Birbirine bağımlılık.相互依存性
Birbirine bağımlı.Medodvisni.
Birbirine bağımlı.Nezávislé.
Birbirine bağımlı.Riippuvaisuus toisista.
Birbirine bağımlı.Saling tergantung.
Birbirine bağımlı.Sự phụ thuộc vào nhau, hay tương thuộc
Birbirine bağımlı.Technologie en omgeving onderling afhankelijk is. Onderling afhankelijk.
Birbirine bağımlı.Von einander abhängig sein.
Birbirine bağımlı.Vzájemně závislé.
Birbirine bağımlı.Współzależne.
Birbirine bağımlı.Αλληλεξαρτώμενα.
Birbirine bağımlı.Взаємозалежними.
Birbirine bağımlı.Взаимозависими.
Birbirine bağımlı.Взаимозависимы.
Birbirine bağımlı.الترابط.
Birbirine bağımlı.我々を種として前へ進ませませるのは、
Birbirine bağımlı.相互依存的。
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.그들은 연결되어 있고 의욕을 가지고 있으며 스스로를 열등감에서부터 자유롭게 만든 사람들입니다.
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.אנשים שהיו מחוברים ואנשים שהייתה להם השאיפה ואשר שיחררו את עצמם מתחושת הנחיתות.
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.طموحين ومتاوصلين والذين حرروا أنفسھم من مشاعر عقدة النقص.
Birbirine bağlı, hırslı ve aşağılık duygusundan sıyrılarak özgürlüğünü eline almış insanlar.劣等感から 開放されています それで私たちは決心したのです
Birbirine baş sallayıp durmayan düşünce ortakları.- denkende Partner, die einander nicht nachplappern.
Birbirine baş sallayıp durmayan düşünce ortakları.환상적인 협동 모델입니다.
Birbirine baş sallayıp durmayan düşünce ortakları.עמיתים אינטליגנטיים שאינם מדקלמים איש את רעהו.
Birbirine baş sallayıp durmayan düşünce ortakları.شركاء في التفكير و ليسوا أصداء لبعض.
Birbirine baş sallayıp durmayan düşünce ortakları.私たちのうち どれほどの人がそのような協力者を
Birbirine baya yakın.Cũng khá tương tự.
Birbirine baya yakın.Destul de asemănător.
Birbirine baya yakın.É muito parecido.
Birbirine baya yakın.Hört sich sehr ähnlich an.
Birbirine baya yakın.J'ai dit, (Japonais). Assez proche.
Birbirine baya yakın.Muy parecido.
Birbirine baya yakın.Piuttosto simile.
Birbirine baya yakın.Zeer gelijkend.
Birbirine baya yakın.Доста близо.
Birbirine baya yakın.(اليابانية). جملة قريبة.
Birbirine benzeyen noktalar var-- homolog da denebilir2本の染色体に
Birbirine benzeyen noktalar var-- homolog da denebilir상동인 부분들이
Birbirine benzeyen noktalar var-- homolog da denebilirStai să desenez asta. Acum avem acești microtubuli. Unii microtubuli sînt conectați la kinethocori.
Birbirine benzeyen şeyler ya da birbirlerine benzer davrananlar bizim kriterimiz olabilir mi?밀접한 관계가 있다는 것이 무슨 뜻인지 설명하겠습니다 그러면 비슷하게 생긴 것들, 즉
Birbirine benzeyen şeyler ya da birbirlerine benzer davrananlar bizim kriterimiz olabilir mi?Поговоримо про те, що ця спорідненість означає.
Birbirine benzeyen şeyler ya da birbirlerine benzer davrananlar bizim kriterimiz olabilir mi?נדבר יותר מאוחר על מהי הקרבה הזו.
Birbirine benzeyen şeyler ya da birbirlerine benzer davrananlar bizim kriterimiz olabilir mi?اذا سوف نتكلم عن ماذا يعني مرتبطين ارتباطا وثيقا وبعد ذلك يمكننا رؤيه حيوانات متشابهه
Birbirine denk iki üçgen birbirine benzer olabilir.Dva trojúhelníky, které jsou shodné, jsou i podobné.
Birbirine denk iki üçgen birbirine benzer olabilir.Dva trojuholníky, ktoré sú zhodné, sú aj podobné.
Birbirine denk iki üçgen birbirine benzer olabilir.Twee driehoeken die congruent zijn aan elkaar, zullen ook gelijkwaardig zijn aan elkaar
Birbirine denk iki üçgen birbirine benzer olabilir.اذا كان مثلثان متطابقان فسيكونان متشابهين
Birbirine dik doğrular onları nasıl görmek istediğinize göre değişsede tam olarak zıttırlar. .수직선은 그 반대라고 볼 수 있습니다
Birbirine dik doğrular onları nasıl görmek istediğinize göre değişsede tam olarak zıttırlar. .Kolmé přímky, podle úhlu pohledu, to mají tak trochu naopak.
Birbirine dik doğrular onları nasıl görmek istediğinize göre değişsede tam olarak zıttırlar. .Vinkelrette linjer er, på en måde, det modsatte. .
Birbirine dik doğrular onları nasıl görmek istediğinize göre değişsede tam olarak zıttırlar. .Перпендикулярните линии, в зависимост от това как искате да ги разглеждате, те са един вид противоположни.
Birbirine dik doğrular onları nasıl görmek istediğinize göre değişsede tam olarak zıttırlar. .الخطوط المتعامدة، اعتماداً على كيفية رؤيتك لها انها نوعاً ما تكون على العكس من ذلك
Birbirine dolaşmış dikenler gibi, Kuru anız gibi, Yanıp biteceksiniz, ey ayyaşlar.Bo tak jako ciernie splecieni a opojeni są jako winem; przetoż jako ściernisko suche do szczętu pożarci będą.
Birbirine dolaşmış dikenler gibi, Kuru anız gibi, Yanıp biteceksiniz, ey ayyaşlar.Cual espinas entretejidas y cual borrachos en su embriaguez, serán consumidos como paja seca
Birbirine dolaşmış dikenler gibi, Kuru anız gibi, Yanıp biteceksiniz, ey ayyaşlar.Engkau akan dibakar seperti jerami yang kering seperti semak berduri yang terjalin-jalin
Birbirine dolaşmış dikenler gibi, Kuru anız gibi, Yanıp biteceksiniz, ey ayyaşlar.Er de end som sammenflettet Tjørn og gennemdrukne af Vin, skal de dog fortæres som fuldført Strå.
Birbirine dolaşmış dikenler gibi, Kuru anız gibi, Yanıp biteceksiniz, ey ayyaşlar.Kajti čeprav bi bili enaki izprepletenemu trnju in vina pijani, jih docela požre ogenj kakor suho strnišče.
Birbirine dolaşmış dikenler gibi, Kuru anız gibi, Yanıp biteceksiniz, ey ayyaşlar.가시덤불 같이 엉크러졌고 술을 마신 것 같이 취한 그들이 마른 지푸라기 같이 다 탈 것이어늘
Birbirine dolaşmış dikenler gibi, Kuru anız gibi, Yanıp biteceksiniz, ey ayyaşlar.Nebo rovně jako trní spleteni jsouce, a jako vínem opojeni, jako strniště suché docela sehlceni budou.
Birbirine dolaşmış dikenler gibi, Kuru anız gibi, Yanıp biteceksiniz, ey ayyaşlar.poiché come un mucchio di pruni saranno consunti, come paglia secca