bir yol ile cümle

bir yol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.I hledali přední kněží a zákoníci, kterak by jej vyhladili; ale obávali se lidu.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.In višji duhovniki in pismarji so gledali, kako bi ga umorili; bali so se namreč ljudstva.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.I szukali przedniejsi kapłani i nauczeni w Piśmie, jakoby go zabili; ale się bali ludu.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Ja ylipapit ja kirjanoppineet miettivät, kuinka saisivat hänet surmatuksi; sillä he pelkäsivät kansaa.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.대제사장들과 서기관들이 예수를 무슨 방책으로 죽일꼬 연구하니 이는 저희가 백성을 두려워함이더라
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Los principales sacerdotes y los escribas estaban buscando cómo eliminarle, pues temían al pueblo
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Og Ypperstepræsterne og de skriftkloge søgte, hvorledes de kunde slå ham ihjel; thi de frygtede for Folket.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.og yppersteprestene og de skriftlærde søkte råd til å få ryddet ham av veien; for de fryktet for folket.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Preoţii cei mai de seamă şi cărturarii căutau un mijloc cum să omoare pe Isus; căci se temeau de norod.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Und die Hohenpriester und Schriftgelehrten trachteten, wie sie ihn töteten; und fürchteten sich vor dem Volk.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.Και εζητουν οι αρχιερεις και οι γραμματεις το πως να θανατωσωσιν αυτον διοτι φοβουντο τον λαον.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.и искали первосвященники и книжники, как бы погубитьЕго, потому что боялись народа.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.І шукали архиєреї та письменники, як би погубити Його; боялись бо народу.
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.והכהנים הגדולים והסופרים מבקשים איך יהרגהו כי יראו מפני העם׃
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.وكان رؤساء الكهنة والكتبة يطلبون كيف يقتلونه. لانهم خافوا الشعب
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.祭 司 長 和 文 士 、 想 法 子 怎 麼 纔 能 殺 害 耶 穌 . 是 因 他 們 懼 怕 百 姓
Başkâhinlerle din bilginleri İsayı ortadan kaldırmak için bir yol arıyor, ama halktan korkuyorlardı.祭司 長和 文士 、 想法子 怎 麼纔 能 殺害 耶穌 . 是 因 他 們懼 怕 百姓
Başkan Bush, çok farklı bir zamanda, çok farklı bir yol seyretti.Und Präsident Bush hat eine sehr unterschiedliche
Başlamak için harika bir yol.Ce mod măreţ de a începe.
Başlamak için harika bir yol.Che bel modo di cominciare.
Başlamak için harika bir yol.Eine tolle Art, anzufangen.
Başlamak için harika bir yol.Hvilken en fantastisk måde at starte på.
Başlamak için harika bir yol.Milyen remek kezdés.
Başlamak için harika bir yol.Que gran manera de comenzar.
Başlamak için harika bir yol.Quelle belle façon de commencer.
Başlamak için harika bir yol.Świetny początek.
Başlamak için harika bir yol.Úžasný způsob jak začít.
Başlamak için harika bir yol.Wat een mooie start.
Başlamak için harika bir yol.Какъв страхотен начин да започнеш.
Başlamak için harika bir yol.Отличное начало.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Am gasit, deci, o ruta de la punctul de plecare la obiectiv.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Jetzt haben wir einen Pfad vom Start zum Ziel gefunden.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Maintenant nous avons trouvé un chemin du départ jusqu'au but.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Našli jsme cestu z počátečního stavu do cíle.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Našli sme cestu z počiatočného stavu do cieľa.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Nu har vi fundet en sti fra start til mål.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Nu har vi hittat en stig från start till mål.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Odnaleźliśmy ścieżkę od stanu początkowego do celu.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Ora abbiamo trovato un percorso dalla partenza al goal.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.Мы нашли путь от начала к цели.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.עכשיו מצאנו את המסלול מההתחלה אל המטרה.
Başlangıçtan hedefe bir yol bulmuş olduk.ですが探索を意図的に ゴールへ向けたわけではありません
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.A Bayes poukázal na matematický způsob, kterým by to šlo provést.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Amit Bayes mutatott az egy matematikai módszer, amivel ezt meg lehet csinálni.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Bayes je pokazal matematični način, kako bi bilo to izvedljivo.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.또한 Bayes 씨가 제시한 것은 여러분도 할 수 있는 수학적인 방법입니다.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Bayes liet ons een wiskundige manier zien om dit aan te pakken.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Bayes nám ukázal matematický spôsob, ako to urobiť.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Dan apa yang Bayes tunjukkan adalah sebuah cara matematika bahwa anda dapat melakukan hal itu.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Det som Bayes visade var att det finns ett matematiskt sätt att göra detta på.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Điều mà Bayes chỉ ra đó là một cách máy móc, chúng ta có thể thực hiện được.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.E quello che Bayes mostrò fu uno strumento matematico per fare tutto ciò.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Et ce que Bayes à montré était un moyen mathématique permettant de faire cela.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Iar ceea ce Bayes ne-a lasat este un model matematic de a face toate aceste lucruri.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.I Bayes pokazał matematyczny sposób na zrobienie tego.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Og Bayes fremsatte en matematisk metode til at gøre det.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Und Bayes zeigte einen mathematischen Weg auf, wie man das tun könnte.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Y Bayes demostró un procedimiento matemático para hacerlo.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Αυτό που έδειξε ο Μπέϊς, ήταν ένας μαθηματικός τρόπος που θα μπορούσε να γίνει αυτό.
Bayes'in yaptığı bunu yapabileceğiniz bir matematiksel bir yol göstermekti.Байес показал этот путь математически.

İlgili Sayfalar