzot magadról, és azt mondanád:
Eğer sayfa sayfa tam bir biyografini yazacak olsaydın, ve "Bu benim.Se tu scrivessi un' autobiografia accurata di te stessa, pagina per pagina e dicessi "Questa sono io.
Eğer sayfa sayfa tam bir biyografini yazacak olsaydın, ve "Bu benim.Si escribieras una autobiografía precisa de ti misma, página por página, y dices 'Esta soy yo.
Eğer sayfa sayfa tam bir biyografini yazacak olsaydın, ve "Bu benim.Si tu écrivais une autobiographie précise de toi-même, page par page, et que tu dises :
Evet, belki biyografimizde okumuşsunuzdur, iki kere dünya hokkabazlık şampiyonasını kazandık.저희는 두 번, 세계 저글링 챔피언을 했었습니다.
Evet, belki biyografimizde okumuşsunuzdur, iki kere dünya hokkabazlık şampiyonasını kazandık.Oui, certains d'entre vous y ont pu lire que nous avions gagné deux championnats du monde de jonglage.
Evet, belki biyografimizde okumuşsunuzdur, iki kere dünya hokkabazlık şampiyonasını kazandık.Sí, alguno habrá leído que hemos ganado dos campeonatos mundiales de malabares.
Evet, belki biyografimizde okumuşsunuzdur, iki kere dünya hokkabazlık şampiyonasını kazandık.Sì. Forse alcuni di voi hanno letto che abbiamo vinto due mondiali di giocoleria.