Ana içeriğe geç
Sözlük

bir araya gelmek ile cümle

bir araya gelmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
16
HARF
6
HECE
11
ORT. KELİME
Bill ve John konuşmak için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.Bill and John like to get together once a month to talk.
Tom'la tekrar bir araya gelmek ister misin?Do you want to get back together with Tom?
Konuyu görüşmek için sizinle bir araya gelmek istiyorum.I want to meet with you to discuss the matter.
Rollins, Ambrose ile tekrar bir araya gelmek zorunda kalacağı için bunu isteksizce kabul etti.Rollins reluctantly agreed since it meant having to team with Ambrose again.
Diğerleriyle samimiyet içinde bir araya gelmek.Honesty in dealings with others.
Hotellerin pek çoğu genellikle Sultanahmet ve Ayasofya bölgesi yakınında bir araya gelmektedir.The majority of hotels generally congregate in the vicinity of Sultanahmet and Hagia Sophia.
Okulun mezunları her yıl Pizza Günü'nde bir araya gelmektedir.Every year the school celebrated a picnic day.
Bir araya geldiler, satsang bir araya gelmek için ne kadar da harika bir yer.They come together, what a great place to come together, in satsang.
Bir araya gelmek ve anlamak gibi çok ilginç ve dokunaklı girişim var.There's this very curious and very touching attempt to come together and to comprehend.
Bir araya gelmek her zaman fiziksel bir mevcudiyet gerektirmez.Getting together does not always require a physical presence.
Myohyangsan, Changansan, Ch'ŏnsŏngsan ve Ch'ŏngryongsan dağları Kaech'ŏn'da bir araya gelmektedir.Les monts Myohyangsan, Changansan, Ch'ŏnsŏngsan et Ch'ŏngryongsan se situent à Kaechon.
Rollins, Ambrose ile tekrar bir araya gelmek zorunda kalacağı için bunu isteksizce kabul etti.Rollins aceptó, aunque a regañadientes, ya que significaría tener que hacer equipo con Ambrose nuevamente.
Hotellerin pek çoğu genellikle Sultanahmet ve Ayasofya bölgesi yakınında bir araya gelmektedir.Muchos hoteles se encuentran principalmente entre el aeropuerto y Ambodifotatra.
Okulun mezunları her yıl Pizza Günü'nde bir araya gelmektedir.Le attività nelle scuole si concludono ogni anno con la Festa Pizzo-Free.
Diğerleriyle samimiyet içinde bir araya gelmek.Interessatevi sinceramente agli altri.
Bu pencereden dünyaya bakarak duyularla nesneler bir araya gelmektedir.Attraverso la finestra della gatta si riescono a scorgere soltanto le sue orecchie.
Bill ve John sohbet etmek için ayda bir kez bir araya gelmekten hoşlanıyorlar.Билл и Джон любят встречаться раз в месяц, чтобы поболтать.
Diğerleriyle samimiyet içinde bir araya gelmek.Мы готовы делиться сердцем с другими.
Bazen ailenin ve misafirlerin bir araya gelmek için tercih ettiği en rahat oda olabilir.Em alguns casos, pode ser o lugar mais confortável da casa, onde a família e visitantes tendem a congregar.
ASEAN ülkelerinin dışişleri bakanları da her yıl bir kez bir araya gelmektedir.Poza tym, szefowie państw należących do CEFTA spotykają się raz w roku.
Halk yaz aylarında piknik ve pilav günü düzenlemekte, bayramlarda bir araya gelmekteler.Tillsammans ägnar de sommaren till att röka marijuana och festa.
Editörler kurulu yılda en az bir kere bir araya gelmektedir.Fullmäktige sammanträder minst sex gånger per år.
ASEAN ülkelerinin dışişleri bakanları da her yıl bir kez bir araya gelmektedir.Štrasburští zástupci ministrů zahraničních věcí členských států se setkávají jednou do týdne.
Diğerleriyle samimiyet içinde bir araya gelmek.Őszintén érdeklődj mások iránt!
Myohyangsan, Changansan, Ch'ŏnsŏngsan ve Ch'ŏngryongsan dağları Kaech'ŏn'da bir araya gelmektedir.Các dãy núi Myohyangsan, Changansan, Ch'ŏnsŏngsan, và Ch'ŏngryongsan chụm lại vào nhau tại Kaechon.
Rollins, Ambrose ile tekrar bir araya gelmek zorunda kalacağı için bunu isteksizce kabul etti.רולינס הסכים באי רצון לבקשה של ריינס, משום שיצטרך להתאחד עם אמברוז שוב.
Hotellerin pek çoğu genellikle Sultanahmet ve Ayasofya bölgesi yakınında bir araya gelmektedir.למעשה מרבית בתי המלון מרוכזים במקביל לרצועת הסוכר.
Afrikalı ve Orta Doğulu liderlerle bir araya gelmek üzere davet edildi.카이로, 이집트에서 아프리카 단결 기구 회의.
