bir bir ile cümle
bir bir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Lütfen bana yiyecek bir şey ver.Please give me something to eat.
Lütfen bana yiyecek bir şey ver. Çok açım.Please give me something to eat. I am so hungry.
Lütfen bana yiyecek bir şey verin. Çok açım.Please give me something to eat. I am so hungry.
Bir şey yemeğe ne dersin?How about a bite?
Yememem gereken bir şey var mı?Is there anything that I should not eat?
Yazı yazacak bir şey ödünç alabilir miyim?Can I borrow something to write with?
Yazı yazacak bir şey istiyorum.I want something with which to write.
Yazmak için bir şeyin var mı?Do you have something to write with?
Yazmak için bir şeye ihtiyacım var.I need something to write with.
Yazacak bir şey istiyorum.I want something to write on.
Bana yazmak için bir şey verin.Give me something to write with.
Bana yazacak bir şey ver.Give me something to write on.
Bize bir açıklama yapar mısın?Will you give us a statement?
Bize bir açıklama yapacak mısın?Will you give us a statement?
Bir şey yapmalıydım.I should have done something.
Eğer bir şey olursa, sadece duruma göre hareket ederim.If something does happen, I'll just play it by ear.
Bir kaza olmuş gibi görünüyor.There appears to have been an accident.
Beklenmedik bir şey olmazsa seni yarın görebileceğim.I will be able to see you tomorrow unless something unexpected turns up.
Bana yapacak bir şey ver.Give me something to do.
Bana yapacak bir şey verin.Give me something to do.
Ben burada bir yanlış anlama olduğunu düşünüyorum.I think there has been some misunderstanding here.
Senin için yapacağım bir şey var mı?Is there anything I can do for you?
Bir şey söyleyebilir miyim?May I say something?
Söyleyecek bir şeyin varsa hemen söyle ya da sesini kes.If you have something to say, say it now or pipe down.
Biz bir şey bulur bulmaz onunla irtibat kuracağız.As soon as we find out anything, we will contact him.
Bir şeyin eksik olduğunun bilincindeydim.I was conscious that something was missing.
Hafif bir şey istiyorum.I'd like something light.
Bir planın var mı?Do you have a plan?
Korkunç bir şey olmak üzere.Something terrible is about to happen.
Korkunç bir şey olduğunu hissettim.I had a feeling that something dreadful was happening.
Herhangi bir şüpheniz varsa, ona sorun.Ask him if you have any doubt.
Neler olduğuna dair detaylı bir açıklamaya ihtiyacımız var.We need a detailed description of what happened.
Ona bir şey olmuş olabilir.Something may have happened to him.
Kötü bir şey olacak.Something bad's going to happen.
Seni incitecek bir şey mi dedim?Have I said something to hurt your feelings?
Tatlı bir şey yemek istiyorum.I feel like eating something sweet.
Canım tatlı bir şey yemek istiyor.I feel like eating something sweet.
Yemek için tatlı bir şey istiyorum.I want something sweet to eat.
Herhangi bir müzik enstrümanı çalabiliyor musun?Can you play any musical instruments?
Herhangi bir müzik aleti çalabiliyor musun?Can you play any musical instruments?
Herhangi bir ses duyuyor musunuz?Do you hear any sound?
Lütfen bana içecek bir şey ver.Please give me something to drink.
Bana içecek bir şey ver.Give me something to drink.
Bana içecek bir şey verir misin?Will you give me something to drink?
İçecek bir şey alabilir miyim?Can I get you something to drink?
İçecek bir şey istiyorum.I want something to drink.
Bir şey içmek ister misin?Would you like to drink anything?
Sen bir şey mi ima ediyorsun?Are you implying something?
Bir fikriniz var mı?Do you have an opinion?
Harika bir şey başarmadan önce direnmelisiniz.You must persevere before you can accomplish anything great.
Ona kötü bir şey olabilir.Something bad may happen to him.
Ters bir şey olmak üzereydi.Something wrong was about to happen.
Bir şey bulursan beni ara.Give me a ring if you find out anything.
Bir şey satın almadan önce kendine onsuz yapabilip yapamayacağını sorsan iyi olur.Before buying anything, you had better ask yourself whether you cannot do without it.
Bir şey olursa, sana bildiririm.I'll let you know if anything comes up.
Yapmamı istediğin başka bir şey var mı?Is there anything else you want me to do?
Sana bir hediye vereceğim.I'll give you a present.
Korkarım ki korkunç bir haber var.I'm afraid there's been some awful news.
Doktorlar bir destek olmadan onun tekrar yürüyemeyeceğini söylediler.The doctors said he would never again be able to walk without some support.
Bir mecaz kullanamaz mıyız burada?Can't we use a simile here?