birikmiş ile cümle
birikmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Masanın üstünde toz birikmiş.Dust had accumulated on the desk.
Toz tavan arasında birikmişti.Dust had accumulated in the attic.
Mevcut kiracıları birikmiş kira borcunu ödemedikleri için mahkemeye vererek tahliye etti.He evicted the existing tenants by taking them to court for non-payment of back rent.
Onun bir sürü birikmiş borçları var.He has many accumulated debts.
Senin tırnaklarının altında kir birikmiş.Dirt has built up under your fingernails.
Son buz çağı boyunca birikmiş ve bugün kendini tazelemiyordur.It accumulated during the last ice age and is not currently being replenished.
Elfler gibi ölümsüz olmak ve birikmiş güçlerini sonsuza kadar hakim kılmayı arzulamaya başladılar.They wanted to become immortal like the Elves and enjoy their accumulated power for all time.
Sahada birikmiş 4,63 milyar ton petrol olduğu bilinmektedir.It has accumulated proven oil of reserves of 4.63 billion tonnes.
Grubun elinde çok sayıda demo şarkı birikmiştir.She had several demo songs released.
Yaptığınız varsayımlar altında, bankadaki birikmiş paranız ne kadar olurdu?Given all your assumptions, how much would you have saved in the bank at that time?
Böyle bir soru sorabilir miyim bilmiyorum... Benim... ...biraz birikmiş param ve sigortam var.I don't know if I can ask you this but, when my daughters get married,
Ben olsam bir deve parası bile vermem. Bir sürü deve borcu birikmiş olmalı.It was a good impression.
Olaya zaten elde birikmiş birçok sıkıntı ve sorunla başlıyoruz.We're starting with something that's had a lot of stresses and a lot of problems to begin with.
Belki birikmiş 15,000$'ları yoktu demiştik, değil mi?Maybe they didn't have $15,000, right?
Belki o zamanlar birikmiş %10'ları vardı.But maybe back then, they had 10%.
İçinde bayağı bir öfke birikmiş. Annen seni yeterince kucaklamadı mı?Get away from me!
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.And as she told me all of these things,
Kenarda biraz birikmişim var.I made some money off funds.
Diyelim ki hiç birikmiş paranız yok, başlangıçta 1,000 $ borç alıyorsunuz.And then you use that to buy an ounce of gold in the spot market. So you buy one ounce of gold.
Efrayimin suçu birikmiş, Günahı kayda geçmiş.The guilt of Ephraim is stored up. His sin is stored up.
& Birikmiş telefon faturasını sıfırlaReset the accumulated phone costs
Tanıklara Lahey'deki mahkemelerde ifade verme izni veren çok sayıda birikmiş feragatname temizlendi.A huge backlog of waivers authorising witnesses to testify in trials at The Hague has been cleared.
Kosova mahkemeleri birikmiş dosyalarla uğraşıyorKosovo courts face enormous backlog
Juriç, biraz birikmiş parası olmakla birlikte hemen iş bulması gerektiğini söylüyor.He has some savings, he says, but needs to find a job soon.
Dağ gibi birikmiş zorluklara karşın, Makedonya'nın bir şansı olduğu konusunda güvenim tamdır." dedi.Despite the mountain of difficulties, I am confident that Macedonia has a chance."
Rütbeler ("Deputy", "Sheriff" ve "Marsal") birikmiş puanlar üzerinden alınır.Ranks (Deputy, Sheriff, and Marshal) are awarded on the accumulation of a set number of points.
Birikmiş histogramCumulative histogram
Anlamsal bilgi, birikmiş epizodik bellekten türetilir.Semantic information is derived from accumulated episodic memory.
İskoçya'nın kuzeyinde kumtaşları birikmiştir.Sandstones were deposited in the north of Scotland.
Vali James Bowdoin ağır bir vergi yükü getirdi ve birikmiş vergileri artırdı.Governor James Bowdoin instituted a heavy tax burden and stepped up a collection of back taxes.
