bir karar ile cümle
bir karar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.E pensateci -- se vogliamo prendere un'importante decisione sull'acquisto di una casa, non ci lanciamo subito.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.Gândiţi-vă, dacă luăm o decizie importantă despre cumpărarea unei case, nu ne grăbim.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.Gondoljanak bele -- ha lakásvásárlás céljával akarunk fontos döntést hozni, nem vágunk neki csak úgy.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.결정들이요. 생각해보세요 -- 우리가 집을 사는 것에 대한 중대한 결정을 내리고자 하면 우리는 그냥 결정을 내리지는 않아요. 제 이야기는 저는 상대를 모르거든요.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.Podejmując ważną decyzję o kupnie domu, nie idziemy od razu na zakupy.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.Stellen Sie sich mal vor - bei etwas so Wichtigem wie einem Hauskauf spazieren wir nicht einfach los.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.Và hãy nghĩ về điều này -- nếu ta muốn ra 1 quyết định quan trọng về mua nhà, ta không đi mua ngay.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.Y piénsenlo... si queremos tomar una decisión importante como comprar una casa, no nos apresuramos.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.И, задумайтесь: если нам нужно принять важное решение о покупке дома, мы не просто покупаем, и всё.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.Подумайте - якщо ми хочемо купити будинок, ми не купуємо перше-ліпше.
Ve şunu düşünün -- bir ev almak gibi önemli bir karar alacaksak, hemen almıyoruz.たとえば 家を買うという重要な決断をする時 即決はしませんよね 皆さんはどうだか知りませんが
Yani evlilik... ...çok zor, çok önemli bir karar. Ben çok korkuyorum.Θα το κάνω προσωπικά.
Yani evlilik... ...çok zor, çok önemli bir karar.За сега, изглеждат много сериозни.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Deci nu spun că a lucra e lucrul corect pentru toată lumea.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Donc je ne dis pas que de continuer à travailler est la bonne solution pour tout le monde.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.E non sto dicendo che lavorare sia la cosa giusta per tutti.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Ich sage also nicht, dass das Verbleiben im Berufsleben für jede das Richtige ist.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Ik zeg dus niet dat buitenshuis blijven werken voor iedereen het juiste is.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Jadi saya bukan berkata bahwa tetap bekerja adalah tepat bagi semua orang.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Jeg siger ikke at arbejdslivet er det rigtige valg for alle.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.그래서 저는 오로지 직장에만 모든 것을 쏟는 것이 누구에게나 능사라고 말하지는 않겠습니다.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Não digo que permanecer ativa no mercado de trabalho é a resposta certa para todas as mulheres.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Nên không phải tôi nói rằng đi làm là đúng đối với tất cả mọi người.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Nie mówię, że pozostawanie w pracy jest dla każdego właściwe.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.No estoy diciendo que trabajar afuera sea lo correcto para todo el mundo.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Så jag säger inte att arbetslivet är rätt grej för alla.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Takže nehovorím, že zostať v zamestnaní je to pravé pre každého.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Takže neříkám, že pracovat je tím správným přístupem pro všechny.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Tehát nem állítom, hogy a munkaerőpiacon maradni a helyes döntés mindenki számára.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Επομένως δε λέω ότι το να μένεις στο εργατικό δυναμικό είναι το σωστό για όλες.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Поэтому я не убеждаю вас, что карьера это правильное решение для всех.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Така че аз не казвам, че оставането на работа е правилното нещо за всеки.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.Тож я не кажу, що лишатись на роботі є правильним для кожного.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.אז אני לא אומרת שהישארות בשוק העבודה היא הדבר המתאים לכולן.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.لذا انا لا اقول ان البقاء ضمن القوى العاملة هو الخيار الصحيح للجميع.
Yani, iş hayatında yer almanın her kes için doğru bir karar olduğunu söylemiyorum.良いと言うつもりはありません 今日話したいことというのは、職場に留まりたい時、
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Deci ea a luat o decizie raţională din punct de vedere politic.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Dus ze maakte een politiek rationele beslissing.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Elle a donc pris une décision politiquement rationnelle.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Entonces ella estaba tomando una decisión política racional.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Ezzel egy politikailag ésszerű döntést hozott.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Jadi dia membuat keputusan politis yang rasional.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Jej decyzja była więc politycznie racjonalna.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.그러니, 그녀는 정치적으로 합리적인 결정을 내렸던 겁니다.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.La Thatcher prese quindi una decisione perfettamente logica dal punto di vista politico.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Så hon gjorde ett politiskt rationellt beslut.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Sie hat also eine politisch rationale Entscheidung getroffen.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Takže dělala politicky racionální rozhodnutí.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Vậy nên bà ấy đã đưa ra một quyết định phù hợp với logic chính trị
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Πήρε λοιπόν μια πολιτικά λογική απόφαση.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Така че от нейна гледна точка това е политически рационално.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.Так что она приняла рациональное решение.
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.היא תצטרך להתמודד עם עלויות הטיפול, לאחר מכן,
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.لذا فقد قامت هي بذلك بقرار سياسي عقلاني
Yani, politik olarak mantıklı bir karar alıyordu.さて 公衆衛生オタクの眼鏡を
Yeni birilerini getirmek doğru bir karar mı?¿Está seguro que es buena idea traer más gente nueva?
Yeni birilerini getirmek doğru bir karar mı?Eşti sigur că e o idee bună să tot aducem oameni noi ?
Yeni birilerini getirmek doğru bir karar mı?Jesteś pewien, że sprowadzanie nowych ludzi to dobry pomysł?
Yeni birilerini getirmek doğru bir karar mı?Připadá Vám jako dobrý nápad vodit sem daląí lidi?
Yeni birilerini getirmek doğru bir karar mı?Sicuro sia una buona idea continuare a portare nuova gente?