birçoğu ile cümle

birçoğu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Govorijo, seveda špansko, saj je večina izmed njih Španskega porekla.
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Hablan español ya que la mayoría son de ascendencia española.
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Mereka berbahasa Spanyol karena mayoritas adalah keturunan Spanyol
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Mówią oczywiście po hiszpańsku, bo większość z nich ma hiszpańskie pochodzenie
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Ovviamente parlano spagnolo dato che la maggior parte è di discendenza spagnola.
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Pochopiteľne, hovoria španielsky, pretože väčšina obyvateľov je španielskeho pôvodu.
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Sie sprechen spanisch, viele haben spanische Vorfahren.
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Természetesen spanyolul beszélnek, mivel a nagy részük spanyol felmenőkkel rendelkezik.
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Φυσικά μιλούν ισπανικά... δεδομένου ότι οι περισσότεροι απ'αυτούς είναι ισπανικής καταγωγής.
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Говорят испански, тъй като по-голямата част от тях са с испанско потекло."
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.Они, конечно, говорят по-испански, поскольку большинство их потомки испанцев
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.,הם מדברים ספרדית, כמובן .ורובם ככולם ממוצא ספרדי
Elbette İspanyolca konuşurlar, birçoğu İspanyol kökenlidir.実際にはグアテマラの人々の多くは スペイン系ではありません
Elbette ki birçogu diyecektir ki hayvanlarin acisi Yahudilerin, kölelerin çektigi aciyla karsilastirilamaz.למרות שיהיו אלה שיתווכחו שהסבל שהחיות עוברות לא ניתן להשוואה
Elbette ki birçoğu diyecektir ki hayvanların acısı Yahudilerin, kölelerin çektiği acıyla karşılaştırılamaz.Są ludzie, którzy spierają się, że ból zwierząt nie może być porównywany do mordowanych żydów czy niewolników
Elbette ki birçoğu diyecektir ki hayvanların acısı Yahudilerin, kölelerin çektiği acıyla karşılaştırılamaz.ΣΤΡΑΤΟΠΕΔΟ ΣΥΓΚΕΝΤΡΩΣΗΣ ΝΑΖΙ, ΑΟΥΣΒΙΤΣ Μια ομάδα από ζωντανά όντα, αγωνιά μέσα στα χέρια μιας άλλης.
Elbette ki birçoğu diyecektir ki hayvanların acısı Yahudilerin, kölelerin çektiği acıyla karşılaştırılamaz.למרות שיהיו אלה שיתווכחו שהסבל שהחיות עוברות לא ניתן להשוואה
Eminim birçoğumuz daha az şey ile yaşamanın zevkini bir şekilde tatmışızdır.Apuesto que algunos hemos experimentado
Eminim birçoğumuz daha az şey ile yaşamanın zevkini bir şekilde tatmışızdır.Je parie que nous avons vécu à un moment
Eminim birçoğumuz daha az şey ile yaşamanın zevkini bir şekilde tatmışızdır.저는 대부분의 사람들이 한번쯤은 더 적음의 기쁨을 느껴보았을 것이라고 확신합니다.
