bir zaman ile cümle
bir zaman kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Birisi baskı olmadan düşünmek. Bu üzerinde tam şu sıralar çalıştığımız -sağlam bir zamana kadar- bir proje.Egy kultúráról szóló könyv, és amint látják, a kultúra gyors ütemben sodródik körbe-körbe.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.북극곰이 털코트를 진화시키는 데에는 수천 세대, 아마 10만 년 정도가 걸릴 것입니다.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Để tiến hóa bộ lông, một con gấu Bắc cực cần hàng ngàn thế hệ, có lẽ là 100 000 năm.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Ein Eisbär braucht, um einen Pelz zu entwickeln, tausende Generationen, vielleicht hunderttausend Jahre.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.L'orso polare, per sviluppare la pelliccia, ci mettera' migliaia di generazioni, forse 100.000 anni.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Niedźwiedź polarny otrzymał swoje futro po upływie tysięcy pokoleń, może 100 tysięcy lat.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Om en isbjörn ska utveckla päls, så tar det tusentals generationer, kanske 100,000 år.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Opdat een ijsbeer een pelsmantel zou ontwikkelen, zal het duizenden generaties duren, misschien 100.000 jaar.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Pentru ca un urs polar sa dezvolte blana e nevoie de mii de generatii, poate 100.000 de ani.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Polarni medved bo za razvoj kožuha potreboval na tisoče generacij, mogoče 100.000 let.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Um urso polar, para desenvolver uma pelagem, leva milhares de gerações, talvez 100 000 anos.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Un oso polar, para desarrollar el pelaje, tardará miles de generaciones, tal vez 100.000 años.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Un ours polaire, pour se doter de sa fourrure, a mis des milliers de générations, peut-être 100.000 ans.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Vytvořit si kožich polárnímu medvědovi zabere tisíce generací, možná 100 000 let.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Белому медведю для эволюции шерстяного покрова потребуются тысячи поколений, возможно, 100 тысяч лет.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.Еволюція шерстяного покрову у полярного ведмедя триватиме тисячі поколінь, можливо 100.000 років.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.За да еволюира козината на една полярна мечка, ще са нужни хиляди поколения, може би 100 000 години.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.דוב קוטב, כדי לפתח פרווה, יזדקק לאלפי דורות, ואולי 100,000 שנים.
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.حيث لكي يطور الدب القطبي معطفاً سيستغرق ذلك منه الالاف من الاجيال ربما 100 الف عام
Bir kutup ayısının kürk sahibi olması binlerce nesil, hatta 100 bin yıllık bir zamanda meydana gelir.数千世代もかかるでしょう おそらく10万年 人間の子供ならば
Bir milyar yıl uzun bir zaman.Mil milhões de anos é muito tempo.
Bir milyar yıl uzun bir zaman.Mil millones de años es mucho tiempo.
Bir milyar yıl uzun bir zaman.Un miliardo di anni è un periodo molto lungo.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.A tento pohyb převádíme na druhou ruku, ale s prodlevou.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.A tento pohyb vykonávame na druhú ruku, ale s oneskorením.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.E lo replichiamo dall'altra parte con un certo ritardo.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Fac același lucru cu cealaltă mână, cu o oarecare întârziere.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.그리고 이것을 시간적 격차를 두고 다른 손으로 반복했죠.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Megismételjük ezt a másik kézzel is egy kis időbeli eltéréssel.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Nous refaisons ça sur l'autre main avec un délai temporel.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Odtwarzamy to drugiej ręce z opóźnieniem czasowym.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Repetimos eso con el otro brazo con una demora.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Repetimos isso com a outra mão com um certo atraso.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Und wir übertragen das mit Zeitverzug auf die andere Hand.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.We herhalen dat voor de andere hand met een vertraging.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Επαναλαμβάνουμε στο άλλο χέρι με λίγη καθυστέρηση.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.И после повтаряме това на другата ръка със забавяне.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.І ми повторим для іншої сторони, з тимчасовою затримкою.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.Мы повторяем это с другой рукой через некоторое время.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.ואנו משחזרים את התנועה על גבי היד השניה באיחור של זמן.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.ونقوم بتكرار ذلك مع اليد الأخرى مع تأخير في الوقت.
Bir zaman aralığından sonra bunu diğer kolla da yaptırdık.全く遅延がない状態 つまり
Bir zaman, bir şekilde, bir yerde.Valamikor, valahogy, valahol.
Bir zamandaki tüm durumlar verilince, kainatın evrimini belirleyen맥스웰 방정식이나 일반 상대성 이론과 같이 특정 시간에 우주 전역에서 조건이 주어지면
Bir zamandaki tüm durumlar verilince, kainatın evrimini belirleyenכמו משוואות מקסוול ותורת היחסות הכללית, שהגדירו את האבולוציה של היקום,
Bir zamandaki tüm durumlar verilince, kainatın evrimini belirleyenمثل معادلات ماكسويل والنظرية النسبية والتي حددت تطور الكون,
Bir zamandaki tüm durumlar verilince, kainatın evrimini belirleyen特定の時点で 宇宙全域での条件が与えられれば その法則によって宇宙の進化が決定されている
Bir zaman gelecek, belki sonra, geriye bakacak ve şöyle düşüneceksin:Eljön majd az idő, talán később, amikor visszatekintesz és azt gondolod:
Bir zaman gelecek, belki sonra, geriye bakacak ve şöyle düşüneceksin:Llegará un día, quizás más tarde, que mirarás atrás y pensarás,
Bir zaman gelecek, belki sonra, geriye bakacak ve şöyle düşüneceksin:Viendra un moment, peut-être plus tard, où vous regarderez en arrière, vous vous direz :
Bir zaman gelecek bu tür şeylerin bir hiç olduğunu göreceksin, takmaya değmez.Egyébként az elme csak duruzsol tovább, és te azonnal ugrasz. Lehet ez ennyire egyszerű?
Bir zaman gelecek bu tür şeylerin bir hiç olduğunu göreceksin, takmaya değmez.Přijde čas, kdy poznáte, že tyto věci nejsou nic, nic důležitého.
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --Egyszer amikor Nova Scotiába mentünk, hogy teljes napfogyatkozást lássunk --
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --Kiedyś w Nowej Szkocji, gdy pojechaliśmy na całkowite zaćmienie słońca...
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --언젠가 노바 스코샤에서 개기일식을 보러갔을 때...
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --פעם אחת בנובה סקוטיה הלכנו לראות ליקוי חמה מלא
Bir zaman Nova Scotia'ya, tam güneş tutulmasını izlemeye gittik --في مرة من المرات في نوفا سكوشا عندما ذهبنا لنشاهد كسوف كلي للشمس --
Bir zaman seçmediniz. Ayarlar penceresine gidin ve zaman seçin.Du valde inte något tempus. Gå till inställningsdialogrutan och välj några tempus.
Bir zaman seçmediniz. Ayarlar penceresine gidin ve zaman seçin.Não seleccionou um tempo. Vá à janela de configuração e seleccione aí alguns tempos.
Bir zaman seçmediniz. Ayarlar penceresine gidin ve zaman seçin.Nie wybrano czasu. Idź do okna dialogowego ustawień i wybierz tam pasujące czasy.