bir tane ile cümle

bir tane kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yeni bir tane alman gerektiğini sana söyledim.I told you that you should buy a new one.
Asla bunlardan başka bir tane almayacağım.I'll never buy another one of these.
Ben hemen sizin için bir tane alacağım.I'll get one for you right away.
Sen bana yeni bir tane almayı planladığını söyledin.You told me that you were planning on buying a new one.
Yeni bir tane almayı planladığını söyledin.You said that you were planning on buying a new one.
Mary benim en sevdiğim yazarlardan bir tanesi.Mary is one of my favorite authors.
Tom'da başka bir tane daha var mı diye merak ediyorum.I wonder if Tom has another one.
Bir tane daha boş anahtarın var mı?Do you have an extra key?
Sende zaten bir tane var sanıyordum.I thought you already had one.
Tom iki tane bilet ve bir tane patlamış mısır çantası aldı.Tom bought two tickets and a bag of popcorn.
Bunun gerçek bir tane olmadığını nasıl biliriz?How do we know this isn't the real one?
Bir dolma kaleme ihtiyacın varsa, sana bir tane ödünç veririm.If you need a fountain pen, I will lend you one.
Ben de bir tane alabilir miyim?Can I have one, too?
Yanımda bir tane var.I have one with me.
Ben bir tane kullanabildim.I could use one.
Sana bütünüyle bir tane borçluyum.I totally owe you one.
Bana bir tane bırakabilir misin?Could you leave me one?
Sizin için de bir tane var.We have one for you, too.
Sana bir tane almamı ister misin?Would you like me to get you one?
Bir tane almak zorundayım.I have to buy one.
Bir tane istiyorum.I want one.
Bir tane daha istemiyorum.I don't want another one.
Belki bir tane alabiliriz.Maybe we could take one.
Tom Mary'nin fikrinin iyi bir tane olduğunu düşünüyordu.Tom thought Mary's idea was a good one.
Bu ilave bir tane.This is an extra one.
Kentte yalnızca bir tane sinema vardı.There was only one movie theater in town.
Ben sadece onlara bir tane verdim.I just gave them one.
Ben sadece ona bir tane verdim.I just gave him one.
Onlara yeni bir tane alacağım.I'll buy them a new one.
Ona yeni bir tane alacağım.I'll buy him a new one.
Ona yeni bir tane satın alacağım.I'll buy her a new one.
Belki sana yeni bir tane alabiliriz.Maybe we can buy you a new one.
Belki onlara yeni bir tane alabiliriz.Maybe we can buy them a new one.
Belki ona yeni bir tane alabiliriz.Maybe we can buy him a new one.
Belki ona yeni bir tane satın alabiliriz.Maybe we can buy her a new one.
Daha önce asla bir tane görmedin, değil mi?You've never seen one before, have you?
Nerede bunlardan bir tane daha alabileceğimi biliyor musun?Do you know where I could buy another one of these?
Bir tane daha alabilir miyim?Can I get another one?
Eski ceketimi yıprattığım için yeni bir tane almam gerekiyor.Because I've worn out my old coat I need to buy a new one.
Bunu nereden aldın? Ben de bir tane istiyorum.Where did you buy that? I want one too.
Onu nereden satın aldın? Ben de bir tane istiyorum.Where did you buy that? I also want one.
Lütfen bana bir bira getir, çok soğuk bir tane.Please bring me a beer, a very cold one.
Bir tane almayacağım.I won't buy one.
Tom ve Mary'nin bir tane kızları var.Tom and Mary have a daughter.
Tom'un bir tane üvey kız kardeşi vardır.Tom has a half-sister.
Biraz daha ucuz olsaydı bir tane alır mıydın?Would you buy one if it were a little cheaper?
Sen neden bir tane almıyorsun?Why don't you have one?
Sonunda bir tane sipariş ettim.I finally ordered one.
Ben de Tom'dan bir tane aldım ama bedava değil.I got one from Tom, too, but not for free.
Herkes bir tane istedi.Everybody wanted one.
Parkın bir yerinde şemsiyemi kaybettiğimden yeni bir tane almaya ihtiyacım var.I lost my umbrella somewhere in the park so I need to buy a new one.
Biraz profiterol satın aldım. Bir tane ister misin?I've bought some cream puffs. Do you want one?
Mary'nin vücudunda yirmi bir tane bıçak izi vardı.Mary had twenty-one knife stabs in her body.
Tom henüz bir tane satın almadı.Tom hasn't bought one yet.
Bundan bir tane nereden alabilirim?Where can I buy one?
Lütfen bir tane bana ver.Please give me one.
Bana hâlâ bir tane borçlusun.You still owe me one.
Nasıl bir tane alırım?How do I get one?
Bende hâlâ bir tane yok.I still don't have one.
Ben hâlâ bir tane istemiyorum.I still don't want one.
İlgili Sayfalar