Ana içeriğe geç
Sözlük

birli ile cümle

birli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bütün sabah Mary ile birlikteydi.Tom was with Mary all morning.
Tom ve Mary birlikte eğlendi.Tom and Mary had fun together.
Tom ve ben birlikte bisiklet sürmeye gidiyoruz.Tom and I go cycling together.
Tom onunla birlikte gitmeyecek.Tom won't go along with that.
Tom ve Mary birlikte yürüdüler.Tom and Mary walked together.
Tom ve ben birlikte iyi çalışırız.Tom and I work well together.
Tom ve ben birlikte öğle yemeği yedik.Tom and I ate lunch together.
Tom ve ben onu birlikte yapacağız.Tom and I'll do it together.
Tom ve ben birlikte seyahat ettik.Tom and I traveled together.
Tom ve Mary birliktelerdi.Tom and Mary were together.
Tom ve Mary birlikte gittiler.Tom and Mary went together.
Tom ve Mary, John'la birlikteler.Tom and Mary are with John.
Tom ve ben birlikte çalışacağız.Tom and I'll work together.
Tom ve ben birlikte büyüdük.Tom and I grew up together.
Tom Mary ile birlikte olmalı.Tom needs to be with Mary.
Tom Mary ile birlikte uzaklaştı.Tom moved away with Mary.
Tom ve Mary benimle birlikteler.Tom and Mary are with me.
Tom ve ben birlikte gideceğiz.Tom and I'll go together.
Tom ve ben birlikte çalışırız.Tom and I work together.
Tom ve ben birlikte yaşıyoruz.Tom and I live together.
Biz birlikte kahve içtik.We had coffee together.
Tom ve ben birlikte jogging yaparız.Tom and I jog together.
Tom ve ben birlikte yedik.Tom and I ate together.
Neden Tom'la birlikteydin?Why were you with Tom?
Birlikte dışarıdaydık.We were out together.
Diğerleriyle birlikte gel.Get with the others.
Şimdi Tom'la birlikte kim var?Who's with Tom now?
Tom Mary ile birlikte miydi?Was Tom with Mary?
Tom Mary ile birlikteydi.Tom was with Mary.
Tom bizimle birlikte yaşıyor.Tom lives with us.
Biz her zaman eve birlikte gideriz.We always go home together.
Bence insanlar sorunlarına makul çözümler bulabilmek için birlikte çalışmalılar.I think people should work together to find reasonable solutions to their problems.
Eğer birlikte çalışırsak bu sorunları daha kolay çözebiliriz.We can solve these problems more easily if we work on them together.
Bizim karşılıklı sorunumuza bir çözüm bulmak için birlikte çalışmamız gerekmektedir.We need to work together to find a solution to our mutual problem.
Bu sorun üzerinde birlikte çalışmamız gerekiyor.We need to work together on this problem.
Tom bizi birlikte gördüğünü söylüyorsa bir yalancıdır.Tom is a liar if he says he saw us together.
Bizimle birlikte yemek yemek istememesinin sebebi bizden hoşlanmamasıdır.It's because he doesn't like us that he doesn't want to eat with us.
Kadınlar birlikte olduğunda onlar her zaman güler.When women are together, they always laugh.
Onlar birlikte çok şey yapar.They do many things together.
Tom liseden eski bir arkadaşı ile birlikteydi.Tom was with an old friend from high school.
Üç ay birlikte seyahat ettik.We traveled together for three months.
Birlikte seyahat edelim.Let's travel together.
Birlikte geleceğiz.We'll come together.
Tom'un seninle birlikte kayak yapmaya gideceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going skiing with you.
Birlikte dans ettiğimizi görmeliydin.You should've seen us dancing together.
Tom çocuklarının bizimle birlikte kampa gelmelerine izin vermeliydi.Tom should've let his children come camping with us.
1990 yılında Sovyetler Birliği çöktü.In 1990, the Soviet Union collapsed.
Eve dönme yerine bizimle birlikte gel.Instead of returning home, come with us.
Sadece herhangi bir şüpheyi ortadan kaldırmak için, artık ailemle birlikte yaşıyorum.Just to remove any doubt, I no longer live with my parents.
Tom ve Mary birlikte döndüler.Tom and Mary have gotten back together.
Birlikte uzun bir yürüyüşe gittik.We went on a long walk together.
Birlikte kahvaltı yapmalıyız.We should have breakfast together.
O, babasıyla birlikte Hangzhou'ya gitti mi?Did he go to Hangzhou with his dad?
Onlardan ikisi birlikte geri geldi.The two of them got back together.
Birlikte Boston'a gittik.We went to Boston together.
Maçı birlikte izlemek ister misin?Would you like to watch the game together?
Onu bizimle birlikte yapman gerekirdi.You should have done it with us.
Bunu bizimle birlikte yapmalıydın.You should've done it with us.
Birlikte kütüphaneye gittik.We went to the library together.
Tom ve Mary birlikte golf oynarlar.Tom and Mary play golf together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod