birayı ile cümle

birayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen gazı kaçmadan önce birayı iç.Please drink the beer before it goes flat.
Bense birayı viskiye tercih ederim.As for me, I prefer beer to whisky.
O, birayı bitirdi ve bir tane daha ısmarladı.He finished the beer and ordered another.
O, birayı şaraba tercih eder.She prefers beer to wine.
Birayı bıraktım.I've quit drinking beer.
Son şişe birayı içmemeliydim.I shouldn't have drunk that last bottle of beer.
Tom ne birayı ne de şarabı sever.Tom doesn't like either beer or wine.
Birayı buraya ver.Pass the beer over here.
O gerçekten birayı ve her gün sarhoş olmayı seviyor.He really loves beer and gets drunk every day.
Birayı o kadar da sevmiyorum.I don't like beer that much.
Birayı seviyorum.I like beer.
Tom birayı açmadı.Tom didn't open the beer.
Tom Mary'nin içtiği kadar çok birayı iki kez içti.Tom drank twice as much beer as Mary did.
Tom'un herhangi bir birayı içmesi oldukça olası değil.It's highly unlikely that Tom will drink any beer.
Tom birayı içmeyi sever.Tom likes to drink beer.
Tom birayı açtı.Tom opened the beer.
Birayı getireceğim.I'll bring the beer.
Bu birayı bitirir bitirmez gitmeyi planlıyorum.I plan to leave as soon as I finish this beer.
Tom kalan birayı lavaboya döktü.Tom poured the remaining beer into the sink.
Tom birayı bir dikişte içti.Tom drank the beer in one gulp.
Ben birayı çok fazla sevmiyorum.I don't like beer too much.
Bu birayı içelim.Let's drink this beer.
Bir sonraki birayı Tom alsın.Let Tom buy the next beer.
Tom'un birayı sevip sevmediğini merak ediyorum.I wonder if Tom likes beer.
Birayı unutmayalım.Let's not forget the beer.
Bir sonraki birayı onun ısmarlamasına izin ver.Let him buy the next beer.
Bir sonraki birayı o ısmarlasın.Let her buy the next beer.
Birayı sevmiyorum.I don't like beer.
Tom birayı sevmediğini söyledi.Tom said he didn't like beer.
Bütün birayı ben kendim içtim.I myself drank all the beer.
Onlar birayı şişeledi.They bottled the beer.
Bu birayı lıkır lıkır içmemi izle.Watch me chug this beer.
Greta birayı tek yudumda içti.Greta downed the beer in one gulp.
Tom ne birayı ne de şarabı seviyor.Tom likes neither beer nor wine.
Birayı açmadım.I didn't open the beer.
Tom'un birayı sevdiğini biliyorsun.You know Tom likes beer.
Birayı üreten ve servis eden kişileri kutlamak.To celebrate those responsible for brewing and serving beer.
Birinci patent, birayı vermek için karbon dioksit kullanmak için bir azaltma cihazı için alındı.The first patent was taken out for a reduction device for using carbon dioxide to dispense beer.
Yani sürekli bu birayı idrarla atmam lazım.So that beer keeps flushing.
Makedon kasabası birayı kutladıMacedonian town celebrates beer
"Elinizdeki herhangi başka bir birayı verin!"Bring me any other beer you've got!
Alman göçmenler bira fabrikaları kurmuşlar ve birayı yaygın bir içecek haline getirmişlerdir.Deutsche Einwanderer eröffneten Brauereien und machten Bier als Getränk populär.
Çünkü hiçbir bira üreticisi bu sıradışı birayı üretmek istemiyordu.Außerhalb der Färöer war dieses Bier nicht erhältlich.
Ninkasi, Sümer mitolojisinde birayı bulan tanrıça.Ninkasi est la déesse de la bière dans la mythologie sumérienne.
O, birayı şaraba tercih eder.Ella prefiere la cerveza al vino.
Son şişe birayı içmemeliydim.No debería haberme bebido la última botella de cerveza.
Birayı getireceğim.Traeré la cerveza.
Tom birayı açtı.Tom abrió la cerveza.
Çünkü hiçbir bira üreticisi bu sıradışı birayı üretmek istemiyordu.Este honor solo lo habían obtenido las productoras de cerveza nunca un personaje famoso.
Tom'un birayı sevip sevmediğini merak ediyorum.Mi chiedo se a Tom piaccia la birra.
Tom ne birayı ne de şarabı sever.Том не любит ни пива, ни вина.
Alman göçmenler bira fabrikaları kurmuşlar ve birayı yaygın bir içecek haline getirmişlerdir.Немцам они посылают бутылку пива, чтобы их раздразнить.
Best, yanına düşen birayı içip kutuyu taraftarlara doğru kaldırdı.Купив ящик пива, он направился туда.
Çünkü hiçbir bira üreticisi bu sıradışı birayı üretmek istemiyordu.Entretanto, nenhum dos três tinham qualquer experiência na fabricação de cervejas.
Birinci patent, birayı vermek için karbon dioksit kullanmak için bir azaltma cihazı için alındı.Het eerste patent was voor een reduceertoestel voor koolzuur voor het tappen van bier.
Moe'nun Barı'nda satılan bu birayı Homer ve arkadaşları içer.Homer är på Moe's och hyllar alkoholen tillsammans med sina vänner.
Birayı seviyorum.Мені подобається пиво.
Best, yanına düşen birayı içip kutuyu taraftarlara doğru kaldırdı.Ten prý tolik holdoval pivu, že se stal jeho patronem.
Çünkü hiçbir bira üreticisi bu sıradışı birayı üretmek istemiyordu.Heidän mielestään Norjasta ei saanut kunnon olutta, mikä johti oman panimon perustamiseen.
Birayı üreten ve servis eden kişileri kutlamak.Τους αρέσει η μπύρα, την οποία παρασκευάζουν από το μέλι.
İlgili Sayfalar