bir an ile cümle
bir an kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Felicia (küçük gezegen tanımı: 294 Felicia) oldukça büyük bir ana kuşak asteroididir.Felicia (minor planet designation: 294 Felicia) is a sizeable Main belt asteroid.
Ducrosa (küçük gezegen tanımı: 400 Ducrosa) tipik bir ana kuşak asteroididir.Ducrosa (minor planet designation: 400 Ducrosa) is a typical Main belt asteroid.
Arethusa (küçük gezegen tanımı: 95 Arethusa) büyük bir ana kuşak asteroididir.Arethusa (minor planet designation: 95 Arethusa) is a large main-belt asteroid.
Hekate ( küçük gezegen tanımı : 100 Hekate ), büyük bir ana kuşak asteroididir.Hekate (minor planet designation: 100 Hekate) is a large main-belt asteroid.
Kirke, (küçük gezegen tanımı 34 Kirke), büyük, çok karanlık bir ana kuşak asteroididir .Circe, minor planet designation 34 Circe, is a large, very dark main-belt asteroid.
Dione ( küçük gezegen tanımı : 106 Dione ), büyük bir ana kuşak asteroididir.Dione (minor planet designation: 106 Dione) is a large main-belt asteroid.
Peitho (küçük gezegen tanımı: 118 Peitho) bir ana kuşak asteroididir.Peitho (minor planet designation: 118 Peitho) is a main-belt asteroid.
Lachesis (küçük gezegen tanımı: 120 Lachesis) büyük bir ana kuşak asteroididir.Lachesis (minor planet designation: 120 Lachesis) is a large main-belt asteroid.
Echo ( küçük gezegen tanımı:60 Echo ) bir ana kuşak asteroididir.Echo (minor planet designation: 60 Echo) is a quite large main-belt asteroid.
Liberatrix (küçük gezegen tanımı: 125 Liberatrix) bir ana kuşak asteroididir.Liberatrix (minor planet designation: 125 Liberatrix) is a main-belt asteroid.
Velleda (küçük gezegen tanımı: 126 Velleda) bir ana kuşak asteroididir.Velleda (minor planet designation: 126 Velleda) is a main-belt asteroid.
Antigone (küçük gezegen tanımı: 129 Antigone) büyük bir ana kuşak asteroididir.Antigone (minor planet designation: 129 Antigone) is a large main-belt asteroid.
Eurydike (küçük gezegen tanımı: 75 Eurydike) büyük bir ana kuşak asteroididir.Eurydike (minor planet designation: 75 Eurydike) is a large main-belt asteroid.
Bertha (küçük gezegen tanımı: 154 Bertha) bir ana kuşak asteroididir.Bertha (minor planet designation: 154 Bertha) is a main-belt asteroid.
Scylla (küçük gezegen tanımı: 155 Scylla) bir ana kuşak asteroididir.Scylla (minor planet designation: 155 Scylla) is a main belt asteroid.
Aemilia (küçük gezegen tanımı: 159 Aemilia) büyük bir ana kuşak asteroididir.Aemilia (minor planet designation: 159 Aemilia) is a large main-belt asteroid.
Irma (küçük gezegen tanımı: 177 Irma) oldukça büyük ve karanlık bir ana kuşak asteroididir.Irma (minor planet designation: 177 Irma) is a fairly large and dark main belt asteroid.
Celuta (küçük gezegen tanımı: 186 Celuta) 50 km çapında bir ana kuşak asteroidir.Celuta (minor planet designation: 186 Celuta) is a 50 km Main belt asteroid.
Bu su kemerlerinin bir ana hattı Apollon Tapınağı'na su sağlıyordu.A trunk line of this aqueducts supplied water to the Sanctuary of Apollo.
Bir an önce harekete geçmeliyiz.Wir müssen sofort handeln.
Fakat Busch daha önceden uyarılmıştı ve Almanya’yı bir an önce terk etmek istiyordu.Doch Busch war gewarnt und wollte nun Deutschland zügig verlassen.
(Örnek: "Bir an için Şeytanın avukatlığını yapalım").Die Geschichte des Teufels mit einem Zeitarbeiter).
"Her an iyi bir an değil, değil mi?Nicht jeder Tag bietet eine gute Gelegenheit.
Dilin bir an önce konuşma diline yaklaştırılması gerekliliğini savunur.Und hüte deine Zunge wohl, Bald ist ein böses Wort gesagt!
Öyle bir an geldi ki, bacaklarımı kıpırdatamaz oldum.Ich saß wohl eine Stunde, ohne mich rühren zu können.
