Ana içeriğe geç
Sözlük

birli ile cümle

birli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bugün Tom ve Mary ile birlikte oynadım.I played with Tom and Mary today.
Satıcıya bebek önlüğünün çamaşırla birlikte konulabilip konulamayacağını sormayı unutma.Don't forget to ask the seller if the jumper can be put in with the washing.
Ağlamayı kes ve birlikte hareket et.Stop crying and get your act together​.
Tom ve Mary birlikte bira içti.Tom and Mary drank beer together.
Sovyetler Birliği 26 Aralık 1991'de dağıldı.The Soviet Union was dissolved on December 26, 1991.
Sovyetler Birliği 25 yıl önce çöktü.The Soviet Union collapsed 25 years ago.
Çocuklarla birlikte oyuncak mağazasına gidiyorum.I'm going to the toy store with the children.
Tom, kendisinin ve Mary'nin Noel Günü'nü birlikte geçireceğini söylüyor.Tom says that he and Mary will spend Christmas Day together.
Tom ve Mary sık sık okuldan sonra birlikte tenis oynadı.Tom and Mary often played tennis together after school.
Bir ara tekrar birlikte şarkı söylemeliyiz.We should sing together again sometime.
Anlaşma, birliklerin geri çekilmesi şartına bağlıydı.The agreement was conditioned on the withdrawal of troops.
Eskiden birlikte basketbol oynardık.We used to play basketball together.
Uzun süredir seninle birlikteyim.I've been with you for a long time.
Birlikte daha güçlü ve daha güvendeyiz.We're stronger and safer together.
Birlikte çok golf oynadık.We played a lot of golf together.
Ailemle birlikte dönmüş olmak istiyorum.I want to be back with my family.
Tom ve Mary birlikte çok yakından çalıştılar.Tom and Mary worked very closely together.
Birlikte bir takım olarak geliyoruz.We're coming together as a team.
Biz hep çocuklarla birlikte evdeyiz.We're always home with the kids.
Neredeyse birlikte büyüdük.We practically grew up together.
Sadece birlikte kalmamız gerekiyordu.We just needed to stay together.
Tom sonsuza dek Mary ile birlikte olmak istedi.Tom wanted to be with Mary forever.
Sanırım bunda birlikteyiz.I think we're in this together.
Tom'la birlikte her şey mümkündür.With Tom, anything is possible.
Onlar asla birlikte görülmediler.They were never seen together.
Tom'un birlikte yazılmış üç kitabı var.Tom has co-written three books.
Aileler birlikte yaşamalı.Families should live together.
Bu işte birlikteyiz.We're in this thing together.
Birlikte çalıştığın bir adamı tanıyorum.I know a man you work with.
Birlikte çalıştığın birini tanıyorum.I know someone you work with.
Tom'la birlikte olmak büyük eğlenceydi.Tom was great fun to be with.
Asla bir birliğe ait olmadım.I never belonged to a union.
Umarım onu birlikte bulurlar.I hope they get it together.
Birlikte film izledik.We watched movies together.
Tom'u benimle birlikte getiremedim.I couldn't bring Tom with me.
Tom'la nasıl birlikte çalıştın?How did you team up with Tom?
Halk birlik içinde çalışır.Folks are pulling together.
Birlikte kalmak istiyoruz.We want to stick together.
Biz hep birlikte çalıştık.We always worked together.
Biz her zaman birlikte çalıştık.We always worked together.
Onlar hep birlikteydiler.They were always together.
Tom dışarıda arkadaşlarla birlikteydi.Tom was out with friends.
Tom'la birlikte eve gidiyorum.I'm going home with Tom.
Onu Tom'la birlikte onarırım.I'll fix it up with Tom.
Biz hâlâ seninle birlikteyiz.We're still with you.
%100 seninle birlikteyim, Tom.I'm with you 100%, Tom.
Birlikte iyi uyum sağlıyoruz.We fit together well.
Bunu birlikte inşa ettik.We built it together.
Birlikte çıkıyoruz.We go out together.
Tom onlarla birlikte değil.Tom isn't with them.
Tom'la birlikte giderdim.I would go with Tom.
Tom, o ve Mary'nin birçok kez birlikte satranç oynadıklarını söylüyor.Tom says that he and Mary have played chess together many times.
Mary erkek arkadaşıyla birlikte taşındı.Mary moved in with her boyfriend.
Tom kız arkadaşıyla birlikte taşındı.Tom moved in with his girlfriend.
Birlikte yaşamak ve hâlâ yalnız olmak mümkün mü?Is it possible to live together and yet still be alone?
Tom ve Mary koroda birlikte şarkı söyledi.Tom and Mary sang in the choir together.
Tom ve ben birlikte akşam yemeği yedik.Tom and I had dinner together.
Oraya birlikte gitmek zorundayız.We have to go there together.
Tom diğer üç adamla birlikte bardan ayrıldı.Tom left the bar with three other men.
Birlikte grup yapmalıyız.We must band together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod