birinci sınıf ile cümle
birinci sınıf kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Bu da onun bir geceliğine birinci sınıf yolcuların aralarına karışabilmesini sağlar.З їхньою допомогою він може подорожувати першим класом між планетами.
HMS Victory, Kraliyet Donanması'na ait bir birinci sınıf hat gemisiydi.«HMS Victory» — вітрильний лінійний корабель першого рангу Королівського флоту Великої Британії.
Lüks Spor model birinci sınıf modeldir ve yalnızca hatch olarak mevcuttur.Nejvyšším modelem je Luxury Sport, dodávaný pouze jako hatchback.
Her iki korsan da Los Angeles'a giden uçakta birinci sınıf bilet aldılar.Oba měli zakoupené lístky do první třídy s přestupem na let do Los Angeles v Kalifornii.
Hogwarts birinci sınıf öğrencileri okula ilk geldiklerinde kayıkla bu gölden geçerler.Na začátku školního roku také převáží prvňáky na člunech přes jezero do školy.
Birinci Sınıf Maliye Müfettişliğine kadar yükselmiştir.Běželi byste do první podatelny.
Toplam üretiminden sadece birkaç eser birinci sınıf ve son derece özgündür; kalanlar vasat veya zayıftır."Două lucruri sunt certe – e foarte frumoasă și foarte inteligentă, restul depinde de timp, de împrejurări ."
Her iki korsan da Los Angeles'a giden uçakta birinci sınıf bilet aldılar.Molemmilla kaappaajilla oli ensimmäisen luokan liput Portlandista Bostoniin, ja sieltä Los Angelesiin.
Tüm bunlara bir de zevkli dizeler eklenince, birinci sınıf bir iş ortaya çıkmış." dedi.Tuloksena on pettymyksen tuottava puhelin, oli hinta mikä hyvänsä.”
2006 yılında ACC yılın "birinci sınıf" oyuncusu seçildi.Vuonna 2006 on oli Euston Manifeston ensimmäinen allekirjoittaja.
Bu da onun bir geceliğine birinci sınıf yolcuların aralarına karışabilmesini sağlar.Αυτό του δίνει τη δυνατότητα να έρθει σε επαφή με ανθρώπους της πρώτης τάξης για μία νύχτα.
Akita birinci sınıf bir koruma köpeğidir.Ο άτλας είναι ο πρώτος αυχενικός σπόνδυλος.
Her iki korsan da Los Angeles'a giden uçakta birinci sınıf bilet aldılar.Begge flykaprere, havde billetter til første klasse med et tilslutningsfly til Los Angeles.
A Takımı, Birinci sınıf Komandolardan oluşmaktadır.Trænregimentet består af Staben, 1.
Birinci sınıf havalimanlar, yerel ve uluslararası ulaşımda merkezi bir role sahip havalimanlarıdır.Faciliteter for flyambulancer er til rådeighed for indenlandske og internationale sygetransporter.
Birinci sınıf bitmek üzereyken okumayı sökememiştir.Egentlig kan han ikke lese ved utgangen av første klasse.
1994'te Smithsonian dergisine kapak olan resim 1999'da Amerikan birinci sınıf posta pulu olarak moda olmuştur.Bildet var på forsiden av Smithsonian i 1994 og kom som amerikansk frimerke i 1999.
Akita birinci sınıf bir koruma köpeğidir.Dratini er en førstegenerasjons Pokémon.
Birinci sınıf Merlin Nişanı'na sahiptir.Han hadde også Merlinordenen av Første klasse.
Birinci sınıf en yüksek seviyededir.Utama adalah kelas tertinggi.
Lisenin sadece birinci sınıfına 260 öğrenci kaydedildi.Mahasiswa pertama yang terdaftar sebanyak 260 orang.
"PAC-10 birinci sınıf" takımına seçildi.Sekolah-sekolah Pac-10 ingin aku menjadi walk-on.
Her yatak odasına duş/banyo en suite sağlayan ve birinci sınıf lisans öğrencileri ve masters öğrencileri için.Membuat kamar mandi / kamar kecil siswa maupun guru.
Burak Yılmaz birinci sınıf bir oyuncu.Anh nhanh chóng trở thành thủ môn số 1.
Andrew Neiman (Miles Teller), New York'ta bulunan ünlü Shaffer Konservatuvarı'nda birinci sınıf öğrencisidir.Andrew Neiman là sinh viên năm nhất chuyên ngành jazz tại Viện Âm nhạc Shaffer có tiếng tại New York.
Birinci sınıf ise mescitte kalır.初中級者で混雑する。
Çok sinirlenen Cal tabancayla onları içerisine su dolmakta olan birinci sınıf yemek salonuna kadar kovalar.調理用ナイフ カフェに放置されていたキッチンナイフで、ハリーが最初に入手する打撃武器。
Birinci sınıf en yüksek seviyededir.最高度は1級。
1994'te Smithsonian dergisine kapak olan resim 1999'da Amerikan birinci sınıf posta pulu olarak moda olmuştur.1994年,该图像登上了《史密森尼》杂志的封面,并在1999年塑造成美国第一类邮票发行。
Her iki korsan da Los Angeles'a giden uçakta birinci sınıf bilet aldılar.兩名劫機者都購買了繼續轉機前往洛杉磯的頭等艙機票。
Her iki korsan da Los Angeles'a giden uçakta birinci sınıf bilet aldılar.두 납치범은 로스앤젤레스까지 가는 연결 항공편 일등석을 구매했다.
1994'te Smithsonian dergisine kapak olan resim 1999'da Amerikan birinci sınıf posta pulu olarak moda olmuştur.1994년 잡지 스미소니언의 표지로 사용되었고, 1999년에는 미국 제1종 우편물 우표로도 사용되었다.
Her iki korsan da Los Angeles'a giden uçakta birinci sınıf bilet aldılar.לשני החוטפים היו כרטיסי טיסה במחלקה הראשונה עם טיסת המשך ללוס אנג'לס שבקליפורניה.
Fransa Seferi ve Barbarossa Harekâtı'na katılarak Birinci Sınıf Demir Haç Madalyasını almıştır.במהלך המערכה על צרפת לחם פון ויטרסהיים עם גדודו, ועל פעולותיו קיבל את עיטור צלב הברזל דרגה ראשונה.
Andrew Neiman (Miles Teller), New York'ta bulunan ünlü Shaffer Konservatuvarı'nda birinci sınıf öğrencisidir.Андрю Нюман (Майлс Телър) е студент първа година в музикална академия в Ню Йорк.
Mina, Tahran sokaklarında kaybolmuş birinci sınıf öğrencisi bir kızdır.Тара е първа година ученичка в Националната танцова академия в Сидни.
Birinci sınıf biralarına mısır unu da eklenir.В премийното им пиво се добавя и царевичен грис.
Akademi'de birinci sınıfı sınavla atladı.Na Šolti je pohađao prvi razred osnovne škole.
Birinci sınıf Merlin Nişanı'na sahiptir.Istou skupinou prvočísel sú takzvané Mersennove prvočísla.
Birinci sınıf en yüksek seviyededir.Pirmoji klasė yra galingesnė.
199 dolar'a onlara orijinal birinci sınıf formalar verebilir... ...ve ücretsiz kargo sunabiliriz.199$ في السنة ويمكننا إعطائهم أفضل القمصان الرياضية الأصلية مع شحن مجاني
199 dolar'a onlara orijinal birinci sınıf formalar verebilir... ...ve ücretsiz kargo sunabiliriz.연회비 199달러인데요, 연간 회원에게는 정품 저지와 무료 배송 서비스를 제공하고
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.하지만 제 학생 중 샬롯이라고 하는 1학년 학생은 확신이 서지 않았어요.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Aber einer meiner Schüler, eine Studienanfängerin namens Charlotte, war nicht überzeugt.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Ale jedna z moich studentek, Charlotte z pierwszego roku, nie była przekonana.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Ale jedna z mojich študentiek, prváčka menom Charlotte, nebola presvedčená.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Ale jedna z mých studentek, Charlotte, o tom přesvědčená nebyla.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Ampak ena izmed mojih študentk, Charlotte iz prvega letnika, ni bila prepričana.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Dar una din studente, anul I, Charlotte, nu era convinsă.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.De az egyik diákom, egy elsőéves, akit Charlotte-nak hivtak, nem volt meggyőzve.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Maar een van mijn studenten, een brugklasser, Charlotte, was niet overtuigd.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Mais un de mes étudiants, une première année du nom de Charlotte, avait des appréhensions.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Mas uma das minhas alunas, uma caloira chamada Charlotte, não estava convencida.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Ma tra i miei studenti una ragazza del primo anno di nome Charlotte non era convinta.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Men en af mine studerende, en førsteårselev kaldet Charlotte, var ikke overbevist.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Men en av mina elever, en förstaårselev vid namn Charlotte, var inte övertygad.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Pero una de mis estudiantes, de primer año llamada Charlotte, no estaba convencida.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Tapi seorang siswa tahun pertama saya, Charlotte, tidak yakin.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Όμως μια μαθήτριά μου, μια πρωτοετής με το όνομα Σάρλοτ, δεν είχε πειστεί.
Ancak, öğrencilerimden biri, Charlotte adında birinci sınıf öğrencisi, pek de ikna olmamıştı.Але одна з моїх студенток, першокурсниця на ім'я Шарлотта, не була переконана.