bir an ile cümle
bir an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Buraya gelmekte bir an bile tereddüdüm olmadı.Ik had geen moment om even uit te blazen.
Onlara bir an için bakıp tekrar aynaya döner ancak kendi yansımasını göremez.Het wordt hem zwart voor de ogen: hij ziet niet meer wat hij doet (bij opkomende onmacht).
Tek bir ana cadde vardır ve adı da Marine Drive ya da Main Street olarak geçer.Er was een hoofdweg, die gewoon "Hoofdweg" heette en heet.
Karaağaç Tren İstasyonu büyük bir ana bina yapımı ile açıldı.Piękny dworzec kolejowy Karaağaç otwarto z wielkim głównym budynkiem.
Çok duygusal bir an.Sensacyjny moment.
Buraya gelmekte bir an bile tereddüdüm olmadı.Nigdy mi jednak nie przyszło do głowy, by wrócić do domu.
Kreutz grubu gibi birçok kuyruklu yıldız grubu tek bir ana kuyruklu yıldızın parçalanmasıyla oluşmuştur.Wiele grup komet, takich jak np. grupa Kreutza, pochodzi z rozpadu pierwotnej komety.
Çok süslü bir ana giriş kapısı vardır.Posiada bardzo duży otwór wejściowy.
Bir an iç çeker gibi oldu; tam bir agnostik olsam da, o an ruhunun ayrıldığını hissettim.Wtedy on westchnął i – chociaż jestem niewierzący – poczułem, że to była chwila, w której jego dusza odeszła.
Bunun için yalan söylemekte ya da şantaj yapmakta bir an olsun tereddüt etmez.Generał nie był człowiekiem, od którego można było czegoś żądać lub go szantażować.
Mama Ocllo, İnka mitolojisinde bir ana tanrıça.Mama Ocllo – w mitologii Inków bogini płodności.
Başka bir deyişle bir an için ölüp geri dirilirler.Po chwili odnajdują ją jednak ponownie, martwą.
Her çevrim bir ana işlem birimi kullanacak şekilde sınırlanır ve yapılacak iş miktarı dengelenir.Każda jednostka ma określoną liczbę punktów ruchu, które może wykorzystać do przemieszczania się.
Yazlık kısmının geometrik şekillerle süslenmiş muhteşem bir Ana kapısı vardır.W portalu znajdują się drewniane drzwi zdobione geometrycznie.
Her bölümün insan vücudunu keşfetmekle ilgili bir ana başlığı vardı.Problem polegał na tym, iż w każdym z nich głównym składnikiem jest ludzkie ciało.
M-84 Yugoslav yapımı, 2. nesil bir ana muharebe tankıdır.M-84 – zmodernizowany czołg podstawowy II generacji, produkcji jugosłowiańskiej.
Louisiana bayrağı üzerinde yavrularını kendi kanı ile besleyen bir ana pelikan deseni taşır.Flaggan visar en pelikan som matar sina ungar med sitt eget blod.
Bunun için yalan söylemekte ya da şantaj yapmakta bir an olsun tereddüt etmez.Allt för att sedan kunna idka utpressning.
Çünkü bir an da olsa Dark Willow'un nasıl bir şey olduğunu görmüştür.Och hur kunde Clary plötsligt se skuggjägare?
Azınlıklara karşı Osmanlı Devleti bir an önce savaşı bitirmek istiyordu.1763 stod de krigströtta makterna redo att avsluta kriget.
Southampton, bir ana liman kentidir ve New Forest'a en yakın kenttir.Immingham är en viktig hamn och en förstad till Grimsby.
Bir an iç çeker gibi oldu; tam bir agnostik olsam da, o an ruhunun ayrıldığını hissettim.Jag hade sett honom som en märkvärdig man, men i detta moment kände jag mig äcklad.
Buraya gelmekte bir an bile tereddüdüm olmadı.Det var länge osäkert om han skulle komma tillbaka.
Bunların hepsini bir an önce öğrenmesi gerekiyor.Han behöver lära sig allt detta så fort som möjligt.
Kim, neden bir anahtar veriyor?Хто дає ключ і чому?
Böylece oldukça pratik bir şekilde ebeveynler her çocuk için bir ana açık anahtar tutar.Батько просто зберігає один відкритий ключ для кожного із спадкоємців.
M-84 Yugoslav yapımı, 2. nesil bir ana muharebe tankıdır.M-84 — югославський основний бойовий танк 2-го покоління.
Ancak, bir an tedbiri elden bırakır ve kalkanını indirir.Він зовсім закриває ліве око і робить паузу.
Stalin, taarruza bir an önce geçilmesini istiyordu.І кар'єра Лоренцо швидко пішла вгору.
