Biniş saati geldi, nerede bu?Kiirehdi. - Okei...
Biniş saati geldi, nerede bu?Nhanh lên nhé. - Vâng...
Biniş saati geldi, nerede bu?Poponáhľajte. - Dobre...
Biniş saati geldi, nerede bu?Pospěšte. - Dobře...
Biniş saati geldi, nerede bu?- Sem na naših sedežev. Pohiti.
Biniş saati geldi, nerede bu?Siess. - Oké...
Biniş saati geldi, nerede bu?Skynd. - Okay...
Biniş saati geldi, nerede bu?Spieszyć. - Okay...
Biniş saati geldi, nerede bu?Sudah saatnya, di mana dia?
Biniş saati geldi, nerede bu?Sudah saatnya, di mana dia?
Biniş saati geldi, nerede bu?Už bychom měli nastupovat do letadla, kde je?
Biniş saati geldi, nerede bu?Γρήγορα. - Εντάξει...
Biniş saati geldi, nerede bu?- Гаразд...
Biniş saati geldi, nerede bu?Пора садиться в самолет. Где она?
Biniş saati geldi, nerede bu?لقد حان وقت الإستقلال، أين هي؟
- Biniyorum! Beni arabaya sokuyorlar!- Baiklah ! mereka mendorongku kedalam mobil !
- Biniyorum!- Já vai!
- Biniyorum!- Та сяду я!
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.어느날, 그녀는 한 시간 일찍 기차를 탔고 역에 5시에 도착했습니다
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.Az egyik nap, az egy órával korábbi vonatra száll és megérkezik 5 órakor.
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.En dag tager hun toget en time tidligere og ankommer klokken 5.
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.Jednou stihla Bev vlak o hodinu dříve a přijela již v 5:00 hodin.
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.Ok.
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.Pewnego dnia wsiada do pociągu godzinę wcześniej i przybywa na stację o 5:00.
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.Raz stihla Bev vlak o hodinu skôr a prišla už o 5-tej hodine.
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.Un día ella toma el tren una hora antes y llega a las 5:00
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.Un giorno lei prende il treno un'ora prima e arriva alle 5.
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.Един ден, тя хваща влака един час по-рано и пристига в 5:00.
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.Однажды, она садится на поезд на час раньше и прибывает в 5:00.
Bir gün, trene 1 saat erken biniyor ve saat 5'de istasyona varıyor.彼女の夫は、いつも通りに家を出ました。
Birkeresinde Marvin Minsky ile bir 747'ye biniyordum.저는 마빈 민스키 교수와 747기종 비행기를 타고 있었습니다.
Birkeresinde Marvin Minsky ile bir 747'ye biniyordum.747に同乗していたときのことです 彼はカードを取り出して言いました「これを見てくれ!」
Birkeresinde Marvin Minsky ile bir 747'ye biniyordum.Uma vez ia num 747 com o Marvin Minsky.
Birkeresinde Marvin Minsky ile bir 747'ye biniyordum.Una volta ero su un jumbo con Marvin Minsky,
Birkeresinde Marvin Minsky ile bir 747'ye biniyordum.Однажды я летел на борту 747 с Марвином Мински.
Birkeresinde Marvin Minsky ile bir 747'ye biniyordum.טסתי פעם אחת ב-747 עם מרווין מינסקי,
Birkeresinde Marvin Minsky ile bir 747'ye biniyordum.كنت على متن طائرة 747 ذات مرة مع "مارفن مينسكي"،
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Călărea pe un heruvim, şi sbura, venea plutind pe aripile vîntului.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgar kanatlar takarak hızla geldi.Hän notkisti taivaat ja astui alas, synkkä pilvi jalkojensa alla.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.A Khérubon ment és röpült, És a szelek szárnyain tünt fel.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.båret af Keruber fløj han, svæved på Vindens Vinger;
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Cabalgó sobre un querubín y voló; se remontó sobre las alas del viento
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Călărea pe un heruvim, şi sbura, venea pe aripile vîntului;
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Cavalcò un cherubino e volò; si librò sulle ali del vento
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Hän ajoi kerubin kannattamana ja lensi, hän näkyi tuulen siipien päältä.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Han for på keruben och flög, han sågs komma på vindens vingar
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Hij reed op een engel en vloog; Hij zweefde op de vleugels van de wind.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Ia terbang dengan mengendarai kerub; Ia melayang di atas sayap angin
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.I jeździł na Cherubinach, i latał, i widzian jest na skrzydłach wiatrowych.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Il était monté sur un chérubin, et il volait, Il paraissait sur les ailes du vent.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.In sedeč na kerubu, je letel, in videti ga je bilo na vetra perotih.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.I vsedl na cherubín a letěl, a spatřín jest na peří větrovém.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.그룹을 타고 날으심이여 바람 날개 위에 나타나셨도다
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Montou num querubim, e voou; apareceu sobre as asas do vento.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Ngài cỡi một chê - ru-bin và bay ; Ngài hiện ra trên cánh của gió .
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Ngài cỡi một chê-ru-bin và bay; Ngài hiện ra trên cánh của gió.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Og han fór på kjeruber og fløi, og han lot sig se på vindens vinger.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Und er fuhr auf dem Cherub und flog daher, und er schwebte auf den Fittichen des Windes.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.vysadol na cheruba a letel a ukázal sa na krýdlach vetra.
Bir Keruva binip uçtu, Rüzgarın kanatları üstünde belirdi.Και επεβη επι χερουβειμ και επεταξε, και εφανη επι πτερυγων ανεμων.