İşe gitmek için bisiklete binerim.I ride a bike to work.
Tom nasıl bisiklete binileceğini bilmez.Tom doesn't know how to ride a bike.
Bisiklete binmek çok eğlencelidir.Cycling is a lot of fun.
Bu, ilk kez bir bisiklete binişim değil.This isn't the first time I've ridden a bicycle.
Ne sıklıkta bisiklete binersin?How often do you ride a bicycle?
Önce bisiklete binmeyi öğrendim. Sonra araba sürmeyi öğrendim.First I learned to ride a bicycle. Then I learned to drive.
Beş yaşında olduğun için bisiklete binme.Don't ride a bike because you are five years old.
Sen bisiklete binmeyi asla unutamazsın.You can't ever forget how to ride a bicycle.
Bir insan bisiklete binmeyi asla unutamaz.One can never forget how to ride a bicycle.
Tom bir bisiklete binemez.Tom can't ride a bike.
Tom on yaşındayken bisiklete binmeyi öğrendi.Tom learned to ride a bike when he was ten.
Tom hâlâ ebeveynlerinin ona on üç yaşındayken verdiği bisiklete biniyor.Tom still rides the bicycle that his parents gave him when he was thirteen years old.
O, bisiklete binebilir mi?Can she cycle?
O bir bisiklete sahip mi?Does she have a bicycle?
Tom bisiklete binmekten zevk aldı.Tom enjoyed cycling.
Bisiklete binmekten çok fazla hoşlanmıyorum.I don't like riding a bicycle very much.
Bisiklete bineceğim. Gelmek ister misin?I'm going for a bike ride. Want to come?
Bu otoyolda bisiklete binmek çok tehlikelidir.Bicycling on this highway is very dangerous.
Yeni bir bisiklete ihtiyacım var.I need a new bike.
Ne için ikinci bir bisiklete ihtiyacın var? Onu bana ver!What for do you need a second bicycle? Give it to me!
Neden başka bir bisiklete ihtiyacın var?Why do you need another bicycle?
Bir bisiklete nasıl bineceğini Mary'ye öğreten kişi Tom'dur.Tom is the one who taught Mary how to ride a bicycle.
Beş yaşındayken bisiklete binebiliyor muydun?Were you able to ride a bicycle when you were five years old?
Sana verdiğim o bisiklete hala sahip misin?Do you still have that bicycle I gave you?
Bisiklete binmek hoşuma gider.I like riding a bike.
Bisiklete binmeyi sever misin?Do you like cycling?
Bir bisiklete nasıl binileceğini biliyor musun?Do you know how to ride a bike?
Bisiklete binmeyi sevmiyorum.I don't like riding bikes.
Tom bisiklete binmeyi öğrenmek istiyor.Tom wants to learn how to ride a bike.
Üç bisiklete ihtiyacımız yok.We don't need three bicycles.
Motor ve bisiklete binerken her zaman kask takın.Always wear a helmet when you're riding.
Neden bisiklete binmiyoruz?Why don't we go cycling?
Bisiklete çıkacağım.I'm going to go for a bike ride.
Bisiklete çıkıyorum.I'm going to go for a bike ride.
Charles Holland ve Bill Burl bu turda bisiklete binen ilk İngiliz bisikletçi oldular.Charles Holland and Bill Burl became the first British cyclists to ride the Tour.
1922'de bisiklete binerken bir kamyonun ona çarpması sonucu öldü.He died in 1922 when a truck hit him while he was cycling.
Cancellara, bisiklet sporuna 13 yaşında, eski bir bisiklete olan bağlılığı sayesinde başladı.Cancellara began road cycling after falling in love with an old bike at the age of thirteen.
Yazın çoğu insan bisiklete biniyor.Especially on weekends in the summer, a large proportion of passengers travel with bicycles.
Boyutları çok çok küçük bir araba ya da bisiklete ustalıkla binerek kullanabilirler.There is very little space to store heavy luggage or bicycles.
Paten kaymaktan ve bisiklete binmekten hoşlanıyor.She loves to ride a bicycle and going to the beach.
Beş ay sonra on yıllık süreçte ilk kez bisiklete bindim ve etrafta pedal çevirdim.At five months I got on my bike for the first time in a decade and I pedaled aroud the block.
Bisiklete biniyor.She rides her bicycle.
"Bisiklete binme ile ilgili sayılara baksam mı?""Well, what about taking a look at all of cycling?"
Hayatım boyunca bu bisiklete binmeyeceğim.Big time! I ain't gonna be ridin' this bike for the rest of my life.
Yüzerek yüzmeyi öğrenir, bisiklete binerek bisiklet kullanmayı öğrenirsiniz.You learn swimming by swimming. You learn cycling by cycling.
Burda, annem ve teyzem Donna'ya bisiklete binmeyi öğretiyorlar.This is my mother and aunt teaching Donna how to ride a bike.
Egleniyorduk, bisiklete biniyorduk.Fifth Man: we were having fun, biking.
Bence bisiklete binmek güzel bir egzersiz.It is good exercise to ride a bicycle.
Bisiklete binmek veya kır yürüyüşü yapmak ister misin?Wanna go for a bike ride or take a hike?
Kadının ne kadar süre bisiklete bindiği ya da ne kadar yol yaptığı belirtilmemiş.It doesn't tell us how long it takes her, or how far she travels.
Tek tekerlekli bisiklete binmeyi ogrenmek istiyor.He wants to learn how to ride a unicycle.
Sanki bisiklete binmek gibi. Bazen düşebilirsiniz.Do not look at English as just another subject.
Sonra ne yaparsınız? Tekrar bisiklete atlayıp, tekrar denersiniz.Your attitude to English and the way you view it will decide how well you progress.
Bisiklete binme korkumuzu yenmek.Getting over our fear of riding bikes.
O zaman bisiklete ne dedim biliyor musun?So, ask me what I said to the bike then.
Bisiklete binebiliyorsan, o şeye de bin.If you can ride a bike, ride that thing.
Hindistan ve Çin'de ki çok miktardaki bisiklete rağmen.India and China have the largest number of cycles.
Bu çocuklarla haftada bir kez bisiklete biniyorum, her Salı.I ride with these kids once a week, every Tuesday.
Hırvatistan'da bisiklete binmenin geçmişi biraz daha kısa.The history of cycling in Croatia is a bit shorter.
Dahası, her yaştan insan bisiklete binebilir.Moreover, people of all ages can ride.