bir zamanlar ile cümle
bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir zamanlar burada yaşadım. İki yüz yıl önce.Aber ich lebte hier früher mal, vor 2OO Jahren.
Bir zamanlar burada yaşadım. İki yüz yıl önce. Öyle mi?J'ai habité ici il y a deux cents ans.
Bir zamanlar burada yaşadım.Yo viví una vez aquí.
BİR ZAMANLAR... Büyük bir aşk vardı, adı Boy Capel'di.DET VAR EN GÅNG ... den stora kärleken som hette Boy Capel.
Bir zamanlar...Bylo nebylo...
BİR ZAMANLAR...BYLO NEBYLO...
Bir zamanlar...C'era una volta...
BİR ZAMANLAR...C'ERA UNA VOLTA...
Bir zamanlar CHANEL vardı.A fost odată ca niciodată, CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Bylo nebylo, byla jednou značka CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.C'era una volta... CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Der var engang, der var CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Det var en gång CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Egyszer volt, hol nem volt...
Bir zamanlar CHANEL vardı.Érase una vez... CHANEL
Bir zamanlar CHANEL vardı.Er was eens... ... CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Es war einmal ... CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.옛날 옛적에 샤넬이 있었습니다.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Olipa kerran CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Once upon a time có một CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Pred davnimi časi je bil CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Μια φορά κι έναν καιρό υπήρχε η CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.Някога... имало ШАНЕЛ
Bir zamanlar CHANEL vardı.Однажды... CHANEL
Bir zamanlar CHANEL vardı.Одного разу... З'явилася CHANEL.
Bir zamanlar CHANEL vardı.كا يا ما كان أسطورة اسمها شانيل
Bir zamanlar... Coco Chanel ilk defilesinin tarihi olarak uğurlu sayısını seçti.Je Coco Chanel izbrala svojo srečno številko kot datum za prvo modno revijo:
Bir zamanlar... Coco Chanel ilk defilesinin tarihi olarak uğurlu sayısını seçti.Коко Шанел избира щастливото си число за дата на първото и ревю:
Bir zamanlar... Coco Chanel ilk defilesinin tarihi olarak uğurlu sayısını seçti.Коко Шанель вибрала своє щасливе число для першого показу колекції:
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Była sobie raz straszna choroba atakująca dzieci.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.C'era una volta un'orribile malattia che colpiva i bambini.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Cu mult timp în urmă, exista o boală înfiorătoare care afecta copiii.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.En gång för länge sedan, fanns en hemsk sjukdom som drabbade barn.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Era uma vez uma doença medonha que afectava crianças.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Er was eens een vreselijke ziekte die kinderen trof.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Es gab einmal eine furchtbare Krankheit, die Kinder befiel.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Había una vez una enfermedad espantosa que afectaba a los niños.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Il était une fois une maladie redoutable qui affectait les enfants.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.옛날 옛적에 아이들에게 치명적인 병이 있었습니다.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Μια φορά κι έναν καιρό, μια τρομερή ασθένεια έπληττε παιδιά.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Едно време имало ужасна болест, засягаща деца.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.Когда-то в одной стране существовала ужасная болезнь, которой могли заразиться дети.
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.לפני שנים רבות, היה היתה מחלה איומה שפגעה בילדים
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.في يوم من الأيام, كان هناك مرض مفزع يهدد الأطفال
Bir zamanlar, çocukları telef eden berbat bir hastalık varmış.実際 地球上の病気の中で最も重篤なもので
Bir zamanlar çok balık vardı.Alguna vez hubieron muchos peces
Bir zamanlar çok balık vardı.Antigamente havia muito peixe.
Bir zamanlar çok balık vardı.En gång i tiden fanns det mycket fisk.
Bir zamanlar çok balık vardı.Engang var der rigtig mange fisk
Bir zamanlar çok balık vardı.Il fut un temps où il y avait plein de poissons.
Bir zamanlar çok balık vardı.Una volta c'era tantissimo pesce,
Bir zamanlar, çok çok uzaktaki bir gezegendeEn gång i tiden på en planet långt, långt borta
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.C'era una volta una principessa che fischiettava come un usignolo.
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.Einst lebte eine Prinzessi, die wundervoll pfiff.
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.Élt egyszer egy királylány, aki gyönyörűen tudott fütyülni.
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.Era odatǎ o prinţesǎ care fluiera foarte frumos.
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.Er was eens een prinses die prachtig kon fluiten.
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.Había una vez una princesa que silbaba maravillosamente.
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.Il était une fois une princesse qui sifflait merveilleusement.
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.옛날에 아름답게 휘파람을 부는 공주가 있었습니다.