Eminim birçoğumuz daha az şey ile yaşamanın zevkini bir şekilde tatmışızdır.Scommetto che molti di noi hanno provato, ad un certo punto della loro vita,
Eminim birçoğumuz daha az şey ile yaşamanın zevkini bir şekilde tatmışızdır.Stavím sa, že väčšina z nás v určitom okamihu zažila radosť z toho mať menej:
Eminim birçoğumuz daha az şey ile yaşamanın zevkini bir şekilde tatmışızdır.אני מתערב שרובנו חווינו בנקודה מסויימת את האושר של הפחות:
Eminim birçoğumuz daha az şey ile yaşamanın zevkini bir şekilde tatmışızdır.أراهن أن معظمنا جرب.. متعة الأقل:
Eminim birçoğumuz daha az şey ile yaşamanın zevkini bir şekilde tatmışızdır.幸せを覚えたことがあるはずです 大学の寮の部屋で
Eminim birçoğumuz daha az şey ile yaşamanın zevkini bir şekilde tatmışızdır.我打賭大部分人都曾經有過經歷 少些嘅喜悅:
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Apuesto que muchos de ustedes lo han visto y ni siquiera lo habían notado.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.É a mente subconsciente que repara, e provavelmente é agradável e não sabemos dizer porquê.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Fogadok, hogy önök közül már sokan látták ezt, de sosem jegyezték meg.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Ich wette, viele von Ihnen haben es schon gesehen, aber nie bemerkt.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Ik wed dat veel van jullie het gezien, maar niet opgemerkt hebben.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Je parie que beaucoup d'entre vous l'ont déjà vu et ne l'ont jamais remarqué.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.대부분 그걸 보셨겠지만, 눈치 못 채셨을 수도 있을 겁니다.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Mnoho z vás si toho třeba ani nevšimlo.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Pariez ca multi dintre voi ati vazut acest lucru dar nu l-ati observat.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Saya yakin Anda sering melihatnya tapi tidak memperhatikan.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Scommetto che tanti di voi l'avevano visto senza neppure notarlo.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Założę się, że wielu z was to widziało, ale nigdy nie zwróciło uwagi.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Πάω στοίχημα ότι πολλοί από εσάς το είδατε και ποτέ δεν το προσέξατε.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Впевнений, що багато з вас ніколи не помічали цього.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Обзалагам се, че много от вас са го виждали, но не са забелязали.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.Я уверен, что многие из вас это видели, но не обращали внимания.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.אני מתערב שרבים מכם ראו את זה ולא שמו לב.
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.أراهن أن الكثير منكم رأوها ولم يلاحظوها قط!
Eminim birçoğunuz bunu gordunuz ama hiç dikkatinizi çekmedi.潜在意識は気づいていて
Evet, birçok ilginç şey öğrendim birçoğu hakkında hiçbir fikrim yoktu, ancak zaman içinde öğrendim.Cóż, nauczyłem się wiele interesujących rzeczy o których wcześniej nie miałem pojęcia.
Evet, birçok ilginç şey öğrendim birçoğu hakkında hiçbir fikrim yoktu, ancak zaman içinde öğrendim.저는 재미있는 것들을 많이 배웠습니다 한번에 알 수는 없다는 점과 점점 알게 된다는 것을요
Evet, birçok ilginç şey öğrendim birçoğu hakkında hiçbir fikrim yoktu, ancak zaman içinde öğrendim.ובכן, למדתי הרבה על הרבה דברים מעניינים שלא ידעתי עליהם דבר באותו הזמן, אבל עם הזמן למדתי.
Evet, birçok ilginç şey öğrendim birçoğu hakkında hiçbir fikrim yoktu, ancak zaman içinde öğrendim.حسناً, لقد تعلمت الكثير من الاشياء الممتعة التي لم أكن اعرف عنها شيء, ونشأت لاعرف الكثير عنها.
Evet. Bir kaç unsur var ve birçoğunu yakaladın.Ano, je to mnoho věcí a některé jste trefil.
Evet. Bir kaç unsur var ve birçoğunu yakaladın.Ano, je za tým mnoho vecí, a niektoré ste trafili.
Evet. Bir kaç unsur var ve birçoğunu yakaladın.Oui, il y a plusieurs éléments, et vous en avez mentionné plusieurs.
Evet. Bir kaç unsur var ve birçoğunu yakaladın.Vâng, rất nhiều yếu tố và bạn đã đề cập đến 1 vài trong số đó.
Evet, eminim birçoğunuz da bunu duymuşsunuzdur.Biztos vagyok benne, hogy sokan hallották ezt.
Evet, eminim birçoğunuz da bunu duymuşsunuzdur.Certo, anche molti di voi se lo sono sentiti dire.
Evet, eminim birçoğunuz da bunu duymuşsunuzdur.Da, sunt sigur că şi mulți dintre voi ați auzit asta.
Evet, eminim birçoğunuz da bunu duymuşsunuzdur."ele disse-me que eu não tinha voz". — Muitos de vocês devem ter ouvido o mesmo.
Evet, eminim birçoğunuz da bunu duymuşsunuzdur.Ja, det er jeg sikker på mange af jer også har hørt.
Evet, eminim birçoğunuz da bunu duymuşsunuzdur.Ja, ich bin sicher, einige von Euch haben das gehört.
Evet, eminim birçoğunuz da bunu duymuşsunuzdur.Ja, ik ben er zeker van dat velen van jullie dat ook al gehoord hebben.
İlgili Sayfalar