bir ile cümle

bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Birçok zorluklarla karşı karşıyayız.We are faced with many difficulties.
Herhangi bir açıklama yapılmadan kovulduk.We were ordered away without any explanation.
Biz nihai bir karar aldık.We've made a final decision.
Konuyu birbirimizle tartıştık.We discussed the matter with each other.
Biz konuyu eğitimsel bir bakış açısından tartıştık.We discussed the matter from an educational point of view.
En kısa sürede kötü bir alışkanlığa son vermem gerekiyor.We must put an end to a bad habit as soon as possible.
En iyi ihtimalle sadece küçük bir kar için umut edebiliriz.At best we can only hope for a small profit.
Bu konuları bir bütün olarak düşünmeliyiz.We must consider these matters as a whole.
Perdenin arkasında gizli bir kapı bulduk.We found out a secret door behind the curtain.
Bildiğimiz gibi dil bir insan icadıdır.Language as we know is a human invention.
Bizim kaçışımız bir mucizeden başka bir şey değildi.Our escape was nothing short of a miracle.
Bizim kaçışımız tam anlamıyla bir mucizeydi.Our escape was nothing short of a miracle.
Bizim kaçışımız mucizeden başka bir şey değildi.Our escape was nothing short of a miracle.
Öğretmenimiz kelimenin tam anlamıyla bir beyefendi.Our teacher is a gentleman in the true sense of the word.
Bizim nesil bir sürü değişilik gördü.Our generation has seen a lot of changes.
Dünyamız yalnızca evrenin küçük bir parçasıdır.Our world is only a small part of the universe.
Bize iyi ders vermesinin dışında Dünyada bir şey yok.There is nothing in the world but teaches us some good lesson.
Bildiğimiz anlamda dil, bir insan icadıdır.Language, as we know it, is a human invention.
O, elinde olmadan biraz ürperdi.He shivered a little in spite of himself.
Ben kötü bir soğuk almışım.I've caught a bad cold.
Her ay on dolar biriktirdim.I put away 10 dollars each month.
Onun masum olduğuna dair sıkı bir inancım var.I have a firm belief in his innocence.
Japoncayı çok iyi konuşan bir Amerikalı kız tanıyorum.I know an American girl who speaks Japanese very well.
Kahvaltıdan sonra biraz iş yaptım ve dışarı çıktım.I did some work after breakfast and went out.
Üçüncü bir taraf olarak pozisyon almaya niyetliyim.I intend to take my position as a third party.
Kiralık bir ev arıyorum.I am looking for a house to rent.
Ben haftada bir kez yüzerim.I swim once a week.
Bir başvuru formu yazdım.I wrote off for an application form.
Bir eş ve çocuk istiyorum ve bu nedenle bana bir ev lazım.I want a wife and children, and so I need a house.
Benim bir kedim ve bir köpeğim var.I have a cat and a dog.
Ben sizinle birlikte gitmek istiyorum.I want to go with you.
Geçen yıl birinci sınıf öğrencisiydim.I was a first year student last year.
Onun aleyhinde söyleyecek bir şeyim yok.I have nothing to say against it.
Bu konu ile bir ilgim yok.I have nothing to do with the affair.
Ben Judy'ye bir mektup yazacağım.I will write Judy a letter.
Onun teklifini reddetmekten başka elimden bir şey gelmedi.I couldn't help but turn down his offer.
Ben, Oxford Üniversitesi'nde bir öğrenciyim.I am a student at Oxford University.
Kelebekleri bir fileyle yakaladım.I captured butterflies with a net.
Benim çok iyi bir sözlüğüm yok.I haven't a very good dictionary.
Üç kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.I'd like to reserve a table for three.
İki yılda ilk kez bir film izledim.I saw a movie for the first time in two years.
Amcamın cadde boyunca bir mağazası var.My uncle has a store along the street.
Evim bir tepe üzerinde bulunur.My house stands on a hill.
Evim buradan sadece bir mildir.My house is only a mile from here.
Babası ünlü bir piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose father is a famous pianist.
Böyle yapmak için özel bir nedenim yok.I have no particular reason to do so.
Yapacak bir sürü işim var.I have a lot of work to do.
Yarın bir matematik dersimiz olacak.We will have a math class tomorrow.
Biz bu arada birkaç nehir geçtik.We crossed several rivers on the way.
Biz yıllardır birbirimizi tanıyoruz.We have known each other for many years now.
Hayatta derece yapmak için hepimiz çok çalışırız fakat sadece birkaç kişi başarır.We all try hard to make the grade in life, but only a few succeed.
Hepimiz bazen bir aptal gibi davranırız.We all make fools of ourselves at times.
Zamanında oraya ulaşmak için bir taksiye bindik.We took a taxi so as to reach there on time.
Birkaç bardak getireceğim.I'll get some glasses.
Sadece bir yıldan beri evliyim.It is just a year since I got married.
Evlendiğimden beri sadece bir yıl oldu.It is just a year since I got married.
İstediğimiz şey bir arabaya sahip olmaktı.It is the car that we have wanted.
Birkaç sözcük, bir erkeğin gerçek karakterine ihanet edebilir.A few words may betray a man's true character.
En küçük hata ölümcül bir felakete götürebilir.The slightest mistake may lead to a fatal disaster.
Bir kenara konulmuş biraz parası var.She has a little money put aside.

İlgili Sayfalar