Kişiliğiniz ve ahlakınız birbirinden ayrı.وتفقد الارتباط بشخصيتك وقيمك العليا.
Kişiliğiniz ve ahlakınız birbirinden ayrı.「悪人を非難することほど 簡単なことはなく
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.A kontinensek egyre jobban eltávolodtak, hatalmas repedéseket nyitva a földkérgen.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Celine so se razmikale in odpirale razpoke v zemeljski skorji.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Continentele au intrat in deriva formand rifturi imense.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.De continenten dreven van elkaar weg, grote scheuren makend in de aardkorst.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Die Kontinente drifteten auseinander, und es entstanden riesige Brüche in der Erdkruste.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.I continenti si stavano separando, aprendo spaccature enormi nella Crosta terrestre
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.대륙은 분리되어 움직였고, 지구의 표면에 거대한 균열을 만들었는데,
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Kontinenter gled isär och enorma sprickor öppnade sig i jordskorpan.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Kontinenty sa vzďaľovali od seba, pričom sa otvárali obrovské medzery v zemskej kôre.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Kontynenty oddalały się od siebie, odsłaniając ogromne rozpadliny w skorupie ziemskiej.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Mannerlaatat olivat erkanemassa toisistaan avaten valtavia repeämiä maan kuoreen.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Οι Ήπειροι απομακρύνονταν, ανοίγοντας τεράστια ρήγματα στον φλοιό της Γης.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.Континентите се раздалечавали, отваряйки огромни цепнатини в земната кора.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.היבשות החלו להיפרד, ובקעים עצומים נפערו בקרום של כדור הארץ.
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.عندما انفصلت القارات عن بعضها فاتحةً تصدعات ضخمة في القشرة الأرضية
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.大陸漸漸分裂 地殼中出現巨大嘅裂縫
Kıtalar birbirinden ayrılıyor... yerkabuğunda devasa uçurumlar oluşturuyorlardı.水が流れ 海になった
Kraliyete dönemlerine ait taçlar, asalar, dini objeler, mücevherler, ve birbirinden değerli pek çok eser var.Es ist grossartig.
Kraliyete dönemlerine ait taçlar, asalar, dini objeler, mücevherler, ve birbirinden değerli pek çok eser var.Het is verbazingwekkend.
Kraliyete dönemlerine ait taçlar, asalar, dini objeler, mücevherler, ve birbirinden değerli pek çok eser var.Je to úžasné.
Kraliyete dönemlerine ait taçlar, asalar, dini objeler, mücevherler, ve birbirinden değerli pek çok eser var.Tu jest niesamowicie.
Kraliyete dönemlerine ait taçlar, asalar, dini objeler, mücevherler, ve birbirinden değerli pek çok eser var.Це дивовижно.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.De regels en de geloofssystemen varieerden enorm.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.Et les règlements et les systèmes de croyance étaient terriblement disparates.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.이들의 규칙과 신념 체계는 서로 큰 차이를 보였습니다.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.Le regole e quello che si credeva di sapere erano incredibilmente diversi.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.Şi regulile și sistemele de credințe sunt foarte diferite.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.Und die Regeln und Glaubenssysteme waren äusserst unterschiedlich.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.Y las reglas y el sistema de creencias eran dispares.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.А правилата и системите от вярвания били коренно различни.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.Инструкции и убеждения в корне отличались друг от друга.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.והחוקים ומערכות האמונה הופרדו באופו מופרז.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.و القوانين و ما يصدقه الناس كانوا مختلفين تمام الإختلاف.
Kurallar ve inançlar birbirinden tamamen farklıydı.信念は極めてバラバラでした ある時は 学校や教会
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.afin que vous puissiez distinguer ce qui est saint de ce qui est profane, ce qui est impur de ce qui est pur,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.a to aby ste vedeli robiť rozdiel medzi svätým a obecným, medzi nečistým a čistým,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.auf daß ihr könnt unterscheiden, was heilig und unheilig, was rein und unrein ist,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.ca să puteţi deosebi ce este sfînt de ce nu este sfînt, ce este necurat de ce nu este curat,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.da morete razpoznati, kaj je sveto in kaj nesveto, kaj je čisto in kaj nečisto,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.for at I kan gøre Skel mellem det hellige og det, der ikke er helligt, og mellem det urene og det rene,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.hầu cho các ngươi được phân biệt đều thánh và điều chẳng thánh, sự khiết và sự chẳng khiết,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.hầu cho các ngươi được phân_biệt đều thánh và điều chẳng thánh , sự khiết và sự chẳng khiết ,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.Hogy különbséget tehessetek a szent és közönséges között, a tiszta és tisztátalan között.
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.I skolen skilja mellan heligt och oheligt, mellan orent och rent;
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.그리하여야 너희가 거룩하고 속된 것을 분별하며 부정하고 정한 것을 분별하고
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.não somente para fazer separação entre o santo e o profano, e entre o imundo e o limpo,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.para hacer diferencia entre lo santo y lo profano, entre lo impuro y lo puro
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.questo perché possiate distinguere ciò che è santo da ciò che è profano e ciò che è immondo da ciò che è mond
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.så I kan gjøre forskjell mellem hellig og vanhellig, mellem urent og rent,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.Také abyste rozeznati mohli mezi svatým a neposvěceným, a mezi čistým a nečistým;
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.tehdäksenne erotuksen pyhän ja epäpyhän, saastaisen ja puhtaan välillä,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.και δια να διακρινητε μεταξυ αγιου και βεβηλου και μεταξυ ακαθαρτου και καθαρου
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.както за да разпознавате между свето и мръсно и между нечисто и чисто,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.чтобы вы могли отличать священное от несвященного и нечистое от чистого,
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.ולהבדיל בין הקדש ובין החל ובין הטמא ובין הטהור׃
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.وللتمييز بين المقدس والمحلل وبين النجس والطاهر
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.使 你 們 可 以 將 聖 的 、 俗 的 、 潔 淨 的 、 不 潔 淨 的 、 分 別 出 來
Kutsalla bayağı olanı, kirliyle temizi birbirinden ayırt etmelisiniz.使 你 們 可以 將聖 的 、 俗的 、 潔淨 的 、 不 潔淨 的 、 分別 出來