Öyleyse anımsayan benliğimiz ve deneyimleyen benliğimiz birbirinden oldukça ayrıdır.Итак, у нас есть помнящее я и испытывающее я, и они действительно довольно серьезно отличаются друг от друга.
Öyleyse anımsayan benliğimiz ve deneyimleyen benliğimiz birbirinden oldukça ayrıdır.У нас є пам'ятєве я і відчуттєве я. Вони насправді доволі відрізняються одне від одного.
Öyleyse anımsayan benliğimiz ve deneyimleyen benliğimiz birbirinden oldukça ayrıdır.אז יש לנו את האני הזוכר ואת האני החווה, והם באמת שונים לגמרי.
Öyleyse anımsayan benliğimiz ve deneyimleyen benliğimiz birbirinden oldukça ayrıdır.إذاً فنحن لدينا نفسية الذكرى ونفسية التجربة، وهما حقاً مستقلتان.
Öyleyse anımsayan benliğimiz ve deneyimleyen benliğimiz birbirinden oldukça ayrıdır.まったく別物なのです 一番の違いは 時間の扱い方です
Parayı 5 kez atacaksam, kaç adet birbirinden farklı eşit olasılık vardır?5번 동전을 던지면 얼마나 많은 동등한 확률을 갖는 가능한 결과들이 있는지 알아봅시다.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.두개의 실험 장소를 만들었는데 대략 5.5마일 떨어진 거리였습니다.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.A Parigi, dove viveva, costruì due stazioni sperimentali distanti l'una dall'altra circa nove chilometri.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Ele vivia em Paris quando montou duas estações experimentais, a cerca de 8,70 kms de distância, em Paris.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.El locuia în Paris şi a pus la cale două staţii experimentale, cam la cinci mile jumătate distanţă, în Paris.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Er wohnte in Paris und stellte dort zwei Messstationen auf, die etwa 8,6 km voneinander entfernt waren.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Han bodde i Paris och satte upp två experimentstationer, ungefär 9 km från varandra i Paris.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Il vivait à Paris et il y avait établi deux stations expérimentales, à environ 9 km l'une de l'autre.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Mieszkał w Paryżu gdzie zbudował dwie stacje eksperymentalne oddalone od siebie o ok. 8,7km
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Ông sống ở Paris, nên ông bố trí 2 trạm thí nghiệm, cách nhau khoảng 5 dặm rưỡi ở Paris.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Párizsban élt, és felállított két kísérleti állomást, nagyjából 8,7 kilométerre egymástól,
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Vivía en París, y estableció dos estaciones experimentales, aproximadamente a 8 Km de distancia, en París.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Žil v Paríži, kde zriadil dve pokusné stanice, zhruba 8,5 km od seba.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Živel je v Parizu in je postavil dve eksperimentalni postaji, oddaljeni med seboj približno 8,6 km.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Ζούσε στο Παρίσι και έστησε δύο πειραματικούς σταθμούς, σε απόσταση περίπου πεντέμισι μιλίων, στο Παρίσι.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.Он жил в Париже, и там он установил две экспериментальных станции на расстоянии примерно 8,5 км друг от друга.
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.והוא הקים שתי תחנות ניסוייות, במרחק חמש וחצי מייל לערך זו מזו,
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.وأنشأ محطتين للتجارب، تبعدان عن بعضهما حوالي 5 أميال ونصف،
Paris'te yaşıyordu ve Paris'te birbirinden yaklaşık 5.5 mil kadar uzak iki deney düzeneği kurdu.約5.5マイル離れたところに 作りました そして 彼は このガリレオの問題を
Pek çok rakip var. Satıkları ürünler ise birbirinden çok farklı.Il est très compétitif, il y a un tas de joueurs il, mais ils ne vendent le même produit.
Pek çok rakip var. Satıkları ürünler ise birbirinden çok farklı.To nie jest konkurencja doskonała, bo firmy rywalizują, ale nie sprzedają identycznego produktu.
