bit ile cümle

bit kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kâbus nihayet bitti.The nightmare is finally over.
Biz birbirimizin cümlelerini bitiririz.We finish each other's sentences.
Kahveni bitirmedin.You haven't finished your coffee.
Bizim hâlâ bitmemiş işimiz var.We still have unfinished business.
Müzakerelerle işimiz bitmedi.We're not finished with negotiations.
Az önce 3.bölümü izlemeyi bitirdim.I've just finished watching episode three.
Nedir bu hiç bitmeyen telefon konuşması?What is this never ending phone talk?
Bunu mümkün olduğu kadar çabuk bitir.Finish this as soon as possible.
Hikaye, başladığı yerde biter.The story ends where it began.
Bitkilerin yetişmek için güneş ışığına ihtiyacı var.Plants need sunlight to grow.
O gerçekten ilişkiyi bitirmen gereken bir erkek arkadaş türü.He's the kind of boyfriend you really should break up with.
Karım giyinmeyi bitirinceye kadar otobüs zaten gitmişti.The bus had already left by the time my wife was finished dressing.
Olup bitenlere karşı elinden bir şey gelmez.You can't help what happens.
Av sezonu bitti.Hunting season is over.
O, işi bitirdikten sonra eve gitti.Having finished the work, he went home.
Üç ay deneyi bitirmek için yeterli değil.Three months were not enough to finish the experiment.
Sadece kan görme onu bitkin düşürüyor.The mere sight of blood makes him faint.
Onun bittiğine sevindim.I'm happy that it's over.
Bizim sporcular bitiş çizgisini en son geçtiler.Our athletes crossed the finish line last.
"Bitirdin mi?" "Hayır, başlamadım bile.""Have you finished?" "No, I haven't even started."
"Bitirdin mi?" "Aksine. Başlamadım bile.""Have you finished?" "On the contrary. I haven't even started."
Sabır bittiği yerde başlar.Patience begins where it ends.
Ders zaten bitti mi?Is the lecture already finished?
Hikayenin nasıl bittiğini hatırlamıyorum.I don't remember how the story ended.
O, önümüzdeki birkaç gün için çok zayıf ve bitkin olacak.He's going to be very weak and peaky for the next couple of days.
O hâlâ bitmedi.It still isn't over.
Oyun henüz bitmedi.The game isn't over yet.
Senin cep telefonunu ödünç alabilir miyim? Benimkinin pili bitmiş.Could I borrow your cell? Mine ran out of energy.
Özgürlük cehaletin bittiği yerde başlar.Freedom begins where ignorance ends.
Bir saniye. Bitirmeme izin ver.Just a second. Let me finish.
Ben işi bitirmek istiyorum.I'd like to finish the job.
Bu şey henüz bitmedi.This thing isn't over yet.
En kötü muhtemelen bitti.The worst is probably over.
Tom her şeyin bittiğine memnun.Tom is glad it's all over.
Galya birlikleri bitkindi.The Gallic troops were exhausted.
Roma askerleri bitkindi.The Roman troops were exhausted.
Acil durum henüz bitmedi.The emergency's not over yet.
Tom gerçekten işlerin bittiğini düşünüyor.Tom really thinks things over.
Ben sadece öğle yemeğini bitirdim.I just finished lunch.
O henüz bitti mi?Is it over yet?
Tom yapmasını istediğimiz işi bitirmedi.Tom didn't finish the job we asked him to do.
Tom tatlısını bitirdi.Tom finished his dessert.
Tom bizim için bitişiğe taşındı.Tom moved next door to us.
Onlar akşam yemeğinden sonra ev ödevlerini bitirebilirler.They can finish their homework after dinner.
Sabrın bittiği yerde şiddet başlar.Violence begins where patience ends.
Bitkiler su olmadan büyüyemez.Plants can't grow without water.
Bitkiler hava olmadan büyüyemez.Plants can't grow without air.
Tom'un sıkıntıları henüz bitmedi.Tom's troubles aren't over yet.
Tom'un sorunları bitmedi.Tom's troubles aren't over.
Ben hayvanları sevdiğim için değil ama bitkilerden nefret ettiğim için bir vejetaryenim.I’m a vegetarian not because I love animals, but because I hate plants.
Eğer miden ağrıyorsa bitkisel çay iç.If your stomach hurts, drink herbal tea.
Savaş bittiğinde, birkaç asker eve döndü.When the war was finished, few soldiers returned home.
Bunu bitirmek için çok zamanımız yok.We don't have very much time to finish this.
Bu işi bitirmek için çok zamanımız yok.We don't have very much time to finish this work.
Neredeyse işimi bitirdim.I've almost finished my work.
Sen onu öğrenmeden önce hayat zaten bitecek.Life will already be over before you know it.
Bitişik komşunun misafiri çok hurma yiyen bir misafirdir.The next-door neighbour's guest is a guest who eats lots of persimmons.
Peige muhtemelen işi bitirecek kişidir.Peige is probably the one who'll finish the work.
İşi bitirmeye hazır olduğumuzu düşünüyorum.I think that we're ready to seal the deal.
Tom'un endişeleri bitti.Tom's worries are over.

İlgili Sayfalar