bir hayli ile cümle
bir hayli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ve gorebilmek icin resimden bir hayli geriye yurumeniz gerekli.And you have to walk very far to be able to see it.
Görebildiğiniz gibi okuması bir hayli zor.And as you can see, it's extremely difficult to read.
Aslında bu olay bir hayli şaşırtıcı.It's pretty amazing.
Hala bir hayli güvenilmezdiler.They were still a mistrusted lot.
Bir hayli tropik görünüyor.It looks downright tropical there.
İnsana kendini bir hayli iyi hissettiriyor değil mi?It feels pretty good, right?
Kim her zaman bir hayli karmaşık CNC kontrolü hakkında bilmiyorWho doesn't always know a great deal about the complex CNC control
Bu oran Amerika veya İngiltereye göre bir hayli fazladır.That's a much higher number than in the U.S. or U.K.
Risk almayı severler, bazen huysuzdurlar, bir hayli içe kapanıktırlar.They take risks, they're sometimes moody, they're very self-conscious.
Yani bir hayli başarılıydı.So that was a sort of a success.
Bu bir hayli ünlendi.And so this became a very famous study.
O yokken, ev bir hayli boþ gözüküyor.The house seems very lonely with her away.
O sırada tekne kıyıdan bir hayli uzakta dalgalarla boğuşuyordu. Çünkü rüzgar karşı yönden esiyordu.But the boat was now in the middle of the sea, distressed by the waves, for the wind was contrary.
Fırtına bizi bir hayli hırpaladığı için ertesi gün gemiden yük atmaya başladılar.As we labored exceedingly with the storm, the next day they began to throw things overboard.
Eleştirilere rağmen, Regina'dan Moskova'da beklenenler bir hayli yüksek.Despite the criticism, expectations for Regina in Moscow are high.
Onun haklı olduğundan bir hayli eminim.Ich bin mir ziemlich sicher, er hat recht.
Bir hayli zengin ve bir o kadarda cimridir.Für ihn zählen nur Reichtum und Macht.
Fakat daha sonra bu amaçtan bir hayli çıkacaktır.Von diesem Ziel ist man noch weit entfernt.
Film süre olarak da bir hayli uzundur.Der Film sei etwas zu lang.
İri yarı karısından bir hayli korkan Charlie, çoğu zaman paranın çoğunu ona vermek zorunda kalır.Seine Frau Osan gibt ihrem großspurigen Bruder des Öfteren Geld aus dem Bestand ihres Mannes.
Kulüp yakın zamanda tesisleşme konusunda bir hayli mesafe kaydetmiştir.Le groupe est semble-t-il passé très près de la séparation.
Bu ülkenin politik ve ekonomik gücünü bir hayli zayıflattı.La situation politique et économique du pays s'aggrave notablement.
Ancak geçici sıralamada bir hayli geridedir.Du moins pendant un temps indéterminé.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Le voir s'amuser est un vrai plaisir esthétique.
Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Et c’est comme si une énergie se dégageait.
Bu karşılaşma, yumuşak bir geçişten bir hayli uzak, ani ve genellikle şoke edici bir yüzleşmedir.On peut parfois percevoir une atmosphère sombre, presque tragique.
Bu amaçla EDTA bir hayli yaygın kullanılır.EDTA, en particular, se utiliza ampliamente.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Tocar puede ser divertido.
Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Además, se cortó gran parte del suministro eléctrico.
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.La fase final de su carrera es un poco menos interesante.
Ülkedeki işsizlik oranı bir hayli azalmış, %10’un altına düşmüştür.El Partido Socialista (PSI) continuó en su declive, reduciéndose a menos del 10%.
Bu nedenle dağınık olarak inebilen taburlar bir hayli zor şartlarda toparlanabildiler.Aquellos que no pudieron escapar a tiempo enfrentaron circunstancias muy difíciles.
Yaşlı hahamlar bir hayli sinirlenerek duruma tepki gösterdiler.El envés es densamente velloso con unos nervios muy prominentes.
Bununla beraber, günümüz koşullarında teleskopları yörüngeye taşımak bir hayli pahalıdır.Comunque, attualmente risulta costoso mandare telescopi in orbita.
Film için oyuncu seçim süreci bir hayli uzun sürdü.Il processo di lavorazione del film richiese molto tempo.
Ağaçların yaşı bir hayli farklılık göstermektedir.L'età dei lettori è assai varia.
Şu sıralar köyde yaşlı nüfus bir hayli fazladır.I rimanenti di quella generazione sono ora molto anziani.
Bir hayli çalışkan olan Harold Lloyd, 1915 - 1919 yılları arasında Roach'un en başarılı aktörü olacaktı.Трудолюбивый Ллойд стал самым успешным из комедийных актеров Роуча между 1915 и 1919.
Ancak postmodern romanın temsilcisi olan yazarların listesi bir hayli kabarıktır.Однако общее количество дошедших до нас экземпляров переписанных копий романа достаточно велико.
Oyun içi mekanlarda gazete sayfaları bir hayli etrafa saçılmıştır.В игровых локациях «раскидано» довольно много бумажных газетных листов.
Aslı bu durumdan bir hayli rahatsızlık duymaktadır.Здесь, правда, возникает одна неприятность.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Поездка приобретает развлекательный характер.
İnkalar’ın suyu ilgilendiren birçok alanda bir hayli ileri olduklarını söylemek yanlış olmaz.Вряд ли я могу преувеличить, насколько иным предстает вино, налитое в эти бокалы».
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.История его основания довольно интересна.
Anadolu ve Rumeli'de bir hayli müddet bulundu.Много ездил по Румелии и Анатолии.
Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Они остро нуждались в электроэнергии.
Film süre olarak da bir hayli uzundur.وإن كان الفيلم طويلا بعض الشئ.
Kulüp yakın zamanda tesisleşme konusunda bir hayli mesafe kaydetmiştir.وسقط البرلمان في سلسلة طويلة من النقاشات.
"Kelimât-ı İsmîyye" adı da verilen Bâtıni ilimlerde bir hâyli zirveye tırmandı."عُبدت إلى جانب بعل حمون، وكانت تسمى: وجه بعل.
Obi-Wan Kenobi karakterine olan benzerliği de bir hayli fazladır.Outra semelhança está na função de Zero com a função de Obi-Wan Kenobi.
Yazları bir hayli kalabalıktır.No verão está repleta de gente.
Yaz döneminde bu hava meydanından trafik yoğunluğu bir hayli artmaktadır.Durante o verão, esta estrada tem muito trânsito.
Dokuma tüm Kolomb öncesi büyük uygarlıklarda olduğu gibi, bir hayli ileri bir sanatsal düzeye ulaşmıştı.Zoals bij de vorige uitbreidingspakketten, heeft elke nieuwe beschaving een eigen wonder.
Bu figürler göçmen bir kavim oldukları yönündeki tezleri bir hayli güçlendirmektedir.Deze cijfers komen vrij goed overeen met de plaatsen waar nieuwe Congolese immigranten zich vestigen.
Ayrıca, Godoy'un popülaritesi de bir hayli düşmüştü.Daardoor kreeg de populariteit van Gondi een flinke deuk.
Ayrıca bir hayli de elektrik tüketiyordu.Er was verder een complete elektriciteitscentrale.
Ağaçların yaşı bir hayli farklılık göstermektedir.Wiek rosnących drzew jest zróżnicowany.
Gelin alma bir hayli eğlenceli olur.Szukanie jej okazuje się jednak świetną zabawą.
Fakat daha sonra bu amaçtan bir hayli çıkacaktır.Mycket talar för det senare.
Kariyer hikâyesi ise bir hayli ilginçtir.Історія появи його на автомобілі досить цікава.