Mevcut yargılama hızıyla, birikmiş işlerin temizlenmesi 46 yıl alacağı görülüyordu.[6]At the current rate of proceedings, it would take 46 years for the backlog to clear.[37]
Son araştırmalar okyanusun yüzey katmanlarında birikmiş iyonların bulunduğunu ortaya koymaktadır.Recent research indicates that accumulated ions are present in the ocean's surface layers.
Kıtasal kaynaklardan elde edilen tortu, sığ sularda birikmiştir.Sediment derived from continental sources was deposited in shallow water.
Ocak ayının sonunda bir dizi kar fırtınası İran'ın batısında çoktan birikmişti.A series of snowstorms at the end of January had already accumulated over western Iran.
Duvarın karşısına kar birikmiş.La neige s'accumula contre le mur.
Ambarda toz birikmiş.De la poussière s'accumulait dans le grenier.
Elfler gibi ölümsüz olmak ve birikmiş güçlerini sonsuza kadar hakim kılmayı arzulamaya başladılar.Ils voulurent devenir immortels comme les Elfes et jouir de leur puissance accumulée pour toujours.
Bu hazinede muazzam bir mali kaynak birikmişti.Un trésor royal important s'y trouvait.
Bu hazinede muazzam bir mali kaynak birikmişti.В этой сокровищнице собраны просто сказочные богатства.
Şirketlerde zaman içinde büyük sermayeler birikmiştir ve rekabet düşüktür.A família ganhou ao longo do tempo fortes inimigos e caem.
Bu hazinede muazzam bir mali kaynak birikmişti.Deixou uma quantidade considerável de tesouro.
Son buz çağı boyunca birikmiş ve bugün kendini tazelemiyordur.Dit gebied werd niet bedekt door gletsjers gedurende de laatste Ijstijd en is dus niet volledig afgevlakt.
Bunun sonucu olarak geride gönderilmeyi bekleyen çok fazla sayıda mesaj birikmişti.Od té doby se mnohé živé přenosy vysílají se zpožděním, aby se zabránilo podobným incidentům.
Elfler gibi ölümsüz olmak ve birikmiş güçlerini sonsuza kadar hakim kılmayı arzulamaya başladılar.He halusivat tulla kuolemattomiksi kuten haltiat ja nauttia voimastaan ikuisesti.
Sahada birikmiş 4,63 milyar ton petrol olduğu bilinmektedir.Fordelt over hele staten findes i undergrunden beviseligt 4,6 milliarder tønder olie.
O sırada meydanda bir kalabalık birikmiştir.这时,广场上已经聚集了一群人。
10.000 dolar birikmiş param var.הוא נקנס ב-10,000 דולרים.
Son buz çağı boyunca birikmiş ve bugün kendini tazelemiyordur.Релефът им се е образувал в последния Ледников период и се е запазил до наши дни.
Bu hazinede muazzam bir mali kaynak birikmişti.В нея е била съхранявана изключително ценна златотъкана плащаница.
10.000 dolar birikmiş param var.Je dotovaná sumou 10 000 amerických dolárov.
Bunun sonucu olarak geride gönderilmeyi bekleyen çok fazla sayıda mesaj birikmişti.Lõpuks olid neid oli liiga palju, et üle lugeda.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Ak ich rozťahoval, robil to tak asymetricky, že to mohlo znamenať, že má nádor nejakého druhu.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.E ele tinha uma cabeça muito grande, que ela pensou poder indicar hidrocefalia.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.És mikor elmondta nekem ezt, úgy éreztem, mintha a szívem kizuhant volna a testemből.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Il avait aussi une grosse tête, ce qu'elle pensait être le signe d'un hydrocéphale.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.다리를 뻗긴 하되, 비대칭적으로 뻗고 있었어요.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Mentre le stendeva lo faceva in maniera asimmetrica.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Próbując prostować nóżki, robił to asymetrycznie, co według niej mogło być oznaką guza.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Și pe măsură ce-mi spunea lucrurile astea simțeam cum se topește esența ființei mele.
Ayrıca kafası da oldukça büyüktü, bu da beyinde birikmiş suya işaret edebilirdi.Y tenía una cabeza muy grande, por eso pensó podría indicar hidrocefalia.
İlgili Sayfalar