Antwerp'deki tüm insanların bir araya gelmek zorunda olduklarını düşünüyoruz.여러 큰 문제들을 해결 할 수 있다고 생각합니다.
Bir araya geldiler, satsang bir araya gelmek için ne kadar da harika bir yer.Ils viennent ensemble, c'est un endroit parfait pour se rencontrer, en satsang.
Bir araya geldiler, satsang bir araya gelmek için ne kadar da harika bir yer.Találkoznak. Micsoda nagyszerű hely, hogy a szatszangon jönnek össze.
Bir araya geldiler, satsang bir araya gelmek için ne kadar da harika bir yer.Vienen juntos, qué gran lugar para venir juntos, al satsang.
Bir araya gelmek ve anlamak gibi çok ilginç ve dokunaklı girişim var.C'è questo tentativo molto curioso e molto commovente di incontrarsi e di comprendere.
Bir araya gelmek ve anlamak gibi çok ilginç ve dokunaklı girişim var.Hay un intento muy curioso y conmovedor para juntarse y comprenderse.
Bir araya gelmek ve anlamak gibi çok ilginç ve dokunaklı girişim var.Họ tò mò và cố gắng chạm vào nhau để hiểu rõ
Bir araya gelmek ve anlamak gibi çok ilginç ve dokunaklı girişim var.Il y eut un moment très curieux et très touchant où ils essayèrent de se rencontrer et de se comprendre.
Bir araya gelmek ve anlamak gibi çok ilginç ve dokunaklı girişim var.Podjęli zadziwiającą i bardzo wzruszającą próbę, aby się nawzajem porozumieć.
Bir araya gelmek ve anlamak gibi çok ilginç ve dokunaklı girişim var.Есть одна очень любопытная и очень трогательная попытка собраться вместе и понять друг друга.
Dönüş amacım ailemle tekrar bir araya gelmek ve toplum içinde yerimi bulmaktı.저는 제 가족과 다시 만나기 위해, 그리고 사회에 제 위치를 다시 만들기 위해 돌아왔었습니다.
Dönüş amacım ailemle tekrar bir araya gelmek ve toplum içinde yerimi bulmaktı.Tôi trở về cốt yếu để đoàn tụ cùng gia đình mình và để kết nối bản thân tìm ra vị trí của mình trong xã hội.
Dönüş amacım ailemle tekrar bir araya gelmek ve toplum içinde yerimi bulmaktı.באתי בעיקר בשביל להתאחד עם משפחתי ולהתחבר מחדש בדרך שבה מצאתי את מקומי בחברה.
Dönüş amacım ailemle tekrar bir araya gelmek ve toplum içinde yerimi bulmaktı.جئت أساسا لـ لم الشمل مع عائلتي وإعادة الاتصال بطريقة لأجد مكاني في المجتمع.
Dönüş amacım ailemle tekrar bir araya gelmek ve toplum içinde yerimi bulmaktı.ついでにイランでの 居場所を探そうと思いました しかし私が見たものは
Uyuşturucu ve suç bir dizi farklı değişken yollarla bir araya gelmekte ve ortak bir sebebi paylaşmaktadır.Az ilyen bűncselekmények kevésbé láthatóak, mivel sok esetben nem jelentik őket.
Uyuşturucu ve suç bir dizi farklı değişken yollarla bir araya gelmekte ve ortak bir sebebi paylaşmaktadır.Er zijn diverse verklaringsmodellen voor het verband tussen drugs en criminaliteit gegeven.
Uyuşturucu ve suç bir dizi farklı değişken yollarla bir araya gelmekte ve ortak bir sebebi paylaşmaktadır.Zdefiniowanie zjawiska ma jednak zasadnicze znaczenie dla oceny jego skali, wzorców i tendencji.
Uyuşturucu ve suç bir dizi farklı değişken yollarla bir araya gelmekte ve ortak bir sebebi paylaşmaktadır.Тези престъпления са по#слабо видими, тъй като много от тях остават несъобщени.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.A keď sa oddelia, musia si zas nájsť k sebe cestu.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.E dopo essersi separati, devono riunirsi nuovamente.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.És amikor szétválnak, újra meg kell találniuk egymást.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.Et quand ils sont séparés ils doivent se retrouver.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.Iar când se separă trebuie să se reîntâlnească cumva.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.Jeśli się rozdzielą, muszą umieć się znaleźć.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.그래서 이들이 헤어지게 되면 다시 서로 만나야 합니다.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.Quando se separam, têm de se reencontrar.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.Und wenn sie sich trennen, müssen sie sich auch wieder finden.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.Wanneer ze uit elkaar geraken moeten ze weer bij elkaar komen.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.Y cuando se separan tienen que volverse a juntar de nuevo.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.А когато се разделят, трябва пак да се съберат.
Ve ayrıldıklarında yeniden bir araya gelmek zorundadırlar.А потом им надо снова встретиться.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod