bir yol ile cümle

bir yol kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Aber, ganz ehrlich, in dieser Frage gibt es keine andere Straße.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ale, tak szczerze, w tej sprawie, nie widzę innej drogi.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ale, úprimne povedané, pri tejto zaležitosti, to jednoducho nejde.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ale upřímně tady není jiná cesta.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ampak, odkrito povedano, glede tega vprašanja drugačna pot ne obstaja.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Dar, ca să fiu sincer, în acest caz, nu există o altă modalitate de a-l aborda.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ezt illetően azonban komolyan nincs más lehetőség előttem.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.하지만 솔직히 말해서, 이 문제에 관해서는 다른 방도가 없습니다.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Maar eigenlijk is er voor dit probleem geen andere weg mogelijk.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Ma, francamente, riguardo questo problema, non c'è altra strada.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Mais très franchement, sur cette question, il n'y a pas d'autre attitude possible.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Mas, francamente, neste assunto, não há outro caminho.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Men helt ærligt, ved denne sag er der ingen anden vej.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Men, helt ärligt, i det här fallet, så finns ingen annan väg.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Nhưng thật sự là, về vấn nạn này thì không có con đường nào khác.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Pero, francamente, en este asunto, no hay otro camino.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Tetapi, sejujurnya, pada isu ini, tidak ada jalan lain.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Αλλά, σε αυτό το θέμα, δεν υπάρχει άλλος δρόμος.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Але, чесно кажучи, щодо цього питання, немає інших шляхів.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.Но, честно казано, по този въпрос няма друг път.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.אך, למען האמת, בנוגע לנושא זה, אין דרך אחרת.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.لكن، بكل صراحة، في هذه القضية، ليس هناك طريق آخر.
Ama dürüst olmak gerekirse bu konuda başka bir yol yok.他の道は無いのです 誰が本当に金融危機の代償を支払っているかを忘れないでください
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.Du inspirerede mig. Jeg tænkte, måske er der andre måder.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.E tu inspiraste-me. Olhei para ti, e pensei: Ele conseguiu.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.E tu veramente mi hai ispirato. Osservandoti, ho pensato, ecco, lui ce l'ha fatta, magari c'è un altro modo.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.회장님을 뵙고서, 이렇게 각자 자신만의 방식으로 성취를 이룰 수 있다는 생각을 하게 됐습니다.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.Sie haben mich inspiriert. Ich sah Sie und dachte: "Er hat es geschafft.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.Si tu chiar m-ai inspirat. M-am uitat la tine, m-am gandit ei bine, a reusit, poate exista si alt mod.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.Ty mnie zainspirowałeś. Pomyślałem "Jemu się udało, może jest inny sposób?".
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.Y realmente tú me inspiraste. Te miré, y pensé, bueno, el lo ha logrado, quizás hay una manera distinta.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.Вы меня вдохновили. Я смотрел на Вас и думал: "Вот человек добился успеха.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.И всъщност ти ме вдъхнови. Гледах те и си мислех, щом той е успял, значи има и друг начин.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.І Ви власне надихнули мене. Я дивився на Вас і думав, ну, він це зробив, можливо існує інший шлях.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.ולמעשה אתה גרמת לי השראה, אני מביט בך, ואני חושב, טוב, הוא עשה את זה, אולי יש דרך אחרת.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.و فى الواقع انت ألهمتني. نظرت إليك, و فكرت, حسنا, لقد فعلها هو , ربما هناك طريقة مختلفة إذن.
Ama gerçekten beni çok etkiledin.Sana baktım o yaptı, belki de farklı bir yol daha vardır.でも違うやり方もあるかもしれないと あなたの生き方は僕に教えてくれました それに気づかせてくれたことに感謝します
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.하지만 어려운 장애물인 이유는 우리가 법적인 위태로움을 자처했기 때문입니다.
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.Maar het is een lastige horde omdat we in dat juridische drijfzand zijn beland.
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.אבל זו משוכה קשה כי נתקענו בביצה משפטית
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.من الصعب ان نخرج من هذا .. لاننا نعيش في رمال قضائية متحركة
Ama guc bir yol cunku bir kanunlar batakligina batmis durumdayiz.私たちは60年代に
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol. Çok taraflı denirAber es gibt eine schlaue Art die ganze Sache massiv zu vereinfachen.
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol. Çok taraflı denirExistuje však chytrý způsob, jak celou věc značně zjednodušit.
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol. Çok taraflı denirאבל ישנה דרך חכמה שמפשטת את כל העניין, והיא נקראת 'מערכת הסדרי נטו רב צדדית'.
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol.Det finns ett smart sätt att förenkla det hela oerhört.
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol.De van egy ügyes módszer arra, hogyan egyszerűsítsük az egészet.
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol.Maar er is een slimme manier om het geheel extreem veel eenvoudiger te maken.
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol.Mais il y a une façon intelligente de simplifier énormément tout cela.
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol.On kuitenkin kätevä keino yksinkertaistaa koko asia huomattavasti.
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol.Pero hay una forma inteligente de simplificar todo este proceso.
Ama her şey ağır basitleştirerek, akıllı bir yol.Αλλά υπάρχει ένας έξυπνος τρόπος απλοποίησης το όλο θέμα μαζικά.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.Dar odată ce am reușit să intru, oamenii m-au îmbrățișat.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.Pero una vez en el interior, la gente me abrazó.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.Но когда я нашла путь внутрь, люди окружили меня.
Ama içeriye girmek için bir yol bulur bulmaz, insanlar bana kucak açtı.自分たちの話を伝えてほしいと 言われました
Ama ilk önce, sizi kısa bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.Ale najskôr vás chcem pozvať na malý výlet.
Ama ilk önce, sizi kısa bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.Dar mai întâi, aș dori să vă iau într-o scurtă călătorie.
Ama ilk önce, sizi kısa bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.De előbb elviszem Önöket egy kis utazásra.
Ama ilk önce, sizi kısa bir yolculuğa çıkarmak istiyorum.Doch zuerst, will ich Sie auf eine kleine Reise mitnehmen.

İlgili Sayfalar