Kendi cinsiyetinden biriyle evlenmek istiyorsan bence mesele yok.Si quieres casarte con tu mismo sexo, no hay problema.
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Ich komme jetzt mit einem meiner Songs zum Ende, der "Wettersysteme" heißt.
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Ik wil eindigen met één van mijn liedjes getiteld "Weather Systems."
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Jag tänker avsluta med en av mina låtar som heter "Weather Systems".
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Je vais terminer avec une de mes chansons appelée "Systèmes Climatiques".
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".제 곡 중의 하나를 부르며 끝내도록 하겠습니다. "기상 시스템"이라는 곡입니다.
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri". (Müzik)Concluderò con una delle mie canzoni chiamata "Sistemi Climatici" (Musica)
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri". (Müzik)Egy dalszerzeményemmel szeretném befejezni, melynek címe "Időjárási rendszerek" (Zene)
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri". (Müzik)Saya akan menutup dengan sebuah lagu ciptaan saya yang berjudul "Weather Systems" [Pola Cuaca] (Musik)
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri". (Müzik)Skończę moją piosenką pod tytułem "Weather Systems" (Systemy pogody) (Muzyka)
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Tôi sắp hoàn thành ca khúc của mình có tên là "Hệ Thống Khí Hậu."
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Voi încheia cu un cântec de-al meu ce se numeşte "Sisteme meteorologice".
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Vou terminar com uma música minha chamada "Sistemas Climáticos" (Música)
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Voy a terminar con una canción mía llamada "Sistemas Meteorológicos".
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Ще завърша с една моя песен, която се казва "Системи за времето".
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".Я хочу завершить эту встречу своей песней "Погодные системы".
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".אני הולך לסיים עם שיר שלי שנקרא "מערכות מזג האויר".
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".انا على وشك الانتهاء من احدى اغنياتي تسمى " انظمة الطقس "
Kendi şarkılarımdan biriyle bitireceğim, adı "Hava Sistemleri".「天気体系」 (音楽)
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.-Č vero Non ho lavorato tutti questi anni perché mia fiiglia sposi un operaio.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum. Daha iyisine layık.Boljša je.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Efter allt mitt slit vill jag inte se Grace gifta sig med en grovjobbare.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Efter alt mit slid, vil jeg ikke se Grace gifte sig med en borebisse.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Ich hab' mir doch nicht den Arsch aufgerissen, damit sie so 'n Bohrlümmel heiratet!
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Ik beul me niet af om Grace met 'n oliewerker te laten trouwen.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Jahanamlah aku jika anakku boleh mengahwini penggerudi.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Johan on hitto, jos raadoin turhaan, että Grace voi naida duunarin.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Naiba mă ia dacă am muncit toţi anii ăştia ca fiica mea să se mărite cu un petrolist.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Nie po to harowałem całe życie, by wydać córkę za robola.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Raios partam se trabalhei estes anos para ela casar com um estivador!
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Thà tôi xuống địa ngục nếu cày như trâu ngựa để con mình cũng lấy thợ khoan.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.To je pravda. Ale moje dcera si nevezme budiž k ničemu.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Εγώ δεν δούλεψα τόσα χρόνια για να πάρει η Γκρέις πετρελαιά.
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.Не се трепах толкова години, та Грейс да се омъжи за бачкатор!
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum..איי. ג'יי. תקשיב הנה .התמסורת הלכה
Kızımın, benim gibi ev yüzü görmeyen biriyle evlenmesini istemiyorum.سألعن نفسى لو كنت أعمل كل هذه السنين لكى تتزوج ابنتى من رجل عنيف
Komisyon, ilgili Üye Devletlerden her biriyle, o Ülke tarafından tayin edilen makamyoluyla ilgilenir.Comisia comunicăcu oricare din statele membre prin intermediul autorităţii desemnatede către acesta.
Komisyon, ilgili Üye Devletlerden her biriyle, o Ülke tarafından tayin edilen makamyoluyla ilgilenir.La Commissione comunica con i singoli Stati membri interessati per il tramite dell’autorità da essi designata.
Komisyon, ilgili Üye Devletlerden her biriyle, o Ülke tarafından tayin edilen makamyoluyla ilgilenir.Ústava se nijak nedotýká úpravy vlastnictví, uplatňované včlenských státech.
Komisyon, ilgili Üye Devletlerden her biriyle, o Ülke tarafından tayin edilen makamyoluyla ilgilenir.Сметната палата изготвя свой вътрешен правилник.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.A avut o cafenea, dar a fugit cu o chelneriţă şi nu s-a mai întors vreodată.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Abrió un pequeño café, pero se fugó con una camarera, nunca volvió.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Ele tinha um pequeno Café, mas fugiu com uma empregada, e nunca mais voltou.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Gestiva un piccolo bar, ma scappō via con una cameriera, e non tornō mai pių.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Hij had een klein café, maar hij ging ervandoor met een serveerster, kwam nooit meer terug.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Il gérait un petit café, mais il s'est enfui avec sa maîtresse, il n'est jamais revenu.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Vodil je kavarno, a jo za vedno ucvrl z natakarico.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Είχε ένα μικρό καφέ, μα το σκασε με μια σερβιτόρα και δεν επέστρεψε.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.У него здесь было маленькое кафе, но он сбежал с официанткой и не вернулся.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.كان يدير مقهى صغير و لكنه هرب مع النادلة و لم يعد أبدا
Londra'da bulunan kişilerden rastgele biriyle altı dakika süren randevularla geçti하루에 6시간씩 런던에서 아무나하고 6분씩 만난겁니다.
Londra'da bulunan kişilerden rastgele biriyle altı dakika süren randevularla geçti6 שעות כל יום, פגישות של 6 דקות עם כל מי שלא יהיה בלונדון,
Londra'da bulunan kişilerden rastgele biriyle altı dakika süren randevularla geçtiZes uur per dag, afspraakjes van 6 minuten met iedereen in Londen.
Londra'da bulunan kişilerden rastgele biriyle altı dakika süren randevularla geçtiست ساعات يوميا، ست دقائق مواعيد مع أي شخص في لندن،
Londra'da bulunan kişilerden rastgele biriyle altı dakika süren randevularla geçti大変でした
O ilişki bir arkadaşınla ya da herhangi biriyle olabilir.Es könnte ein Freund sein, oder irgendwer.
O ilişki bir arkadaşınla ya da herhangi biriyle olabilir.Het zou een vriend, het zou om het even wie.
O ilişki bir arkadaşınla ya da herhangi biriyle olabilir.Legatura ta, relația ta ca și prieten, partener sau orice altceva
O ilişki bir arkadaşınla ya da herhangi biriyle olabilir.Lehet ez egy barát, lehet bárki...
O ilişki bir arkadaşınla ya da herhangi biriyle olabilir.Μπορεί να είναι ένας φίλος, μπορεί να είναι οποιοσδήποτε.