Plazma öyle bir durumdur ki, eğer gazları düşünürseniz-ki gazlarda atomlar birbirinden baya uzaktır.El plasma es una situación donde si tomamos gases, recordad que siempre se sitúan lo más alejados posible.
Plazma öyle bir durumdur ki, eğer gazları düşünürseniz-ki gazlarda atomlar birbirinden baya uzaktır.플라즈마는 기체상태로부터 형성되어 그 구조 자체가 굉장히 듬성듬성합니다
Plazma öyle bir durumdur ki, eğer gazları düşünürseniz-ki gazlarda atomlar birbirinden baya uzaktır.Plazma je situace, kde vezmeme plyn, a nezapomeňme, že plynné látky jsou docela daleko od sebe.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.Csak akkor működött, mikor a hélium atomok nagyon távol voltak egymástól.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.De enige manier waarop ze werkte was voor heliumatomen die heel erg ver uit elkaar lagen.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.Det enda sätt den funkade på var när heliumatomerna var väldigt långt från varandra.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.Die einzige Art, wie es funktionierte war, wenn die Heliumatome sehr, sehr weit voneinander entfernt waren.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.헬륨원자들이 서로 아주아주 멀리 떨어져 있을 때만 그 가설로 설명할 수 있었죠.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.La seule condition dans laquelle elle marchait, c'est quand les atomes d'hélium étaient très, très, éloignés.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.L'unico modo in cui funzionava è quando gli atomi di elio erano molto, molto distanti.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.Solamente funcionaba cuando los átomos de helio estaban muy, muy apartados.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.Teori ini bekerja hanya saat atom-atom helium terpisah sangat jauh.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.Trzymała się kupy tylko wtedy, gdy atomy helu były bardzo daleko od siebie.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.Ο μόνος τρόπος που δούλευε ήταν όταν τα άτομα του ηλίου ήταν πολύ,πολύ μακριά.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.Единствено функционираше, когато атомите на хелия бяха много отдалечени.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.Только в случае, когда атомы гелия были очень далеко друг от друга.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.הדרך היחידה שזה עבד הייתה כאשר האטומים של ההליום היו מרוחקים מאוד, מאוד אחד מהשני.
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.لقد كانت صالحة فحسب في حالة كانت ذرات الهيليوم متباعدة جداً
Sadece helyum atomları birbirinden çok ama çok uzakken çalışıyordu.ヘリウム原子同士が とても遠く離れている場合 だけだったのです
Sekiz, kablonun iki ucunu birbirinden ayırın ve plastik koruyucu kısmı çıkarın.Opt: despicaþi în douã capãtul cablului ºi luaþi-i jos înveliºul...
Sekiz, kablonun iki ucunu birbirinden ayırın ve plastik koruyucu kısmı çıkarın.Osiem, rozdzielić przewód na dwa i zdjąć izolację.
Sekiz, kablonun iki ucunu birbirinden ayırın ve plastik koruyucu kısmı çıkarın.Seeeendeeerrrr 8. Kabelende teilen und Schutzmantel abziehen.
Sekiz, kablonun iki ucunu birbirinden ayırın ve plastik koruyucu kısmı çıkarın.Οκτώ, χωρίστε το τέλος του σύρματος στα δύο και βγάλτε το προστατευτικό
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.A vossa sequência e a minha são ligeiramente diferentes.
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.Daarom zien we er anders uit.
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı."Deine Sequenz und meine sind geringfügig unterschiedlich."
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.Secventele tale si ale mele sunt usor diferite.
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.Twoja sekwencja i moja są nieco inne.
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.Urutanmu dan aku akan sedikit berbeda.
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.Vaše sekvence a moje jsou nepatrně odlišné.
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.Votre séquence et la mienne sont légèrement différentes.
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.Η ακολουθία σας και η δική μου είναι λίγο διαφορετική.
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.Вашата последователност и моята леко се различават.
Senin ve benim sahip olduğum dizgeler birbirinden biraz farklı.רצףה די.אנ.איי שלך ושלי שונים במקצת אחד מהשני.