Çok süslü bir ana giriş kapısı vardır.Bemerkenswert ist die schöne Eingangstür.
Bir an Onun oğlu olduğunu hisseder.Er muss erkennen, dass dieser sein eigener Sohn ist.
Bir an durdu, sonra şapkasını sallamaya başladı.Aber nach einer Weile gab ich auf und begann Hüte zu zählen.
Kim bir an adama baktı, sonra kollarını açarak ona doğru koştu.Da lief er auf sie zu, und sobald sie ihn kommen sah, sprang sie ihm geradewegs in die Arme.
Dış ön tarafında bir ana kapı bulunur.Vor dem Hauptportal befindet sich eine Vorhalle.
Takıma bir an önce adapte olmak çok önemli.Hier gelang ihm schnell die Anpassung an die Mannschaft.
Arap devletler savaşın bir an önce sona ermesini arzuluyordu.Die Partei forderte ein sofortiges Ende des Krieges.
Periskop bir an satha süzülerek, ekseni etrafında 360°döndürülüp tekrar aşağı çekilir.Man dreht den Lenker einmal um 360° und fängt diesen dann wieder.
Her bir ana türbin 700 MW kapasiteye sahiptir.Jede Turbine hat eine maximale Leistung von 70 MW.
Bu sıkıntıdan bir an önce kurtulmak için teklifi kabul ettiler.Sie machten sich für eine umgehende Aufhebung dieses Ausschlusses stark.
Beklenenin üzerinde zayiat veren Sovyetler, önde bulundukları savaşı bir an önce sona erdirmeye çalıştılar.Dort wollen die Kommunisten den ausgebrochenen Krieg abwarten.
Oraya bir an önce gitmen zaruridir.C'est indispensable que tu y ailles tout de suite.
Bir an için sizi rahatsız edebilir miyim?Je peux te déranger un moment ?
(Örnek: "Bir an için Şeytanın avukatlığını yapalım").Le diable dans la peau, voir Le Diable dans la peau (homonymie).
Çok süslü bir ana giriş kapısı vardır.Elle possède une remarquable porte d'entrée.
Buraya gelmekte bir an bile tereddüdüm olmadı.Je n’ai pas pensé un instant à entrer dans la Résistance.
İhsanoğlu, İsrail Gazze'ye uyguladığı ambargonun bir an önce kaldırılması gerektiğiniifade etti.La déclaration a demandé à Israël de lever le blocus de Gaza immédiatement.
Bir an önce bölgede kurtarma çalışması yapılmadır.Le gouvernement organise aussitôt des opérations de secours dans la région.
Tindle'ın amacı Wyke'ı boşanma kâğıtlarını bir an önce imzalamaya ikna etmektir.Mais pour cela, Doyle doit signer les papiers du divorce.
Ben bir an için sizi rahatsız edebilir miyim?¿Puedo molestarle un momento?
Kaybedecek bir an yok.No hay un momento que perder.
Sadece bir an burada bekler misiniz?¿Podéis esperar aquí solo un momento?
Tom bir an için çekindi.Tom dudó por un momento.
Bir an önce buradan gitmeliyiz.Deberíamos irnos de aquí lo antes posible.
Unutmak yıllar alır, hatırlamak bir an.Olvidar lleva años, recordar solo un momento.
(Örnek: "Bir an için Şeytanın avukatlığını yapalım").«The Devil's Advocate» (en inglés).
Yine Craig'e göre bu seçim 6 Aralık 1922'den sonra bir an önce yapılmalıdır.Para Craig era sumamente importante que la decisión se tomara lo antes posible luego del 6 de diciembre.
Her bölümün insan vücudunu keşfetmekle ilgili bir ana başlığı vardı.Cada episodio tiene un tema principal para explorar sobre el cuerpo humano.
"Her an iyi bir an değil, değil mi?«No es un día cualquiera».
Dış ön tarafında bir ana kapı bulunur.Posee una puerta en la parte frontal.
Zaman ölçümünde herhangi bir âna ya da aralığa rakamsal bir değer atanır.El número total facilita pues un valor de tiempo total absoluto o relativo.
Buraya gelmekte bir an bile tereddüdüm olmadı.En ningún momento pensé en bajarme.
Yalnız kaldığı bir an annesini arar.Se toma un momento a solas y llama a su mamá.
Her bir ana türbin 700 MW kapasiteye sahiptir.Cada turbina tiene una potencia máxima de 70 MW.
Bir an önce bölgede kurtarma çalışması yapılmadır.Inmediatamente comenzó la extracción del elemento de rescate.