bitkilerin ile cümle

bitkilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
İklim, bitkilerin ve ağaçların büyümesini etkiledi.The climate affected the growth of trees and plants.
Kirli hava bitkilerin ölmesine sebep olur.Smog causes plants to die.
Bütün bitkilerin suya ve ışığa ihtiyacı vardır.All plants need water and light.
Botanik, bitkilerin bilimsel çalışmasıdır.Botany is the scientific study of plants.
Hava kirliliği bazı bitkilerin büyümesini önler.Air pollution prevents some plants from growing well.
Bizim kapı komşusu tatildeyken bitkilerine bakmamızı istedi.Our next-door neighbor asked us to look after his plants while he was away on vacation.
Bitkilerinle konuşur musun?Do you talk to your plants?
Bitkilerin acı hissetmesinin olası olmadığını düşünüyorum.I think it's unlikely that plants feel pain.
Palmiye ağaçları gibi yabancı bitkilerin tanıtımı ekosistemlere zarar verebilir.Introducing foreign plants, such as palm trees can damage ecosystems.
Yabancı bitkilerin ve hayvanların tanıtımı ekosistemler için ciddi hasara sebep olabilir.The introduction of foreign plants and animals can cause severe damage to ecosystems.
Bitkilerin sulanması gerekiyor.The plants need to be watered.
Bitkilerinizle konuşmak onların daha hızlı büyümelerine yardımcı olmaz.Talking to your plants doesn't help them grow faster.
Orman, bitkilerin ve hayvanların birçok farklı türleri için yuvadır.The forest is home to many different kinds of plants and animals.
Gürültüden uzak olarak, gölün önündeki egzotik bitkilerin yanında oturabilirsin.You can sit by the exotic plants in front of the lake, away from the noise.
İyi büyümek için, bu bitkilerin çok fazla nem içermeyen toprağa ihtiyacı var.In order to grow well, these plants need soil that does not contain too much moisture.
Tom'un bitkilerini sulamak için uğradım.I came by to water Tom's plants.
Bu alanda, bitkilerin yüzde yetmişi arılar tarafından tozlaştırılır.In this area, seventy percent of the plants are pollinated by bees.
Bitkilerin acı çektiğini mi düşünüyorsun?Do you think that plants feel pain?
Bitkilerin çoğu öldü.Most of the plants died.
Bitkilerin yetişmek için güneş ışığına ihtiyacı var.Plants need sunlight to grow.
Pamuk kurdu uzun zamandır pamuklu bitkilerin başına bela olmuş durumda.The boll weevil has long plagued cotton crops.
Dünyadaki yenilebilir bitkilerin yirmi binden daha fazla bilinen türleri vardır.There are more than twenty thousand known species of edible plants in the world.
Dünyada yenilebilir bitkilerin yirmi binden fazla bilinen türü var.There are over twenty thousand known species of edible plants in the world.
Bitkilerin çok suya ihtiyacı vardır.Plants need a lot of water.
Bu bitkilerin çoğu doğal rotenon ve saponin kaynaklarıdır.Many of these plants are natural sources of rotenone and saponins.
İlaç olarak bitkilerin kullanımı, Yazılı insan tarihinin öncesine kadar dayanır.The use of plants as medicines predates written human history.
İsrail'in işlenmemiş bitkilerin bulunduğu en büyük bahçelerindendir.This garden contains one of the largest collections of Israeli uncultivated plants.
Ayrıca karanlıkta bitkilerin dışarıya karbondioksit verdiğini saptadı.He also discovered that, in the dark, plants give off carbon dioxide.
Bitkilerin virüslere karşı ayrıntılı ve etkili savunma mekanizmaları vardır.Plants have elaborate and effective defence mechanisms against viruses.
Bitkilerin yaklaşık 80 türü Banks adını taşımaktadır.Approximately 80 species of plants bear his name.
Hayvanların aksine, bitkilerin erken gelişim dönemlerinde germ hücreleri bulunmaz.Unlike animals, plants do not have germ cells designated in early development.
Yapay seçilim, evcil hayvan ve bitkilerin kontrollü olarak yetiştirilmesi sonucu gerçekleşir.Artificial selection is the controlled breeding of domestic plants and animals.
