birçoğu ile cümle

birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Bon nombre des crustacés étaient morts ou mourants.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Majoritatea animalelor erau moarte sau pe moarte.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Många av djuren var döda eller döende.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Mnohé boli mŕtve alebo umierali.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Mnoho zvířat bylo mrtvých nebo umírajících.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Molti degli animali erano morti o moribondi.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Muchos de estos animales estaban muertos o moribundos.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Muitos dos animais estavam mortos ou a morrer.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Številni izmed njih so bili mrtvi ali pa so umirali. Približno polovica je bila čudne barve.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Suuri osa niistä oli kuollut tai teki kuolemaa.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Veel van de dieren waren dood of stervende.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Viele Tiere waren bereits verendet oder lagen im Sterben.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Wiele zwierząt było martwych lub prawie martwych.
Hayvanların birçoğu ölüydü ya da ölmekteydi.Много от животните са мъртви или умиращи.
Her çocuğun davranışı izlenir ve birçoğu sınavı geçer.Das Verhalten jedes einzelnen Kindes wird beobachtet, und viele bestehen die Prüfung.
Her çocuğun davranışı izlenir ve birçoğu sınavı geçer.Il comportamento di ogni ragazzo viene monitorato, e molti passano il test.
Her çocuğun davranışı izlenir ve birçoğu sınavı geçer.La conducta de cada niño es monitoreada y muchos de ellos aprobarán el examen.
Her çocuğun davranışı izlenir ve birçoğu sınavı geçer.Uppförandet av varje barn övervakas, och många kommer att klara provet.
Her çocuğun davranışı izlenir ve birçoğu sınavı geçer.Zachowanie każdego dziecka jest monitorowane i wiele z nich egzamin zaliczy.
Her çocuğun davranışı izlenir ve birçoğu sınavı geçer.ويتم رصد سلوك كل طفل وينجح الكثير منهم في الاختبار
Hisse motor, Birçoğunuz duymuş 20-30 yıl önce Latin Amerika'da başladı.Actions de vélo , beaucoup d'entre vous ont entendu parler a commencé il ya 20 ou 30 ans en Amérique latine.
İklim değişikliğine karşı en hassas durumda olan ülkelerden birçoğuBon nombre de pays les plus vulnérables au changement climatique sont en
İklim değişikliğine karşı en hassas durumda olan ülkelerden birçoğuMuchos de los países que son más vulnerables al cambio climático están fuera del
İklim değişikliğine karşı en hassas durumda olan ülkelerden birçoğuutanför den europeiska kontinenten, andra är våra direkta grannar (
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.A mnohí z uverivších prichádzali, vyznávali a priznávali svoje skutky.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.A wiele tych, którzy uwierzyli, przychodziło, wyznawając i oznajmując sprawy swoje.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.E muitos dos que haviam crido vinham, confessando e revelando os seus feitos.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.És sokan a hívõk közül eljõnek vala, megvallván és megjelentvén cselekedeteiket.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Ja monet niistä, jotka olivat tulleet uskoon, menivät ja tunnustivat ja ilmoittivat tekonsa.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.믿은 사람들이 많이 와서 자복하여 행한 일을 고하며
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mnogi tudi teh, ki so bili sprejeli vero, so prihajali ter priznavali in razodevali dela svoja.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mnozí pak z věřících přicházeli, vyznávajíce se a zjevujíce skutky své.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Molti di quelli che avevano abbracciato la fede venivano a confessare in pubblico le loro pratiche magich
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Muchos de los que habían creído venían confesando y reconociendo sus prácticas públicamente
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Mulţi din cei ce crezuseră, veneau să mărturisească şi să spună ce făcuseră.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Och många av dem som hade kommit till tro trädde fram och bekände sin synd och omtalade vad de hade gjort.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.og mange af dem, som vare blevne troende, kom og bekendte og fortalte om deres Gerninger.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.og mange av dem som var kommet til troen, kom og bekjente og fortalte om sine gjerninger.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Phần nhiều kẻ đã tin, đến xưng tội và tỏ ra việc mình đã làm.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Phần_nhiều kẻ đã tin , đến xưng_tội và tỏ ra việc mình đã làm .
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Plusieurs de ceux qui avaient cru venaient confesser et déclarer ce qu`ils avaient fait.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Verscheidene christenen bekenden openlijk wat voor verkeerde dingen zij hadden gedaan.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.και πολλοι των πιστευσαντων ηρχοντο εξομολογουμενοι και φανερονοντες τας πραξεις αυτων.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.І многі з вірних приходили, і визнавали, і виявляли учинки свої.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Многие же из уверовавших приходили, исповедуя иоткрывая дела свои.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.Така силно растеше и преодоляваше Господнето учение.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.ורבים מן המאמינים באו ויתודו ויודיעו את אשר עשו׃
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.‎وكان كثيرون من الذين آمنوا يأتون مقرين ومخبرين بافعالهم‎.
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.那 已 經 信 的 、 多 有 人 來 承 認 訴 說 自 己 所 行 的 事
İman edenlerin birçoğu geliyor, yaptıkları kötülükleri itiraf edip anlatıyordu.那 已 經信 的 、 多 有 人 來承認訴說 自己 所 行 的 事
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Et beaucoup de gens le savent que LA a ses problèmes.
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.많은 사람들이 LA가 LA만의 이슈들을 가지고 있다는 것을 알죠.
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Molte persone sanno che L.A. ha i suoi problemi.
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Mucha gente sabe que L.A. tiene sus problemas.
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Mulți știu că L.A. are probleme.
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Och många personer vet att L.A har sina problem.
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Spouta lidí ví, že L.A. má své problémy.
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Und viele Leute wissen, dass L.A. seine Probleme hat.
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Và rất nhiều người biết rằng LA có vấn đề của riêng nó.
İnsanların birçoğu L.A 'ın ...sorunları olduğunu bilir.Veel mensen weten dat L.A. zijn problemen kent.
İlgili Sayfalar