birkaçı ile cümle
birkaçı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Hadi bunlardan birkaçına bakalım.Отже, давайте перерахуємо кілька з них.
Hadi bunlardan birkaçına bakalım.אז בואו ונדבר על שתי הסחות דעת כאלו.
Hadi bunlardan birkaçına bakalım.لذلك دعونا نذهب من خلال هؤلاء.
Hadi bunlardan birkaçına bakalım.マネージャーや上司は
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Allora si alzarono alcuni anziani del paese e dissero a tutta l'assemblea del popolo
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,A povstali mužovia zo starších zeme a povedali celému shromaždeniu ľudu a riekli:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Enkele wijze, oude mannen stonden op en richtten zich tot de menigte met de woorden:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Et quelques-uns des anciens du pays se levèrent, et dirent à toute l`assemblée du peuple:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Felkelének az ország vénei közül is némely férfiak, és szólának az egész összegyûlt népnek, mondván:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,In vstali so nekateri izmed deželnih starejšin in govorili vsemu zboru ljudstva, rekoč:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Ja muutamat maan vanhimmista nousivat ja sanoivat kaikelle kansan joukolle näin:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,때에 그 땅 장로 중 몇 사람이 일어나 백성의 온 회중에 말하여 가로되
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Một vài kẻ trưởng lão trong đất đứng dậy nói với cả hội dân như vầy:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Một_vài kẻ trưởng_lão trong đất đứng_dậy nói với cả hội dân như_vầy :
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Och några av de äldste i landet stodo upp och sade till folkets hela församling sålunda:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Og nogen av landets eldste stod op og sa til hele folkets forsamling:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Og nogle af Landets Ældste trådte frem og sagde til hele Folkets Forsamling:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Şi unii din bătrînii ţării s'au sculat, şi au zis întregei adunări a poporului:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Também se levantaram alguns dos anciãos da terra, e falaram a toda a assembléia do povo, dizendo:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Tedy povstali někteří z starších té země, a promluvili ke všemu shromáždění lidu, řkouce:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Tedy powstali niektórzy z starszych onej ziemi, i uczynili rzecz do wszystkiego zgromadzenia ludu, mówiąc:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Und es standen etliche der Ältesten im Lande und sprachen zum ganzen Haufen des Volks:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Τοτε εσηκωθησαν τινες εκ των πρεσβυτερων του τοπου και ελαλησαν προς απασαν την συναγωγην του λαου, λεγοντες,
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,И из старейшин земли встали некоторые и сказали всему народномусобранию:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,Тогава някой от местните старейшини станаха та говориха на всичките събрани люде, като казаха:
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,ויקמו אנשים מזקני הארץ ויאמרו אל כל קהל העם לאמר׃
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,فقام اناس من شيوخ الارض وكلموا كل جماعة الشعب قائلين
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,國 中 的 長 老 、 就 有 幾 個 人 起 來 、 對 聚 會 的 眾 民 說
Halkın ileri gelenlerinden birkaçı öne çıkıp orada toplanmış halka,國 中 的 長老 、 就 有 幾個 人 起來 、 對聚會 的 眾民說
Harflerle belirtilen senaryolar sadece bu eğrideki olasılıklardan sadece birkaçı.Ik heb alleen bepaalde punten gekozen maar je zou een scenario kunnen hebben hier
Harflerle belirtilen senaryolar sadece bu eğrideki olasılıklardan sadece birkaçı.Já jsem vybral pouze některé z nich, ale mohli bychom mít scénář i tady a mohli bychom ho nazvat scénář G.
Harflerle belirtilen senaryolar sadece bu eğrideki olasılıklardan sadece birkaçı.저는 그 중 몇 개만 뽑아서 설명했지만 다른 상황 또한 표현이 가능합니다.
Harflerle belirtilen senaryolar sadece bu eğrideki olasılıklardan sadece birkaçı.Я лишь взял определенные но у Вас мог быть вариант здесь
Harflerle belirtilen senaryolar sadece bu eğrideki olasılıklardan sadece birkaçı.כאשר אני בחרתי כתרחישים רק כמה מהם אבל ניתן לקבל תרחיש ממש כאן
Harflerle belirtilen senaryolar sadece bu eğrideki olasılıklardan sadece birkaçı.ここの中の他のシナリオだってあり得る それをシナリオGとしてもいい
Hastamız 72.7 kilo ağırlığında. Aslında burada birkaçilginç şey var sonuç olarak.환자의 몸무게는 72.7kg입니다
Hatta, muhtemelen bu sorulardan birkaçının... ...cevabını uzunca bir süre de öğrenemeyeceğiz.Pravděpodobně nebudeme nějaké z těchto odpovědí znát ještě po nějaký čas.
Hatta, muhtemelen bu sorulardan birkaçının... ...cevabını uzunca bir süre de öğrenemeyeceğiz.W rzeczywistości prawdopodobnie nie będziemy znać niektórych z tych odpowiedzi jeszcze przez jakiś czas.
Hatta, muhtemelen bu sorulardan birkaçının... ...cevabını uzunca bir süre de öğrenemeyeceğiz.В действительности вы не знаем некоторые из этих ответов на некоторое время.
Hatta, muhtemelen bu sorulardan birkaçının... ...cevabını uzunca bir süre de öğrenemeyeceğiz.Насправді, ми напевно не знатимемо деяких із цих відповідей впродовж якогось часу.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Addig vadászták, míg csak egy pár maradt, amelyek állatkertekben pusztultak el.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Au fost vânați până au rămas câțiva lăsați să moară în grădini zoologice.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Chúng bị săn bắn cho đến khi các cá thể cuối cùng chết trong các vườn thú.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Er wurde solange gejagt, bis nur noch ein paar in den Zoos übrig waren und starben.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.È stato cacciato, finché ne sono rimasti solo alcuni esemplari che stanno morendo negli zoo.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Foi caçado até restarem apenas alguns que morreram em jardins zoológicos.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Fue cazado hasta que solo quedaron unos pocos destinados a morir en zoológicos.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Hewan ini diburu hingga tersisa beberapa ekor yang akhirnya mati di kebun binatang.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Il a été chassé jusqu'à ce qu'il n'en reste plus que quelques uns dans des zoos. un petit film a été fait.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.동물원에서 죽게 될 겨우 몇 마리만 남을 때까지 사냥 됐습니다.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Przetrzebiono je do kilku sztuk skazanych na śmierć w zoo.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Ze werden bejaagd tot de laatste paar in dierentuinen stierven.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Κυνηγήθηκε μέχρις ότου έμειναν λιγοστοί που πέθαναν σε ζωολογικούς κήπους.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.Охота за ним велась до тех пор, пока в зоопарках осталось всего несколько особей.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.הוא ניצוד עד שנשארו רק כמה שלבסוף נשארו למות בגני-חיות.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.اصطيد ولم يبقى منه سوى عدد قليلللموت بحدائق الحيوانات.
Hayvanat bahçelerinde ölmek üzere kalan birkaçı dışında hepsi avlandı.貴重なフィルムが残っています
Hepsi bu, geriye kalan bu. Üç serum taktığımı, birkaçının yaralarını sardığımı anımsıyorum.Ich erinnere mich, drei Infusionen gegeben und einige Verwundete bandagiert zu haben.
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıAqui está una de las primeras cosas que construyeron [Perfume de bacteria]
İnşa ettikleri ilk şeylerden birkaçıĂsta-i unul din primele lucruri pe care le-au construit.