bitkilerin ile cümle
bitkilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.E asemanatoare cu pisica, trăieste in copaci, şi noaptea coboară şi se hrăneşte din plantaţiile de cafea.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Eine Katze, die auf Bäumen lebt, und nachts hinuntersteigt und auf Kaffeeplantagen herum streut.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Es un gato que vive en árboles... ...y por la noche baja de estos y merodea por las plantaciones de café.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Ez a macskaféle fákon él, éjszaka pedig lejön és megdézsmálja a kávéültetvényeket.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Het is een kat die in bomen leeft, en 's nachts komt 'ie naar beneden en sluipt rond over de koffieplantages.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Je to kočka, která žije v korunách stromů a za noci se plíží po kávových plantážích.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.밤에는 커피 농장에서 어슬렁거립니다.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.To je mačka, ki živi na drevesih, ponoči spleza dol in se plazi skozi plantaže kave.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.W nocy schodzi na dół i grasuje na plantacjach kawy.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Είναι μια γάτα που ζει στα δέντρα, και τα βράδια κατεβαίνει από αυτά και περιφέρεται στις καλλιέργειες καφέ.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Кошка, которая живет на деревьях и по ночам выходит и бродит по кофейным плантациям.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.Това е котка, която живее по дърветата, а през нощта слиза и върлува из кафеените плантации.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.ובלילות הוא יורד מהם וחומק אל מטעי הקפה.
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.وخلال الليل ، ينزل الى الأرض ويتجول في مزارع القهوة
Geceleri ağaçtan iniyorlar ve kahve bitkilerini yiyorlar.とてもグルメで
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Không ai nói rằng thực vật có thể ăn động vật, bởi vì điều đó ngược lại với quy luật tự nhiên.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.그 누구도 식물이 동물을 먹는다고 말하지 못했습니다. 자연의 섭리를 거스르는 것이었기 때문이죠.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Kukaan ei voinut sanoa kasvien kykenevän syömään eläimiä, koska se olisi ollut luonnonjärjestystä vastaan.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nadie podría decir que las plantas pueden comer un animal, porque eso iría en contra del orden natural.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Niemand konnte sagen, dass Pflanzen ein Tier fressen können, weil es gegen die Ordnung der Natur war.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nikdo nemohl říci, že rostliny jsou schopny sníst zvíře, protože to bylo proti řádu přírody.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nikto nemohol povedať, že rastliny sú schopné jesť zvieratá, pretože to bolo proti usporiadaniu prírody.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Nimeni nu spunea că plantele puteau să mănânce un animal, deoarece era împotriva ordinii naturale.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Ninguém podia dizer que as plantas podiam comer um animal, porque isso ia contra a ordem da natureza.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Rośliny nie mogły zjadać zwierząt, bo to przeczyło porządkowi natury.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Senki sem mondhatta, hogy egy növény megehet egy állatot, mert ez ellentmondott a természet hierarchiájának.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Tidak seorangpun dapat berkata tumbuhan dapat memakan hewan, sebab itu melawan aturan alam.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Κανείς δεν μπορούσε να πει ότι τα φυτά μπορούσαν να φάνε ένα ζώο, διότι ήταν αντίθετο με τη φυσική τάξη.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.Никто не мог сказать, что растения могут съесть животное, потому что это было против закона природы.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.איש לא הודה בעובדה שצמחים יכולים לאכול בעלי חיים, כי זה היה מנוגד לסדר הדברים בטבע.
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.فلا احد يقول ان النباتات قادرة على أكل الحيوانات لانه عكس منظومة الطبيعة
Hiçkimse bitkilerin bir hayvanı yiyebileceğini söyleyemezdi, çünkü bu doğanın düzenine karşıydı.自然の法則に反していたからです でも植物はたくさんの
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Bạn có thể tưởng tượng các loài cây lớn lên như tảo bẹ qua các vết nứt trên mặt băng, phát triển trên bề mặt.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.El tudják képzelni, hogy a növények, mint valami moszat, áttörvén a jeget, a felszínen növekednek.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Imaginați-vă plante care cresc precum algele prin crăpături în gheață, cresc la suprafață.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Immaginate delle piante che crescono come kelp attraverso le fessure del ghiaccio, fino in superfice.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.얼음의 균열을 따라서 표면에서 자라는 켈프(해조류)처럼 자라는 식물들을 상상해볼 수 있습니다.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Misschien dat er planten zoals zeewier door de barsten in het ijs aan de oppervlakte groeien.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Môžete si predstaviť rastliny rastúce ako chaluha, prerastajúce na povrch cez praskliny v ľade.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Můžete si představit rostliny podobné řasám, které prorůstají prasklinami v ledu, rostou na povrchu.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Wyobraźcie sobie, jak algi przebijają się przez szczeliny w lodzie i rosną na powierzchni.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.Представьте себе растения, растущие, как ламинарии, в трещинах во льду, вырастая на поверхность.
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.אתם יכולים לדמיין צמחים שגדלים כמו אצות דרך סדקים בקרח, גדלים על פני השטח
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.تخيلوا النباتات هناك تنمو كالأعشاب البحرية خلال التشققات الثلجية حتى تظهر على السطح
Kelp yosunu gibi bitkilerin buzdaki çatlaklar arasından gelişip yüzeyde serpildiğini hayal edebilirsiniz.海草のような植物が考えられます 表面で成長するには何が必要か?
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.A madarak szamtanúi voltak a virágos növények felemelkedésének.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.As aves testemunharam o início das plantas com flor.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Burung-burung menjadi saksi munculnya tumbuhan-tumbuhan berbunga.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Chim chứng kiến sự xuất hiện của cây có hoa.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Gli uccelli testimoniarono la nascita delle prime piante fiorite.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.새들은 식물의 전성기가 떠오르는 것을 목격했습니다.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Las aves fueron testigos de la aparición de las plantas con flores.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Les oiseaux ont vu l'émergence des plantes à fleurs.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Linnut olivat paikalla todistamassa kukkakasvien tulemisen.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Păsări au fost martore la ivirea plantelor ce înfloreau.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Ptaki były świadkami narodzin roślin nasiennych.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Vogels zagen de opkomst van de bloeiplanten.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Vögel wurden zu Zeitzeugen für das Entstehen blühender Pflanzen.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Vtáky boli svedkom vzniku kvitnúcich rastlín.
Kuşlar çiçek açan bitkilerin ortaya çıkışlarını izledi.Τα πτηνά έγιναν μάρτυρες της εμφάνισης αγγειόσπερμων φυτών.