Tom ve Mary bazen birlikte koşu yapıyorlar.Tom and Mary sometimes go jogging together.
Tom hâlâ Boston'da babasıyla birlikte yaşıyor.Tom still lives in Boston with his father.
Tom, çocuklarıyla birlikte havuzda yüzüyor.Tom is swimming with his kids in the pool.
Tom ve Mary çamaşırhaneyi birlikte kapattılar.Tom and Mary hung up the laundry together.
Tom ve ben birlikte çamaşırhaneyi kapatacağız.Tom and I'll hang up the laundry together.
Tom ve Mary sık sık filmleri birlikte izlerler.Tom and Mary often watch movies together.
Siz ve Tom genellikle birlikte ne yapıyorsunuz?What do you and Tom usually do together?
Tom burada bizimle birlikte olmasını dilediğini söyledi.Tom said he wished he were here with us.
Tom Mary'nin onunla birlikte öğle yemeği yemesini bekledi.Tom expected Mary to eat lunch with him.
Tom dün bütün gün benimle birlikteydi.Tom was here with me all day yesterday.
Tom, Mary ile birlikte Fransızca eğitimi alacak.Tom is going to study French with Mary.
Tom bütün gün Mary ile birlikte evdeydi.Tom has been at home with Mary all day.
Tom ve Mary sık sık birlikte koşuya giderler.Tom and Mary often go jogging together.
Tom ebeveynleriyle birlikte olmak için eve taşındı.Tom moved home to be with his parents.
Tom ve Mary Noel'i birlikte geçirdiler.Tom and Mary spent Christmas together.
Tom dün gece Mary'le birlikte evdeydi.Tom was at home with Mary last night.
Tom burada benimle birlikte güvende olacak.Tom is going to be safe here with me.
Umarım Tom ile Mary bunu birlikte yapar.I hope Tom and Mary do that together.
Tom Mary ile birlikte eve gitmeliydi.Tom should've walked home with Mary.
Tom ve Mary birlikte olmaktan hoşlandı.Tom and Mary enjoyed being together.
Tom ve Mary hâlâ sizinle birlikte yaşıyor mu?Do Tom and Mary still live with you?
Tom ve Mary birlikte bir şarkı yazdı.Tom and Mary wrote a song together.
Tom ve Mary birlikte kiliseye gidiyorlar.Tom and Mary go to church together.
Tom ve ben birlikte eve yürümeyeceğiz.Tom and I won't walk home together.
Tom Mary ile birlikte evde kaldı.Tom stayed in the house with Mary.
Tom ve ben birlikte Fransızca çalıştık.Tom and I studied French together.
Sen ve Tom birlikte ne yaptınız?What did you and Tom do together?
Tom Mary'nin onunla birlikte kalmasını istedi.Tom wanted Mary to stay with him.
Tom ve Mary birlikte mutluydu.Tom and Mary were happy together.
Tom ve Mary birlikte koşu yaparlar.Tom and Mary go jogging together.
Tom ve Mary birlikte akşam yemeği yedi.Tom and Mary ate dinner together.
Umarım Tom ve Mary birlikte oturur.I hope Tom and Mary sit together.
Tom şimdi ailesiyle birlikte evde.Tom is now home with his family.
Bunu birlikte yaptığımıza memnun oldum.I'm glad we did that together.
Biz birlikte Fransızca öğrendik.We learned French together.
Tom Boston'da Mary ile birlikte.Tom is in Boston with Mary.
Tom birlikte çalışacak.Tom is going to cooperate.
Tom erkek kardeşiyle birlikte geldi.Tom came with his brother.
Tom Mary ile birlikte evde.Tom is at home with Mary.
Sami Müslümanlarla birlikte haftalarca zaman geçirdi.Sami spent many weeks in the company of Muslims.
Müslümanlar Allah'ın birliğine inanır.Muslims believe there is only one God.
Sami Müslümanlarla birlikteyken kendini huzurlu hissediyordu.Sami felt comfortable around Muslims.
Tom ve Mary isterlerse sizinle birlikte gidebilirler.Tom and Mary can go with you if they like.
Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarını biliyorum.I know that Tom and Mary are planning to do that together.
Tom ve Mary ikisi de burada benimle birlikte.Tom and Mary are both here with me.
Birlikte kalmayı planlıyoruz.We're planning on staying together.
Tom ve Mary birlikte kalmayı planlıyor.Tom and Mary plan to stay together.
Tom ve Mary birlikte kalmayı düşünmüyorlar.Tom and Mary aren't planning to stay together.
Tom ve John, karılarını ve çocuklarını onlarla birlikte getirebilir.Tom and John might bring their wives and children with them.
Tom ve Mary'nin birlikte Boston'a gittiklerini bilmiyordum.I didn't know that Tom and Mary went to Boston together.
Tom ve Mary'nin sık sık birlikte seyahat ettiğini bilmiyor muydunuz?Didn't you know that Tom and Mary often travel together?
Tom ve Mary pazartesi günü birlikte tenis oynayacak.Tom and Mary will be playing tennis together on Monday.
Tom ve Mary'nin bunu asla birlikte yapmadığını biliyorum.I know that Tom and Mary have never done that together.
Tom ve Mary birlikte balık tutmaya giderlerdi, değil mi?Tom and Mary used to go fishing together, didn't they?
Belki Tom ve Mary bunu birlikte yapmamalıdır.Perhaps Tom and Mary shouldn't be doing that together.
Tom ve Mary birlikte bir kitap yazmak istediklerini söyledi.Tom and Mary said they want to write a book together.
Tom ve Mary'nin birlikte çok eğlenecekler.Tom and Mary are going to have a lot of fun together.
Tom, Mary'nin gerçekten bizimle birlikte gitmeyi planladığına inanmıyor.Tom doesn't believe Mary really plans to go with us.
Tom ve Mary'nin muhtemelen bunu birlikte yapmayacaklar.Tom and Mary aren't very likely to do that together.
Tom ve Mary'nin hiç birlikte dans etmediğini biliyorum.I know that Tom and Mary have never danced together.