bir keresinde ile cümle
bir keresinde kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Ik herinner me nog dat Gottfrid zei:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Îmi aduc aminte când Gottfrid a spus:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Me acuerdo cuando Gottfrid dijo:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Muistan Gottfridin sanoneen:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Pamatuju si když Gottfrid řekl:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Ricordo quando Gottfrid disse:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Tôi có nhớ Gottfrid từng nói:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Tôi nhớ khi Gottfrid nói:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti: "Yeni bir müşterimiz var, WikiLeaks."Gottfrid가 했던 말이 떠오르네요, "저기 새 손님 오신다, WikiLeaks"
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti: "Yeni bir müşterimiz var, WikiLeaks."[דניאל דומשיט-ברג - דובר ויקיליקס לשעבר] :אני זוכר את גוטפריד אומר ".יש לקוח חדש, ויקיליקס"
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Θυμάμαι όταν ο Γκότφριντ είπε:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Спомням си, когато Готфрид каза:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:Я помню, когда Gottfrid сказал:
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti::"أتذكر عندما قال "غوتفريد 'يوجد زبون جديد،"ويكيليكس'
Bir keresinde Gottfrid şöyle demişti:顧客を攻撃から守る と言ってた
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki: "Bizde bir söz vardır:Một trưởng phòng y học ở Harvard đã từng nói "Trong phòng thí nghiệm của chúng tôi, chúng tôi có một câu nói.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki: "Bizde bir söz vardır:Αν δουλεύετε σε ένα νευρώνα, αυτό είναι νευροεπιστήμη.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Ik was eens op Harvard Medical School voor een gesprek -- zei de directeur van het lab:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Kerran Harvard Medical Schoolissa labran johtaja sanoi:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Kiedyś byłem na wykładzie w Harvard Medical School. Dyrektor laboratorium powiedział:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:그가 이렇게 말했습니다. "우리 실험실에, 이런 말이 있습니다. 뉴런 하나를 연구하면, 그건 신경과학이다.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Nekoč sem bil na predavanju Harvardske šole medicine, kjer je direktor laboratorija dejal:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:"No nosso laboratório, temos um dito.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Веднъж в Харвард Медикъл Скул - бях на беседа - директорът на лабораторията каза:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:Однажды в Гарвардской медицинской школе -- я присутствовал на дискуссии -- директор лаборатории сказал:
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:פעם בביה"ס הרפואי בהרווארד, הייתי בהרצאה -- מנהל המעבדה אמר: "במעבדה שלנו, יש לנו אימרה.
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:رئيس المختبر قال " في مختبرنا , لدينا مقولة إذا عملنا في خلية عصبية واحدة , نسميه علم الأعصاب
Bir keresinde Harvard Tıp Fakültesi'nde bir konuşmadaydım ve laboratuar şefi dedi ki:研究室の責任者は言いました 「我々の研究室には、格言があります あなたが1つのニューロンに取り組むならば 神経科学です
Bir keresinde J-Cub Ramone'dan gelen bir mesajı göstermişti bana. Mesajda onu asla terkedemeyeceği yazıyordu.Einmal Hat J-Cub mir etwas zu lesen gegeben von Ramone. dortin stand das er ihm niemals in ruhe lasse würde.
Bir keresinde J-Cub Ramone'dan gelen bir mesajı göstermişti bana. Mesajda onu asla terkedemeyeceği yazıyordu.Et cette fois où J-Cub m'a montré le texto de Ramone qui disait qu'il ne le laisserait jamais le quitter.
Bir keresinde J-Cub Ramone'dan gelen bir mesajı göstermişti bana.Una volta J-Cub mi ha mostrato un messaggio di Ramone.
Bir keresinde J-Cub Ramone'dan gelen bir mesajı göstermişti bana.Μια φορά ο Τζέι-Καμπ μου έδειξε μύνημα από τον Ραμόν.
Bir keresinde J-Cub Ramone'dan gelen bir mesajı göstermişti bana.Однажды он показал мне СМС от Рамона.
Bir keresinde J-Cub Ramone'dan gelen bir mesajı göstermişti bana.ジェイ・コブを絶対離さないって
Bir keresinde kırmızı bir tavşan gördüm.Egyszer láttam egy piros nyulat.
Bir keresinde kırmızı bir tavşan gördüm.Một lần tôi nhìn thấy một chú thỏ màu đỏ.
Bir keresinde kırmızı bir tavşan gördüm.Веднъж видях червен заек.
Bir keresinde Lloyds alır £10,000 onun hesabında Bank of England o zaman o-ecek güncelleştirmekUne fois que la Lloyds a ses £10.000 dans son compte à la Banque d'Angleterre, elle mettra alors à jour
Bir keresinde Lloyds alır £10,000 onun hesabında Bank of England o zaman o-ecek güncelleştirmekZodra Lloyds de £10,000 in haar rekening bij de Bank of England ontvangt, zal zij het Beschikbare
Bir keresinde Lloyds alır £10,000 onun hesabında Bank of England o zaman o-ecek güncelleştirmekברגע שלוידס מקבלת את £10,000 לחשבונם בבנק של אנגליה זה יעודכן
Bir keresinde Madrid'de.Am fost şi la Madrid, odată.
Bir keresinde Madrid'de.Dokonce i v Madridu.
Bir keresinde Madrid'de.In allen Städten, sogar in Madrid.
Bir keresinde Madrid'de.Városról városra. Egyszer még Madridban is.
Bir keresinde Madrid'de.Zelfs in Madrid.
Bir keresinde Madrid'de.Ακόμη και στην Μαδρίτη κάποτε.
Bir keresinde Madrid'de.От города к городу, один раз даже в Мадриде.
Bir keresinde Madrid'de.От град на град. Дори в Мадрид.
Bir keresinde Min'in büyük ablasının bir arkadaşı evlendiğinde언제 한 번, Min의 언니 친구의 결혼식 때,
Bir keresinde Min'in büyük ablasının bir arkadaşı evlendiğindeפעם, כשחברתה של אחותה הגדולה של מין התחתנה,
Bir keresinde Min'in büyük ablasının bir arkadaşı evlendiğindeمرة ، عندما تزوجت أخت Min الكبرى،
Bir keresinde Min'in büyük ablasının bir arkadaşı evlendiğindeハンドバックを結婚のお祝いに贈りました
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.A jednou, když dostal svoji krabici cereálií Frosted Flakes zpět, hemžila se žábami.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Einmal bekam er seine Cornflakes zurück, aber die Schachtel war voller Kakerlaken.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.En gång när han slutligen fick tillbaka sitt paket med flingor var det fullt av kackerlackor.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.E quando ele conseguia de volta a sua embalagem de flocos, ela estava cheia de baratas.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.És egyszer, mire végre visszakapta a Frosted Flakes dobozát, tele volt csótányokkal.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.한번은 브라이언이 저당잡혔던 프로스티(Frosted Flakes) 시리얼을 되찾고 보니 시리얼 상자 안에 바퀴 벌레들이 우글거리고 있었대요.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Kun hän sai vihdoin takaisin muropakettinsa, se oli täynnä torakoita.
Bir keresinde, nihayet Froasted Flakes kutusunu geri aldığında kutu hamamböceği kaynıyormuş.Một lần, khi ông cuối cùng được nhận lại hộp bánh ngũ cốc, bên trong toàn là gián bò lúc nhúc.