Ana içeriğe geç
Sözlük

bir daha ile cümle

bir daha kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Amanda, maalesef bir daha yürüyemeyeceksin." dedi.Sie werden nie wieder gehen können."
"Amanda, maalesef bir daha yürüyemeyeceksin." dedi."Αμάντα, δεν πρόκειται ποτέ να περπατήσεις ξανά".
"Amanda, maalesef bir daha yürüyemeyeceksin." dedi."Аманда, ти никога няма да ходиш отново."
"Amanda, maalesef bir daha yürüyemeyeceksin." dedi."Аманда, ты больше никогда не будешь ходить."
"Amanda, maalesef bir daha yürüyemeyeceksin." dedi."Амандо, ти ніколи більше не ходитимеш".
"Amanda, maalesef bir daha yürüyemeyeceksin." dedi.את לעולם לא תלכי".
"Amanda, maalesef bir daha yürüyemeyeceksin." dedi.لن تتمكني من السير مجدداً
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Aber nun wurde die Tür nicht mehr öffnen, und Gregor wartete vergebens.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Ale teď se dveře neotevřely víc, a Gregor čekali marně.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Ale teraz drzwi nie były otwarte dłużej, i Gregor czekał na próżno.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Ale teraz sa dvere neotvorili viac, a Gregor čakali márne.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Dar acum uşa nu sa deschis nici mai mult, şi Gregor aşteptat în zadar.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.De most az ajtó nem volt nyitva többé, és Gregor hiába várt.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.하지만 지금은 문이 더를 개설하고, 그레거 헛되이 기다 렸되지 않았습니다.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Maar nu de deur werd niet geopend meer, en Gregor wachtte tevergeefs.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Mais maintenant, la porte n'était pas ouverte plus, et Gregor attendit en vain.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Ma ora la porta non era aperta più, e Gregor aspettato invano.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Mas agora a porta não foi aberta mais, e Gregor esperou em vão.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Men nu døren blev ikke åbnet noget mere, og Gregor ventede forgæves.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Men nu dörren inte öppnades något mer, och Gregor väntade förgäves.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Mutta nyt Ovea ei avattu enää, ja Gregor odottaneet turhaan.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Nhưng bây giờ cánh cửa không mở ra được nữa, và Gregor chờ đợi trong vô vọng.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Pero ahora la puerta no se abrió más y Gregorio esperó en vano.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Tapi sekarang pintu itu tidak dibuka lagi, dan Gregor menunggu sia-sia.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Toda sedaj so bila vrata odprta ni več, in Gregor čakal zaman.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Αλλά τώρα η πόρτα δεν ανοίγει πια, και Gregor περίμεναν μάταια.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Але тепер двері не відкривалася більше, і Грегор дочекалися.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Но сега вратата не беше открит повече, и Грегор чакали напразно.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.Но теперь дверь не открывалась больше, и Грегор дождались.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.אבל עכשיו הדלת לא נפתחה עוד, גרגור חיכה לשווא.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.ولكن الآن لم يفتح الباب أي أكثر من ذلك ، وجريجور انتظر عبثا.
Ama şimdi kapı bir daha açıldı ve Gregor boşuna bekledi değildi.以前、ドアが禁止されていたときに、それらはすべて彼に来て思っていたが、今、
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Dar Dl. Teszler a răspuns "Nu, nu este nevoie. Nu va mai fura niciodată de la noi."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.De Teszler úr így válaszolt: "Nem, arra nincs szükség. Nem fog tőlünk lopni még egyszer."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Doch Herr Teszler antwortete: "Nein, das wird nicht nötig sein. Er wird uns nicht wieder bestehlen."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.하지만 테슬러씨는 "아니오, 그럴 필요는 없습니다. 그는 다시는 우리에게서 훔치지 않을 거에요."라고 말했습니다.
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Lecz Teszler odpowiedział: "Nie, nie będzie takiej potrzeby. On nie okradnie nas ponownie."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Maar Mr. Teszler antwoordde, "Nee, dat is niet nodig. Hij zal niet nogmaals van ons stelen."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Ma il signor Teszler rispose, "No, non sarà necessario. Non ci deruberà più."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Mais M. Teszler répondit, "Non, cela ne sera pas nécessaire. Il ne volera plus notre marchandise."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Mas o Sr. Teszler respondeu: "Não, não vai ser preciso. "Ele não vai voltar a roubar-nos."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.No pán Teszler odpovedal: "Nie, to nebude potrebné. Už nás viac neokradne."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Pero el señor Teszler le contestó: "No, eso no será necesario. No nos robará de nuevo."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Αλλά ο κ. Τέζλερ απάντησε, "Μπα, δε χρειάζεται. Δε θα μας ξανακλέψει."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.На что Мистер Теслер ответил: "Нет, в этом нет необходимости. Этот человек больше не будет у нас красть."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.Но г-н Теслер отговорил: "Не, това няма да е нужно. Той няма да открадне от нас втори път."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.אבל מר טסלר השיב, "לא, זה לא יהיה נחוץ. הוא לא יגנוב מאיתנו שוב."
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.ولكن السيد تسيذلر أجاب ," لا,ليس ذلك ماسنفعله " .لن يكون ضروريا . لن يسرق منا شيئا مجددا .
Ama Teszler, "Hayır, buna gerek yok, bir daha bizden birşey çalmayacak," diye cevap vermiş.彼はもうここで盗みをはたらくことはない」
Ama Yl Gwak... Bir daha yoluma çıkarsan, seni öldürürüm.Tapi YI Gwak... ...jika kamu menghalangi jalanku lagi... ...aku akan membunuhmu.
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha da1990-ben azonban a halbőség hirtelen véget ért, és a halak
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daDo roku 1990 však dochádzalo k prudkému poklesu úlovkov. Nikdy sa už nevrátili
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daHacia 1990, sin embargo, las
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daMen 1990 började fångsterna minska i snabb takt.
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daNegli anni Novanta, però, il pescato ha subito un brusco calo, dal quale non vi è più
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daTe poziomy połowów były uzgodnione na poziomie ministerialnym.
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daVeel vissers stelden zich een gouden toekomst voor en investeerden
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daV roce 1990 však rybolov prudce poklesl. Nikdy se již nevzpamatoval.
Ancak, 1990 yılına gelindiğinde, balıkçılık keskin bir düşüşe geçmiş, bir daha daВъпреки това до 1990 г. уловът рязко спаднал.
Ancak elli yaşına gelince yaptıkları hizmetten ayrılıp bir daha çadırda çalışmayacaklar.aber von dem fünfzigsten Jahr an sollen sie ledig sein vom Amt des Dienstes und sollen nicht mehr dienen,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod