bir tane ile cümle
bir tane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bende senin mektuplarından bir tane var.I have one of your letters.
Mum yanarak bitti bu nedenle başka bir tane yaktım.The candle burned out, so I lit another one.
Neredeyse onlardan bir tane satın alıyordum.I almost bought one of those.
Belki başka bir mağazada daha ucuz bir tane bulabiliriz.Perhaps we can find a cheaper one at another store.
Belki başka bir yerde daha ucuz bir tane bulabiliriz.Perhaps we can find a cheaper one somewhere else.
Biraz daha küçük bir tane var mı?Do you have a little smaller one?
Belki de yeni bir tane satın almamız gerek.Maybe we should buy a new one.
Bu,Tom'u sevmeme sebeplerimden sadece bir tanesi.That's just one of the reasons I don't like Tom.
Sana bir tane daha göstereceğim.I'll show you another one.
Kendime bir sandviç yapıyorum. Sen de bir tane ister misin?I'm making myself a sandwich. Do you want one, too?
Kendime bir sandviç yapıyorum. Senim için de bir tane yapmamı ister misin?I'm making myself a sandwich. Would you like me to make one for you, too?
Bir tane daha ister misin?Do you want another one?
Sadece bir tane elma gördüm.I only saw one apple.
Şemsiyemi kaybettim. Yeni bir tane almam gerekiyor.I've lost my umbrella. I have to buy a new one.
Yorgun görünüyorsun bir tanem.You look tired, my dear.
Hititler, Anadolu'da yaşamış eski çağ uygarlıklarından bir tanesidir.The Hittites are one of the civilizations of the ancient era that lived in Anatolia.
Günde bir tane elma yemeye çalışıyorum.I try to eat an apple a day.
Tom'a bir tane alalım.Let's buy Tom one.
Neden Tom'a bir tane almıyoruz?Why don't we buy Tom one?
Neden Tom için bir tane almıyoruz?Why don't we buy one for Tom?
Bu eski dolap çok elektrik yakıyor, yeni bir tane almalıyız.This old fridge uses too much electricity. We should get ourselves a new one.
Ne olur ya, bir tane alabilir miyim?Pretty please, can I have one?
"200 albüm çıktı bir tane yaz şarkısı yok daha ortada"."200 albüm çıktı bir tane yaz şarkısı yok daha ortada".
Giles ise, "Cleveland'da bir tane daha var," der.Giles responds, "There is another one in Cleveland.
Gemilerin yalnızca bir tane dümeni bulunuyordu.The ships each had a single rudder.
Çoğu ulusal organizasyonların sadece bir tane komitatano'ları mevcuttur.Most national organizations have only one komitatano.
Örneğin, bir tane bot Fransa'nın belediyeleri hakkında 35.000 madde yarattı.For instance, a bot created more than 35,000 articles on municipalities of France.
Bunlardan bir tanesi HTC Trophy olarak etiketlendi.One of these was labeled the HTC Trophy.
Finansal analiz firmalar için bugünlerde en önemli adımlarından bir tanesidir.Financial analysis is one of the most important steps to companies today.
Tesserariu(Muhafız komutanı): Her century de bir tane bulunur.Tesserarius: (Guard commander) One for each century.
Heike Kamerlingh Onnes onun araştırmaları için bir tane Linde makinesi sattı.Heike Kamerlingh Onnes purchased a Linde machine for his research.
Bu yüzden, her zaman en az bir tane doğru olan fakat ispatlanamayan önerme vardır.Thus there will always be at least one true but unprovable statement.
Evet, mutlaka bir tane yapacağım.I'll do one.
Bir tane doğru parçasını her iki yöne de sürekli bir şekilde uzatmak mümkündür.It is possible to extend a line segment continuously in both directions.
Hatta Windows Mobile mobil sürümüne bile bir tane ile geldi.Even Windows Mobile came with one.
Böylece, bir çifti kırmak için bir tanesi tüm diğer çiftlerin enerjilerini değiştirir.Therefore, in order to break a pair, one has to change energies of all other pairs.
Saldırıya katılan 22 Japon gemisinden savaş sonunda sadece bir tanesi kurtulabildi.Of the 22 Japanese ships that took part in the attack, only one survived the war.
Dört tane albüm yayınladı, bunlardan bir tanesi internet sadece yayınlandı.She has released four albums, one of which was an internet only release.
Başka bir tane yazıyordum ve bu da ağır elektronik tonları içeriyordu.I'd write another and it'd be heavily electronic.
Başka bir tanesi ruhsal ve diğeri klasik bir piyano bestesi gibi oluyordu.Another would be like a spiritual, and another would be classic piano song.
Havaalanı tüm uçaklar için bir tane büyük apron barındırır.The airport utilises a single large apron for all passenger aircraft.
Diğerlerindan biraz daha güçlü görünen bir tanesi kapıya tutunarak ayakta durabiliyordu.One man, stronger than the rest, stood ant the door.
Yegâne (singleton pattern) Bir sınıftan sadece bir tane nesne yaratılacak şekilde kısıtlama sağlar.Singleton restricts object creation for a class to only one instance.
Ayrıca bir tane bakkal bulunmaktadır (2012).They also have 18 grandchildren (2012).
Dünyada bir tane bulunmaktadır.'We live in one world.
Yeni evliler başka bir tane satın alamazlardı.The newlyweds couldn't afford to buy another one.
İngiltere'de Big Wave Records'ta bir tane daha single çıkardı.She released one more single in the UK on Big Wave Records.
Bir dişin birden fazla ya da yalnızca bir tane kökü (tek-kanallı diş) olabilir.A tooth may have multiple roots or just one root (single-rooted teeth).
Ancak bir tane üretilebilirler.But we only produced one of each.
(Sadece bir tane Tree Hill var ve o senin evin.)"One Tree Hill: Where Are They Now?".
Ayrıca Filistin'de bir Helenopolis (modern Daburiyya) ile Lidya'da bir tane vardır.There was also a Helenopolis in Palestine and a Helenopolis in Lydia.
Bunların arasında en kötü şöhretlilerden bir tanesi de Rum Hrisantos idi.Innamaadhoo (Dhivehi: އިއްނަމާދޫ) is one of the inhabited islands of Raa Atoll in the Maldives.
Olaylar, her yer için günde bir tane ile sınırlıdır.Incidents are limited to one per location per day.
Şirketin programcılarından bir tanesi tam zamanlı olarak modlama programları üzerinde çalışmaktadır.One of the programmers at the company works full-time on modding tools.
Punt return, alıcı takımın punta verebileceği cevaplardan bir tanesidir.A punt return is one of the receiving team's options to respond to a punt.
En az bir tanesi bardan çıkarılınca bile kan içinde idi (Carter, s.At least one was already bleeding when taken out of the bar (Carter, pp. 152–153).
Fūjin (風神) veya Futen, Japon rüzgâr tanrısı ve en büyük Şinto tanrılarından bir tanesidir.Fūjin (風神) or Futen is the Japanese god of the wind and one of the eldest Shinto gods.
Ayrıca bir tane TCDD İstasyonu vardır.It also includes one NBC station.
Şarkının bir tane daha resmi reggaeton remiksi vardır; "E. Arroyo Reggaeton Remix".There is another official reggaeton remix called "Eddie Arroyo Reggaeton Remix".
En kırıcı savaşlardan bir tanesi Kongo'da İkinci İç Savaş sırasında yaşanmıştır.The area saw some of the worst fighting during the Second Congo War.