bir müddet ile cümle
bir müddet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Lütfen bir müddet benim sözümü kesme.Please don't interrupt me for a while.
Bir müddet beni düzenli olarak ziyaret etmek zorunda kalacaksın.You'll have to visit me regularly for a while.
Carlos bir müddet bekledi.Carlos waited a moment.
Bir müddet yürüyerek göle geldik.Having walked for some time, we came to the lake.
Öğleden sonra bir müddet çalıştım.I studied for a while in the afternoon.
Bir müddet sessiz kaldı.He kept silent for a while.
Lütfen bir müddet daha bekleyin.Please wait a little while longer.
Bir müddet burada olacağım.I'll be here for a while.
Bir müddet sonra Twitter hesabımın askıya alındığını gördüm.I saw my Twitter account suspended after a while.
Bir müddet sonra Ebenezer Kinnersley de bağımsız olarak aynı sonucu elde etti.American scientist Ebenezer Kinnersley later also independently reached the same conclusion.
Hille’yi, bir müddet sonra da Kerkük’ü aldı.He later became a Somerset County freeholder, then an assemblyman."
Bir müddet sonra halifeleri de her biri bir tarafa dağılarak mezheplerini yaydılar.After each round, the guests would have to detach one of their ropes, chosen by their opponent.
Araplar tarafından bir müddet ele geçirildi.Then it was all Eagles for a while.
Afla bırakıldıktan sonra bir müddet siyasi boşlukta kaldı.After she has left there is a long pause.
Bir müddet sonra yerel bir savcı, polislerle birlikte eve gelir.After some time, a staff member comes to escort the clients back to the home.
Kısa bir müddet sonra sorular ve benim cevaplarım aklıma geldi.I now answer the above and your other questions.
Tsvangirai ve 14 parti mensubu Lupen'deki ceza evinde bir müddet tutuklu kaldılar.Tsvangirai and a group of 14 party officials were held at a police station in Lupane.
1974 yazında henüz üniversite öğrencisiyken bir müddet ABD'de yaşadı.Hollande lived in the United States in the summer of 1974 as a university student.
2006 yılında Muğlaspor'un teknik direktörlük görevine getirildi, burada bir müddet kaldı.In October 2006, she was recruited by TechCrunch and left to work there for a short stint.
Bir müddet sonra polisler, komşulardan şikayet olduğu gerekçesiyle eve gelir.The police arrives and ask questions to her neighbours.
Maliki bir müddet Hille'de yaşadı ve eğitim dairesinde çalıştı.Al-Maliki lived for a time in Al Hillah, where he worked in the education department.
Fakat kısa bir müddet sonra affedildi ve Girit valiliğine atandı.She shortly thereafter grounded, and struck.
Bir müddet dinlenmeye bırakılır.A Time for Rust reviews.
Diğer üçü uzunca bir müddet hapiste kaldıktan sonra affedilip salıverildiler.All three, after imprisonment of nearly ten months, are now free.
Bir müddet gittikten sonra toprağı insan kanından simsiyah kesilmiş bir bölgeye geldiler.When he awakes in the night he finds himself tangled in the barbed wire of no man's land.
Bir müddet sonra Atatürk geldi.Atatürk later passed away.
Ama Emin'e kesin cevap verebilmek için bir müddet beklemesi bildirdi.Khan asked for a time to give an answer.
Çıkan çatışmada ağır yaralanır ama bir müddet öldü zannedilir ve kayıtlara öldü olarak geçirilir.He suffers from a severe headache and eventually dies during the book.
Büyük olasılıkla bir müddet Milano'da çalıştığı sanılmaktadır.He suggests they go to Wales for a few days instead.
Bir müddet sonra dört kişi yakalandı ve suçlarını itiraf etti.Four men were arrested and charged with their murders.
Bir müddettir bu değişimi takip ediyordum ve iştirak ediyorum.I've been following this change for quite a while now, and participating in it.
