Birbirinizi tanıyor musunuz? tenis maçı sırasında sık sık karşılaşmıştık.?אתם מכירים אחד את השני .נפגשתי איתו לעיתים קרבות בתחרויות הטניס
Birbirinizi tanıyor musunuz? tenis maçı sırasında sık sık karşılaşmıştık.هل تعرفان بعضكما؟ ألتقي به أحياناً في مباريات التنس
Birbirinizi tanıyor musunuz? tenis maçı sırasında sık sık karşılaşmıştık.テニスの試合でよく会ったから ところで 2人は知り合いなの?
Birbirinizle dövüşün, kapılar!Combattetevi a vicenda, portali!
Birbirinizle dövüşün, kapılar!Dørene skal bekæmpe hinanden.
Birbirinizle dövüşün, kapılar!Dörrarna ska slåss mot varandra.
Birbirinizle dövüşün, kapılar!Luchad, puertas. ¡Luchad la una contra la otra!
Birbirinizle dövüşün, kapılar!Lutem umas contra as outras, entradas!
Birbirinizle dövüşün, kapılar!Παλέψτε μεταξύ σας, πύλες!
Birbirinizle dövüşün, kapılar!Деритесь друг с другом!
Birbirinizle ilginiz olmadığını sanmıyroum.Dubito molto che tra te e lui non ci sia nessun collegamento.
Birbirinizle ilginiz olmadığını sanmıyroum.Duvido que vocês dois não tenham nada a ver um com o outro.
Birbirinizle ilginiz olmadığını sanmıyroum.Es imposible que no tengáis nada que ver.
Birbirinizle ilginiz olmadığını sanmıyroum.I er nok i familie på en eller anden måde.
Birbirinizle ilginiz olmadığını sanmıyroum.Ni har säkert med varandra att göra på nåt sätt.
Birbirinizle ilginiz olmadığını sanmıyroum.Te liitytte jotenkin toisiinne.
Birbirinizle ilginiz olmadığını sanmıyroum.Wątpię, żeby to był przypadek.
Birbirinizle ilginiz olmadığını sanmıyroum.Αμφιβάλλω αν οι δυο σας δεν έχετε καμία σχέση.
Birbirinizle ilginiz olmadığını sanmıyroum.Думаю, вы имеете какое-то отношение друг к другу.
Birbirinizle itişin!I skal støde hinanden bort.
Birbirinizle itişin!Kumotkaa toisenne.
Birbirinizle itişin!Ni ska stöta bort varandra.
Birbirinizle itişin!Odpychajcie się.
Birbirinizle itişin!¡Repeleos la una a la otra!
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Albowiem ich wiele fałszywie świadczyli przeciwko niemu; ale świadectwa ich nie były zgodne.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.car plusieurs rendaient de faux témoignages contre lui, mais les témoignages ne s`accordaient pas.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.For mange vidnet falsk mot ham, men deres vidnesbyrd stemte ikke overens.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Kajti mnogi so pričali po krivem zoper njega, ali njih izpovedbe niso bile enake.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.이는 예수를 쳐서 거짓 증거하는 자가 많으나 그 증거가 서로 합하지 못함이라
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Lebo mnohí lživo svedčili proti nemu, ale tie ich svedoctvá neboly rovnaké.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Molti infatti attestavano il falso contro di lui e così le loro testimonianze non erano concordi
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Nebo ač mnozí křivé svědectví mluvili proti němu, ale svědectví jejich nebyla jednostejná.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Pentrucă mulţi făceau mărturisiri mincinoase împotriva Lui, dar mărturisirile lor nu se potriveau.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Porque contra ele muitos depunham falsamente, mas os testemunhos não concordavam.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Porque muchos daban falso testimonio contra Jesús, pero sus testimonios no concordaban
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.rt sokan tesznek vala [ugyan] hamis tanúbizonyságot ellene, de a bizonyságtételek nem valának megegyezõk.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Thi mange sagde falsk Vidnesbyrd imod ham, men Vidnesbyrdene stemte ikke overens.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Ty väl vittnade många falskt mot honom, men vittnesbörden stämde icke överens.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Useat kyllä todistivat väärin häntä vastaan, mutta todistukset eivät olleet yhtäpitäviä.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Vì có nhiều kẻ làm chứng dối nghịch cùng Ngài; nhưng lời họ khai chẳng hiệp nhau.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Vì có nhiều kẻ làm_chứng dối nghịch cùng Ngài ; nhưng lời họ khai chẳng hiệp nhau .
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Viele gaben falsch Zeugnis wider ihn; aber ihr Zeugnis stimmte nicht überein.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Διοτι πολλοι εψευδομαρτυρουν κατ' αυτου, αλλ' αι μαρτυριαι δεν ησαν συμφωνοι.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Защото мнозина лъжесвидетелствуваха против Него, но свидетелствата им не бяха съгласни.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Ибо многие лжесвидетельствовали на Него, но свидетельства сии не были достаточны.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Многі бо криво сьвідкували проти Него, й не сходились сьвідчення їх.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.כי רבים ענו בו עדות שקר אך העדיות לא היו שות׃
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.لان كثيرين شهدوا عليه زورا ولم تتفق شهاداتهم.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.因 為 有 好 些 人 作 假 見 證 告 他 、 只 是 他 們 的 見 證 、 各 不 相 合
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.因 為 有 好些 人 作假 見證 告 他 、 只是 他 們的見證 、 各 不 相合
Birden bu eksiler birbirini götürüyor ve cevap pozitif oluyor. Bunun nedeni nedir?Najednou se záporná čísla nějak vyruší a dostaneme číslo kladné.
Birden bu eksiler birbirini götürüyor ve cevap pozitif oluyor. Bunun nedeni nedir?Negativ mal negativ-- plötzlich heben sich die negativen irgendwie auf und ergeben eine positive Zahl.
Birden bu eksiler birbirini götürüyor ve cevap pozitif oluyor.음수 x 음수를 봅시다
Bir diğer olasılık: homofili (aynı şeyleri sevme) yani, it ulur birbirini bulur.Een andere mogelijkheid is, overduidelijk: liefde voor hetzelfde, of 'soort zoekt soort'.
Bir diğer olasılık: homofili (aynı şeyleri sevme) yani, it ulur birbirini bulur.Eine andere Möglichkeit, sehr offensichtlichtlich, ist Homophilie oder "Gleich und gleich gesellt sich gern."
Bir diğer olasılık: homofili (aynı şeyleri sevme) yani, it ulur birbirini bulur.En anden mulighed, meget åbenlys, er homofili, eller, mennesker der har noget til fælles samler sig;
Bir diğer olasılık: homofili (aynı şeyleri sevme) yani, it ulur birbirini bulur.Inna możliwość, bardzo oczywista, to homofilia lub inaczej ptaki tworzące stado.
Bir diğer olasılık: homofili (aynı şeyleri sevme) yani, it ulur birbirini bulur.또 다른 가능성은 당연하게도 동질성입니다. 유유상종이라는 말이죠.
Bir diğer olasılık: homofili (aynı şeyleri sevme) yani, it ulur birbirini bulur.Másik lehetőség, ami nagyon nyilvánvaló, egyfajta homofilia, madarat tolláról embert barátjáról.
Bir diğer olasılık: homofili (aynı şeyleri sevme) yani, it ulur birbirini bulur.O altă posibilitate, foarte evidentă, este homofilia, sau "cine se-aseamănă se-adună".