birazı ile cümle
birazı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.És õ eleikbe adá, és evének, és még maradt is belõle, az Úrnak beszéde szerint.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Il mit alors les pains devant eux; et ils mangèrent et en eurent de reste, selon la parole de l`Éternel.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Inderdaad bleef er nog eten over, precies zoals de HERE had gezegd.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Ja hän tarjosi heille; ja he söivät, ja jäi tähteeksikin, Herran sanan mukaan.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.저가 드디어 무리 앞에 베풀었더니 여호와의 말씀과 같이 다 먹고 남았더라
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Lo pose davanti a quelli, che mangiarono, e ne avanzò, secondo la parola del Signore
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Postavi torej prednje, in jedli so in je še ostalo po besedi GOSPODOVI.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Så satte han det frem for dem, og de åt og fikk tilovers efter Herrens ord.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Und er legte es ihnen vor, daß sie aßen; und es blieb noch übrig nach dem Wort des HERRN.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Τοτε εβαλεν εμπροσθεν αυτων, και εφαγον και αφηκαν υπολοιπον, κατα τον λογον του Κυριου.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Он подал им, и они насытились, и еще осталось, по слову Господню.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.Тогава той сложи пред тях, та се нахраниха, и остана излишък, според Господното слово.
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.ויתן לפניהם ויאכלו ויותרו כדבר יהוה׃
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.فجعل امامهم فأكلوا وفضل عنهم حسب قول الرب
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.僕 人 就 擺 在 眾 人 面 前 、 他 們 喫 了 、 果 然 還 剩 下 、 正 如 耶 和 華 所 說 的
Bunun üzerine uşak yiyecekleri halkın önüne koydu. RAB'bin sözü uyarınca halk yedi, birazı da arttı.僕人 就 擺在 眾人 面前 、 他 們喫 了 、 果然 還 剩下 、 正如 耶和華 所 說的
Bu paranın birazını da sen kazan.Allez en chercher un peu.
Bu paranın birazını da sen kazan. Bunu erken yaşta öğendim.그 돈을 좀 가져오면 됩니다. 저는 어릴 때 그것을 배웠지요.
Bu paranın birazını da sen kazan. Bunu erken yaşta öğendim.לכו תמצאו חלק מזה. ולמדתי את זה בגיל צעיר
Bu paranın birazını da sen kazan. Bunu erken yaşta öğendim.فقال هيا لنأخذ من هذا .. لقد تعلمت هذا منذ صغري
Bu paranın birazını da sen kazan. Bunu erken yaşta öğendim.もう1つ 出所を明かさないということも学びました
Bu paranın birazını da sen kazan.Dojeďte si pro nějaké.
Bu paranın birazını da sen kazan.Du-te şi fă rost de o parte din ei.
Bu paranın birazını da sen kazan.Ebből kell kivenni a részünket.
Bu paranın birazını da sen kazan.Gehe und hole dir was davon.
Bu paranın birazını da sen kazan.Hãy kiếm chút đỉnh từ đó.
Bu paranın birazını da sen kazan.Pik daar een graantje van mee.
Bu paranın birazını da sen kazan.Vai a prenderne un po'.
Bu paranın birazını da sen kazan.Ve a buscar algo de eso.
Bu paranın birazını da sen kazan.Vou apanhar algum desse dinheiro.
Bu paranın birazını da sen kazan.Weź trochę.
Bu paranın birazını da sen kazan.Πήγαινε και άρπαξε μερικά από αυτά.
Bu paranın birazını da sen kazan.Иди да вземеш малко от тях.
Bu paranın birazını da sen kazan.Идите и получите их.
Bu paranın birazını da sen kazan.Підіть, одержіть трошки з того.
Bu tüm akşamınızın birazını alabilir sonra BAM!180 градуса се превръща в 60 градуса - удобно за чертане на равностранни триъглъници.
Bu tüm akşamınızın birazını alabilir sonra BAM!180度が60度になります.これは正三角形を作るのに とてもいいです.
Bu tüm akşamınızın birazını alabilir sonra BAM!Це займе якийсь час, а потім БАЦ і готово!
Bu tüm akşamınızın birazını alabilir sonra BAM!也许会多花点儿时间 但是还是能够折出来
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.Acesta este modul în care obţinem o parte din magia lui, băieţi şi fete.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.C'est de cette façon que nous pouvons avoir de la magie à l'intérieur, les filles et les garçons.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.Đó là cách chúng ta bỏ một chút phép thuật vào đó, các cháu ạ.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.Dostarczymy mu trochę magii, dzieci.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.Ecco come gli diamo un po' di magia, ragazzi e ragazze.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.Esa es la forma en que hacemos magia de esto, niños y niñas.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.어린이 여러분, 이렇게 하면 마법이 이 안으로 들어가는 거예요.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.So kommt die Magie da hinein, Jungs und Mädels.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.Итак, девочки и мальчики, магия начинается.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.Това е начинът да вкараме малко от магията в него, момчета и момичета.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.זוהי הדרך שאנו מכניסים חלק מהקסם לתוכו, בנים ובנות.
Çocuklar, böylece sihrin birazını hazırlıyoruz.بهذه الطريقة نحصل على بعض من السحر.
Çok lezzetli. Hiç olmazsa birazını paylaşabilirdin.Ít ra mày cũng phải chia cho tao một ít chứ.
Çok lezzetli. Hiç olmazsa birazını paylaşabilirdin.على الأقل يمكن أن تعرض البعض
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.왜냐하면 저는 페미니즘의 한 부분은 미적인 것, 아름다움을 인정하는 것이라고 생각하거든요. 그런 즐거움도 정말 중요해요.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.là việc chấp nhận rằng tính thẩm mỹ đó, vẻ đẹp đó, niềm vui đó thật sự quan trọng.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.lebo podľa mňa súčasťou práce feminizmu je priznať, že na estetike, na kráse a na zábave záleží.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.- це визнати, що естетика, що краса, що веселощі мають значення.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.בגלל שלדעתי חלש מעבודת הפמיניזם היא להודות שאסתטיקה, שיופי, שכיף עושה את ההבדל.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.وذلك لأن الحركة النسوية جزء منها قائم على الاعتراف بالجماليات .. بالرونق ان المتعة .. مهمة ..
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.美しさや楽しむことは重要だと認めることも フェミニズムの1つの役割だと。 近代における政治的運動では、文化的なかっこよさが
İlgili Sayfalar