Bir müddet sonra tren istasyonundan geçerken hafızamdan silemeyeceğim çok kötü bir şeyler gördüm.I saw something terrible that to this day I can't erase from my memory.
İlacın etkisi, salgın sırasında sizi bir müddet koruması biraz zaman kazandıracak olması.There is some indication that it may buy you some time in the midst of an outbreak.
Eşine yaklaşınca, eşi hafif bir yük yüklendi ve bu halde bir müddet taşıdı.When the man covered the woman she conceived a light burden and carried it about.
Onlar için dünyada bir müddet geçinme vardır, sonra dönüşleri Bizedir.Let them profit by the world (while they may): In the end they will come back to Us.
"Bir gün veya daha az bir müddet kaldık" dediler.They said: "A day or less than a day."
De ki: "İnkarınla az bir müddet zevklen, şüphesiz sen cehennemliksin."Say: "Take advantage of your denying for a while: You will be among the inmates of Hell."
O da bir gün, yahut günün birkaç saati kadar bir müddet demişti."A day or less than a day," he replied.
Ve biz o günün gelip çatmasını, ancak sayılı bir müddet için geciktiririz.We are deferring it only for a time ordained.
Onları az bir müddet geçindiririz de sonra istemedikleri halde onları ağır bir azaba atarız.We let them enjoy themselves only for a while, then We shall drag them to a severe punishment.
Onun doğruluğunu, bir müddet sonra mutlaka bilip anlayacaksınız.You will come to know its truth in time."
Bilinen bir müddete dek.For a certain appointed time,
Yiyin ve geçinin az bir müddet, şüphe yok ki suçlularsınız siz.Eat and enjoy for a while: You are certainly sinners.
Artık mühlet ver kafirlere mühlet ver onlara az bir müddet.So bear with unbelievers with patience, and give them respite for a while.
Eşi ile (birleşince) eşi hafif bir yük yüklendi (hamile kaldı). Onu bir müddet taşıdı.When the man covered the woman she conceived a light burden and carried it about.
Biz onu (kıyamet gününü) sadece sayılı bir müddete kadar bekletiriz.We are deferring it only for a time ordained.
Fakat onları takdir edilen bir müddete kadar erteliyor.Yet He gives them latitude for a time ordained.
Ne olurdu bize azıcık bir müddet daha tanımış olsaydın da biraz daha yaşasaydık?" derler.Why did you not allow us to live a little more?"
Haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.So go away for a while from me."
Siz bir müddet ölü vaziyette kaldıktan sonra, şükredesiniz diye sizi dirilttik.Even then We revived you after you had become senseless that you might give thanks;
Biz o günü ancak belirli bir müddete kadar erteleriz.We are deferring it only for a time ordained.
Ey inananlar, muayyen bir müddet için borçlandığınız vakit bunu mutlaka yazın.O you who believe! When you contract a debt for a fixed period, write it down.
Bir müddet böyle geçti, derken yükü ağırlaştı.When he had sexual relation with her, she became pregnant and she carried it about lightly.
Kıyamet koptuğu gün suçlular sadece çok kısa bir müddet kalmış olduklarına yemin ederler.On the Day when the Hour takes place, the sinners will swear they had stayed but an hour.
Biz, ulaşacakları bir müddete kadar onlardan azabı kaldırınca hemen sözlerinden dönüverdiler.But when We lifted the plague from them, for a term they were to fulfill, they broke their promise.
Her ümmet için belirlenmiş bir müddet vardır.For every nation is an appointed time.
Bu eğtimden sonra bir müddet Bolivya ve Meksika'da yaşadı.She lived in several western states, Bolivia and Mexico.
Ailesi, doğumundan kısa bir müddet sonra Bernburg'dan Magdeburg'a taşındı.His family moved from Bernburg to Magdeburg shortly after his birth.
Araplar tarafından bir müddet ele geçirildi.Zeitweise war sie von den Arabern besetzt.
Daha sonra bir müddet Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sosyal Konseyi için çalıştı.Danach arbeitete er für den Wirtschafts- und Sozialrat der Vereinten Nationen.