bir zamanlar ile cümle
bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Evet, bir zamanlar öyleydi.Da, že dolgo je tega.
Evet, bir zamanlar öyleydi.Ja, het is lang geleden.
Evet, bir zamanlar öyleydi.Oui, ça faisait très longtemps.
Evet, bir zamanlar öyleydi.Sė, č da molto che non ci vediamo.
Evet, bir zamanlar öyleydi.Sim, faz muito tempo.
Evet, bir zamanlar öyleydi. Tabi öyleydi!- Sí, ha pasado mucho tiempo. - ¡Mucho realmente!
Evet, bir zamanlar öyleydi.Ναι, πέρασε πολύς καιρός.
Evet, bir zamanlar öyleydi.Да, сколько лет, сколько зим.
Evet, bir zamanlar öyleydi.نعم ، لقد مرت فترة طويلة
Evet. Nerede? Bir zamanlar bodyguard idim.Tu t'en charges maintenant.
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Ahogy egyszer egy csodálatos orvos mondta nekem:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Come ha detto una volta un dottore meraviglioso,
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Comme un merveilleux médecin m'a dit un jour,
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Como um maravilhoso médico me disse uma vez:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Como un maravillo médico me dijo una vez,
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Cum mi-a spus odată un doctor minunat:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Eräs loistava lääkäri sanoi minulle kerran:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Jak mi jednou řekl jeden úžasný doktor:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Jak powiedział mi pewien wspaniały lekarz,
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,아주 훌륭한 의사가 저에게 말했듯이 말이에요.
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Như một vị bác sĩ tuyệt vời từng nói với tôi,
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Seperti yang pernah dikatakan oleh seorang dokter yang luar biasa kepada saya,
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Som en meget vidunderlig læge engang sagde til mig:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Som en mycket underbar läkare en gång sa till mig,
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Wie ein wunderbarer Arzt einmal zu mir sagte:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Zoals een geweldige dokter ooit tegen me zei:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Όπως μου είπε μια φορά ένας υπέροχος γιατρός,
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Един прекрасен доктор ми каза веднъж:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,Как мне сказал однажды замечательный врач:
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,כמו שרופא אחד מופלא אמר לי פעם,
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,كما قال لي طبيب رائع جدا يوما
Harika bir doktorun bana bir zamanlar dediği gibi,「他人の意見でなく
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Anche nel Newfoundland, dove un tempo pescavamo il merluzzo, ora peschiamo solo meduse.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Bahkan di Newfoundland di mana dulunya kita menangkap ikan kod, kini ada peternakan ubur-ubur.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Chiar și în Newfoundland, unde obișnuiam să prindem cod, acum avem o pescărie de meduze.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Incluso en Terra Nova, donde usualmente se pescaba bacalao, ahora tenemos medusas.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Jopa Newfoundlandissa, missä ennen pyysimme turskaa, meillä on nyt meduusakalastamo.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Kể cả ở đảo Newfoundland nơi chúng ta từng bắt cá tuyết giờ đây chúng ta có nền công nghiệp sứa.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.예전에 대구를 어획했던 뉴펀들랜드에서조차 이제 해파리 어장이 있습니다.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Nawet w Nowej Fundlandii, gdzie niegdyś poławiano dorsze, łowi się teraz meduzy.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Selbst in Neufundland, wo Kabeljau gefangen wurde, gibt es jetzt eine Quallenfischerei.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Zelfs in Newfoundland waar we vroeger kabeljauw vingen, vissen we nu op kwallen.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Даже в Ньюфаундленде, где мы ловили треску, мы можем поймать только медуз.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.Дори в Нюфаундленд, където някога сме ловили треска, сега имаме медузен риболов.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.אפילו בניופאונדלנד, שם דגנו פעם דגי בקלה, יש כעת אזור-דיג של מדוזות.
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.وحتى في نيو فاوندلاند حيث اعتدنا على صيد سمك القد نحن الان نصيد قنديل البحر
Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.以前はタラを釣っていたのが 今はクラゲ漁へと変化しました 同じような他の事例として
Hayat standardına gelince, bir zamanlar bilge bir kişi... ..gerekli olmayan şey günahtır demişti.Τώρα καταλαβαίνω, τι εννοούσε ο "μλετ. Είχε βαρεθεί τα κούφια λόγια.
Her ţeyden önce, Darth Vader'a ţefkat duymalý ve onun da bir zamanlar çocuk olduđunu hatýrlamalýyýz."또 다른 영화 "작전명 히틀러한테 파이 던지기" 장면과
Heykelin arkasındaki nina bir zamanlar ünlü Gülistan sinemasıydı.Az épület a szobor mögött valaha a híres Gulistan Cinema Hall volt.
Heykelin arkasındaki nina bir zamanlar ünlü Gülistan sinemasıydı.¿Por qué debo ir y ver imitadores y películas de copiar y pegar?
Heykelin arkasındaki nina bir zamanlar ünlü Gülistan sinemasıydı.Когда-то здание за скульптурой было известным кинотеатром "Gulistan".
Heykelin arkasındaki nina bir zamanlar ünlü Gülistan sinemasıydı.كان المبنى الذي خلف التمثال لسينما غليستون الشهيرة.
İkimiz, sen ve ben, bir zamanlar çok yakındık.Tu si cu mine, tu si cu mine am fost odata atat de apropiati.
İkimiz,sen ve ben, bir zamanlar çok yakındık.Tu si cu mine, tu si cu mine am fost odata atat de apropiati
İkimiz, sen ve ben, bir zamanlar çok yakındık.Tu si eu, tu si eu am fost odata atat de apropiati.
İkimiz, sen ve ben, bir zamanlar çok yakındık.Vous et moi, vous et moi, Un fois que nous sommes été aussi près.
İkimiz,sen ve ben, bir zamanlar çok yakındık.Vous et moi, vous et moi, Un fois que nous sommes été aussi près.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.Az első ember, aki bejött egy nagy tiszt ő egyszer látta beszélt vele apja.
Ilk adam geldi, o bir zamanlar konuşurken görmüştü büyük bir subaydı onun babası.De eerste man die kwam was een grote officier ze ooit had gezien met haar te praten vader.