Bitkilerin kimyasal ayrışmaları her zaman karbondioksit salınımına yol açar.The chemical aspects of plant decomposition always involve the release of carbon dioxide.
Orman yangınlarından sonra bitkilerin üzerinde büyüdüğü sıkça görülür.Due to its density, the forest often catches fire.
Mayer ayrıca bitkilerin, ışık enerjisini kimyasal enerjiye çevirdiğini de öne sürmüştür.He also proposed that plants convert light into chemical energy.
Suyun ışığı filtreleme özelliği bitkilerin ışığa duyarlılığını da etkilemiştir.This same light-filtering property of water also influenced the photosensitivity of plants.
Äkräs, bereket tanrısı ve bitkilerin (özellikle şalgamın) koruyucusu.Äkräs, the god of fertility and the protector of plants, especially the turnip.
Bitkilerin yaprakları klorofil maddesi yüzünden yeşildir.The green color is due to the large development of chlorite.
Hem yuva hem de yüzen platform su bitkilerinden yapılır.Both the nest and platform are made of aquatic vegetation.
Bitkilerin üstünden uçar.Sunrise over the grassland.
Bitkilerin bol çiçek açması ve sağlıklı olmaları için sulanmaları gereklidir.This encourages the wild flowers to flourish and to spread.
Köken bakımından bitkilerin tanrısı olarak da geçmektedir.To express gratitude to the god of crops is also a part of this festival.
Bu suların besleyici olduğu sanılıyordu ve bitkilerin çabuk büyümesine de yardım ettiği sanılıyordu.He planted that seed and found that the plants grew vigorously.
Sarıgöl ilçesi bitki örtüsü bakımından Akdeniz iklimi bitkilerinin özelliğini taşır.Planting vegetation to the extent the climate allows.
Dişi, yumurtalarını bitkilerin yapraklarının alt yüzeyine bırakır.The females lay their eggs on the bottom side of artichoke plants.
Bu bitkiler dünya çapında bugün tüketilen tüm bitkilerin %50-60’ına karşılık gelir.These species now constitute 50–60% of all crops in cultivation worldwide.
Burada bitkilerin çeşitli kısımlarının karakterleri formüle edilmiştir.The ratio of these components varies with plant species.
Bize derken tüm bitkilerin, hayvanların ve atarım mantarlar, mantarlar.When I say us, I'll throw in all plants, animals and funguses, fungi.
Çünkü tohumlar, şanlı çeşitlilikleriyle bitkilerin geleceğidir.Because seeds, in all their diverse glory, are plants' futures.
Bitkilerin gelecek nesillerine ait tüm genetik bilgi tohumlarda bulunur.All the genetic information for future generations of plants are held in seeds.
2020'ye kadar dünya bitkilerinin yüzde 25'i.Twenty-five percent of all the world's plants, by 2020.
Bu kısım yeni bitkilerin büyümesini sağlar.That's where new plant bits form.
Bu, bitkilerin meristemden uzaklaşarak büyümesini sağlar .That makes plant bits move out from the meristem after they form.
En son videoda, bazı bitkilerin bu sorunu taşımayacak şekilde evrildiklerini gördük.And so in the last video, we saw that some plants have evolved a way to get around this.
Bazı bitkilerin biraz daha farklı bir sorunu var.Now some plants have a slightly different problem.
Ve bu ne bitkilerin ne olduğunu hayal edebilirsiniz.And you can imagine what plants these are.
Yani CAM bitkilerinde, CAM bitkileri olarak adlandırılıyorlar açılımını şimdi söyleyeyim.So in CAM plants-- and these are called CAM plants because, I could tell you what it stands for.
Bu öncelikle krassulasean bitkilerinde gözlendiği için bu ad verilmiş. .And that's because it was first observed in that species of plants, the crassulacean plant.
Bunlar aslında C-4 bitkilerinin bir alt kümesi.They're essentially a subset of C-4 plants.
Bu da C-4 bitkilerinin yaptığı gibi fikse eder.It fixes it the exact same way that the C-4 plants do.

İlgili Sayfalar