bir zamanlar ile cümle
bir zamanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Había una vez, en la Alemania del s.XIX, el libro.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Il était une fois au 19ème siècle en Allemagne, le livre.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Kde bolo, tam bolo, v 19. storočí v Nemecku, bola jedna kniha.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Ngày xửa ngày xưa hồi thế kỷ 19 ở nước Đức, chỉ có sách.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Olipa kerran kirja 1800-luvun Saksassa.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Pada suatu ketika di abad ke-19 di Jerman, ada buku.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Pred davnimi, davnimi časi, v Nemčiji 19. stoletja je bila knjiga.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Μια φορά κι έναν καιρό στη Γερμανία του 19ου αιώνα, υπήρχε το βιβλίο.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Давним-давно, у 19 столітті в Німеччині, була собі книга.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Давным-давно, в 19-м веке в Германии, была Книга.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.Имало едно време през 19-и век в Германия, една книга.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.לפני הרבה שנים במאה ה19 בגרמניה, היה הספר.
Bir zamanlar 19. yy Almanya'sında bir kitap vardı.كان يا ما كان في ألمانيا القرن ال19، كان هناك الكتاب.
BİR ZAMANLAR...5人の子供を見捨てた 父親がいました
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanA fost odată ca niciodată ...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanBylo nebylo...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanC'era una volta...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanDer var engang...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanEgyszer volt, hol nem volt...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanElla que había querido tanto, ahora sólo quería trabajar. Érase una vez...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanEr was eens... ...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanEs war einmal ...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olan옛날 옛적
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olan Matmazel Chanel, işe gitmek için yolun karşısına geçti.Det var en gång ... fröken Chanel, nu över 80 år gammal, går över vägen på väg till arbetet.
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olan Matmazel Chanel, işe gitmek için yolun karşısına geçti.Мадемуазель Шанель, у віці більше 80 років, потрібно було перейти дорогу, щоб потрапити на роботу.
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanOlipa kerran...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanOnce upon a time...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanPred davnimi časi ...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanΜια φορά κι έναν καιρό...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanНякога...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olanОднажды...
Bir zamanlar... 80 yaşını geçmiş olan...كان يا ما كان الآنسة شانيل
BİR ZAMANLAR... Abbey de Aubazine manastırının duvarları ardında,НЯКОГА... съществувало едно сиропиталище зад стените на един метох:
Bir zamanlar...A fost odată ca niciodată ...
Bir zamanlar...A fost odată ca niciodată...
BİR ZAMANLAR...A FOST ODATĂ CA NICIODATĂ ...
Bir zamanlar...America a descoperit și a îmbrățișat curând stilul Chanel.
BİR ZAMANLAR... Aniden sona eren bir aşk hikayesi vardı.ER WAS EENS... ... een liefdesverhaal dat abrupt werd afgebroken.
Bir zamanlar... Anında bir klasiğe dönüşen Chanel takım her yerdeydi; büyük şehirlerde ve sinemalardaydı,Някога... превърнал се на мига в класика, костюмът Шанел е навсякъде.
Bir zamanlar... Anında bir klasiğe dönüşen Chanel takım her yerdeydi; büyük şehirlerde ve sinemalardaydı,Однажды... костюм Chanel полюбился как обычным женщинам, так и звездам кино.
Bir zamanlar... Aristokrasinin de ötesinde bir lükse ve İngiliz zarafetine sahip bir centilmen vardı:Det var en gång ... en gentleman med engelsk elegans,
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.A fost odată un om numit Arhimede.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Był sobie kiedyś człowiek o imieniu Archimedes.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.C'era una volta un uomo chiamato Archimede.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Era uma vez um sujeito chamado Arquimedes.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Es war einmal ein Mann namens Archimedes.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Había una vez un tipo llamado Arquímedes.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Il était une fois un homme appelé Archimède.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.옛날에 아르키메데스라는 학자가 있었습니다.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Xưa có một chàng thanh niên tên Archimedes.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Ζούσε κάποτε ένας τύπος, ο Αρχιμήδης.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Був собі чоловік по імені Архімед.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Жил-был Архимед.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.Навремето имало човек на име Архимед.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.פעם היה בחור בשם ארכימדס.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.ذات مرة كان هناك شخص يدعى أرخميدس.
Bir zamanlar Arşimet adında bir adam vardı.彼は紀元前287年にシチリア島の シラクサという街に生まれました
Bir zamanlar avcı olduğumuz doğru, ancak aynı zamanda av da olduk.É verdade que um dia fomos caçadores, mas também fomos os caçados.
Bir zamanlar avcı olduğumuz doğru, ancak aynı zamanda av da olduk.È vero che una volta eravamo cacciatori, ma eravamo anche prede.
Bir zamanlar avcı olduğumuz doğru, ancak aynı zamanda av da olduk.인간은 한때 사냥꾼이었지만 사냥의 목표물이 되기도 했습니다.