3 g, 30 metre/saniyekare kadar birşey yapar, bu ondan fazla.3G by bylo zhruba 30 metrů za sekundu na druhou, tohle je víc než to.
3 g, 30 metre/saniyekare kadar birşey yapar, bu ondan fazla.כ-30 מטר לשניה בריבוע, ואף יותר.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.이 페이지엔 그가 만든 45개의 분자가 적혀 있는데, 백난나무 혹은 백단향이 나는 물질을 찾고 있지요.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.45 molekulát készít, és szantálfát keres, szantálfa-illatú vegyületet.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.El face 45 de molecule şi caută lemn de santal, ceva ce miroase a santal.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Er macht 45 Moleküle und versucht Sandelholz zu finden irgendwas, das wie Sandelholz riecht.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Hace 45 moléculas, y está buscando sándalo, algo que huela a sándalo.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Hij maakt 45 moleculen en hij zoekt sandelhout, iets wat ruikt naar sandelhout.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Ông đang tạo 45 phân tử và tìm kiếm một mùi hương của gỗ đàn hương.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Sta producendo 45 molecole, e sta cercando il sandalo, qualcosa che profumi di sandalo
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Tworzy 45 cząsteczek i szuka zapachu drzewa sandałowego,
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Φτιάχνει 45 μόρια, και ψάχνει για σανδαλόξυλο, κάτι που να μυρίζει σαν σανδαλόξυλο.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Он составляет 45 молекул и ищет сандаловое дерево, что-либо, пахнущее сандаловым деревом.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.Той прави 45 молекули и търси сандалово дърво, нещо, което мирише на сандалово дърво.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.הוא יוצר 45 מולקולות, והוא מחפש אלגום, משהו שמריח כמו אלגום.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.انه يكون 45 جزيئا و هو يبحث عن الصندل، شيء له رائحة الصندل.
45 molekul yapıyor ve bir sandalağaci arıyor, sandalağacı gibi kokan birşeyler.作成しています 白檀はお金になるからです
4x kare eksi 16x artı birşey. ..
4x kare eksi 16x artı birşey. .문제가 묻는 것은.
72 en ideal sayı mı, düşündünüz mü? Benim yaptığım aslında bunun gibi birşey.למעשה, זה כמעט בלתי אפשרי לחשב בראש.
9-bütiltetradekan diye birşey olabilir mi?여러분은 한 번이라도 9-butyltetradecane을 보게 될까요?
9-bütiltetradekan diye birşey olabilir mi?Viděli byste někdy 9-butyltetradekan? Viděli byste to někdy takhle napsané?
9-bütiltetradekan diye birşey olabilir mi?Θα βλέπατε λοιπόν ποτέ ένα 9-βουτυλοδεκατετράνιο;
9-bütiltetradekan diye birşey olabilir mi?Можно ли когда-нибудь увидеть 9-бутилтетрадекан?
9-bütiltetradekan diye birşey olabilir mi?سوف سترى 9-بوتيل تيتراديكان ؟
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Ah, y algo más, como educador, lo único que realmente me preocupa:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:A ještě jedna věc, a jako učitele mě to velmi trápí:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:És még egy dolog, ami oktatóként, igazán zavar:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:아, 한 가지 더 있습니다. 교육자로서 이게 정말 골치 아픈 건데요.
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Oh, encore une chose.
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Oh, und noch etwas, als Lehrer stört mich das besonders:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Oh, và một điều nữa, và như là một nhà giáo dục, đây là điều thực sự khiến tôi phật lòng:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Şi încă ceva, în calitate de pedagog, asta chiar mă deranjează:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Και κάτι ακόμα, ως εκπαιδευτής αυτό που πραγματικά με ενοχλεί είναι ότι:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Есть ещё кое-что, что как преподавателя действительно беспокоит меня.
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:Є ще одна річ, яка турбує мене як педагога.
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:О, и още едно нещо, което като преподавател истински ме тревожи:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:אה, ודבר נוסף, שבתור מחנך, הוא זה שבאמת מטריד אותי:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:أه، بالإضافة إلى شيء آخر، و بصفتي معلم، هذا الشيء يزعجني حقاً:
Aa, bir şey daha, bir eğitimci olarak, bu gerçekten de benim canımı sıkan birşey:それから 教育者として頭が痛いのは 議論を戦争として捉えると
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"A proč něco neudělám?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Beh, perché non fare qualcosa?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Bem, porque não hei de fazer algo?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Bueno, ¿por qué no hago yo algo?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Czemu-by tu czegoś nie zdziałać?"
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Ei bine, de ce nu fac ceva?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"음, 나는 왜 뭔가를 못하고 있지?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Mengapa saya tidak melakukan sesuatu?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Prečo niečo neurobím?"
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Tại sao tôi không làm gì đó nhỉ?"
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Varför gör jag ingenting?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Végülis, miért is nem csinálok valamit?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Waarom niet iets ondernemen?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Warum mache ich nicht irgendetwas?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Γιατί να μην κάνω κάτι;
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"Ами, защо не направя нещо?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"А почему бы мне не сделать что-нибудь еще?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"А чому б мені не зробити що-небудь ще?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?"אז, למה שלא אעשה משהו?
"Acaba neden farklı birşeyler yapmıyorum?حسناً .. لماذا لا اقوم بشيء مفيد ..