Okuldan eve derslere başlandığı ve Koçyiğit'in bir an önce okula dönmesi için haber yollanıyor.Новинарі навідувались у школу на початку року, чекаючи повернення кота.
Apple, iWeb sitelerini başka bir ana makineye taşıma konusunda talimatlar verdi. ^ iWebТакож, Apple представила інструкції щодо переміщення сайтів iWeb на інший хостинги.
Elise bir an onunla beraber gelmek konusunda tereddüt ederse de David'le beraber gelir.Elise chvíli váhá, ale nakonec odejde s Davidem.
Bunun için yalan söylemekte ya da şantaj yapmakta bir an olsun tereddüt etmez.Citově či jinak vydírá nebo vyhrožuje.
Kırımlılardan her gün gelen yardım çağrıları da onun bir an önce Kırım'a ulaşmasını gerekli kılmaktaydı.A hle, ten, jemuž včera přispěchal na pomoc, opět na něj volal.
İhsanoğlu, İsrail Gazze'ye uyguladığı ambargonun bir an önce kaldırılması gerektiğiniifade etti.Jejich odpovědí bylo dočasné stažení kontingentu letounů již přislíbených Izraeli.
Size söylemek isterim ki, şu anda tüm hayatım tek bir an gibi gözlerimin önünde.Doopravdy můžu věřit jen tomu, co je přímo před mýma očima.
Buraya gelmekte bir an bile tereddüdüm olmadı.Nu am regretat nici o clipă până acum revenirea în țară.
Kreutz grubu gibi birçok kuyruklu yıldız grubu tek bir ana kuyruklu yıldızın parçalanmasıyla oluşmuştur.Multe grupuri de comete, ca Kreutz Sungrazers, s-au format prin fragmentarea unei comete-părinte.
Arap devletler savaşın bir an önce sona ermesini arzuluyordu.Statele arabe erau din ce în ce mai nerăbdătoare să termine războiul cât mai repede cu putință.
Öyle bir an geldi ki, bacaklarımı kıpırdatamaz oldum.Când mă dau jos nu mai simt picioarele de amorțeală.
İzzet kabul etmez ve bir an evvel artık oradan ayrılması gerektiğine karar verir.Lua totul prea în serios, până când și-a zis că trebuie să înceteze.
Bir ana muharebe tankı birçok arazide kullanılabilecek şekilde çok hareketli olmak için tasarlanır.Un tanc este proiectat pentru a fi manevrabil a putea acționa pe majoritatea terenurilor.
Bir an Onun oğlu olduğunu hisseder.După puțin timp, acesta observă că este prizonier.
Irmaklar bir an için durur sonra yeniden akmaya başlar.Tânărul își revine după o vreme și pornește din nou la drum.
Tom bir an bile ona inanmadı.Tom nu l-a crezut nici un moment.
Bloğumun çok popüler olacağını bir an bile asla düşünmedim.Nu mi-am imaginat niciodată, nici pentru un moment, că blog-ul meu va deveni atât de popular.
Kazanacağımı bir an bile asla düşünmedim.Niciodată, nici măcar pentru o clipă, nu m-am gândit că voi câștiga.
Evsiz kalacağımı bir an bile asla hayal etmedim.Nu mi-am imaginat niciodată, nici măcar pentru o clipă ca voi rămâne fără adăpost.
Bu kadar çok ünlü insanlarla tanışabileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.Nu am visat niciodată, nici măcar pentru un moment, că voi putea întâlni aşa mulți oameni celebri.
Benim yaşımda bu tür bir şeyi hâlâ yapıyor olacağımı bir an bile düşünmedim.Nu m-am gândit nici un moment, că la vârsta mea încă voi face un astfel de lucru.
Boşa harcayacak bir an bile yok.Nu e timp de pierdut.
Bir an bile o gürültüye tahammül edemem.Nu pot suporta nici pentru o clipă zgomotul acela.
Bir an bile o gürültüye tahammül edemem.Nu pot suporta nici o clipă zgomotul acela.
Kaybedecek bir an bile yok.Nu e timp de pierdut.
Dan onu yapmak için bir an bile çekinmedi.Dan, nu a ezitat nici măcar o secundă să facă asta.
Dan onu yapmak için bir an bile çekinmedi.Dan, nu a ezitat nici măcar o clipă să facă asta.
Dan onu yapmak için bir an bile çekinmedi.Dan, nu a ezitat nici măcar o clipă să o facă.
"Her an iyi bir an değil, değil mi?Béla: Amúgy szép az időnk, ugye?
Ice-shroom: Oyun alanındaki tüm zombileri bir an için dondurur.Jég-gomba: Időlegesen megdermeszt minden zombit a pályán.
Herhangi bir an patlayabilecek...A szállítmányuk bármikor felrobbanhat.