bine ile cümle

bine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles ovat kiellettyjä matkustamossa.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles są zabronione w kabinie.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles sind in der Kabine verboten.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles tilos a kabinban.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobiles אסור בתא. תודה לך על שיתוף הפעולה.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobilné telefóny sú zakázané v kabíne.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Mobilní telefony jsou zakázány v kabině.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Telefoane mobile sunt interzise în cabină.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Κινητά απαγορεύονται στην καμπίνα.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?Мобільні телефони заборонені в салоні.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle. - Ne var?الهواتف النقّالة ممنوعة في الحجرة شكرا لكم على تعاونك
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir... - Bekle.- أبدا لم أستقل في الوقت المناسب -إنتظر
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- Chúng ta sẽ trễ giờ tàu chạy mất... - Khoan đã.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- Ik heb nog nooit aan boord op tijd...
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- Jag har aldrig gått ombord i tid...
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- Je n'ai jamais embarqué à l'heure...
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- Ještě nikdy jsem nenastoupil do letadla včas...
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- Nunca he subido a tiempo...
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- Nunca logré abordar a tiempo...
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...Oublie le bouquet...
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...Никога не отивам навреме.
- Hiçbir zaman, zamanında binememişimdir...- Я никогда не садился вовремя...
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Không ai có thể đi cùng một thang máy với anh ta mà không bị báo động quá tải.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.누구나 이런 사람과 엘러베이터에 타면 경보가 울릴 것입니다.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Nadie puede subir al mismo ascensor con él sin que se dispare la alarma.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Nessuno potrebbe entrare in ascensore con lui senza mandare in tilt il sistema di allarme.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Niemand kann mit ihm in den Aufzug steigen, ohne dass der Alarm losgeht.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Nihče ne more v dvigalo z njim, ne da bi sprožil alarm.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Nimeni nu poate să meargă în ascensor cu el fără ca alarma să pornească.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Ninguém pode entrar no mesmo elevador com ele sem que o alarme dispare.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Personne ne peut entrer dans le même ascenseur que lui sans que l'alarme ne se déclenche.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.Никто не может войти с ним в лифт и не застрять.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.אף אחד לא יכול להכנס לאותה מעלית איתו בלי שהאזעקה תפעל.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.لا أحد يستطيع ركوب نفس المصعد معه بدون إنذار الخروج.
Hiç kimse alarm çalmadan onunla aynı asansöre binemez.ブザーが鳴って 乗れないだろうね 科学的には2番目の方が
İlk defa arabama bineceksin.Es wird das erste mal sein das du <br />mit meinem Auto fährst.
İlk defa arabama bineceksin.O sa fie prima oara cand mergi in masina mea.
İlk defa arabama bineceksin.Po raz pierwszy bedziesz jechac moim samochodem.
İlk defa arabama bineceksin.Θα είναι η πρώτη φορά που μπαίνεις στο αμάξι μου.
İlk defa arabama bineceksin.Ты же никогда не ездила в моей машине.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.A gdy wstąpił w łódź, prosił go on, co był opętanym, aby był przy nim.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.A když vstoupil na lodí, prosil ho ten, kterýž trápen byl od ďábelství, aby byl s ním.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.A keď vchádzal do lode, prosil ho ten predtým posadlý, žeby bol s ním.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Comme il montait dans la barque, celui qui avait été démoniaque lui demanda la permission de rester avec lui.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.E, entrando ele no barco, rogava-lhe o que fora endemoninhado que o deixasse estar com ele.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.In ko stopi v ladjo, ga zaprosi oni, ki je bil obseden, da sme ostati ž njim.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Ja hänen astuessaan venheeseen se riivattuna ollut pyysi häneltä saada olla hänen kanssaan.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.예수께서 배에 오르실 때에 귀신 들렸던 사람이 함께 있기를 간구하였으나
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Lúc Ngài đương bước vào thuyền, người trước đã bị quỉ ám xin ở lại với Ngài.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Lúc_Ngài đương bước vào thuyền , người trước đã bị quỉ ám xin ở lại với Ngài .
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Mentre risaliva nella barca, colui che era stato indemoniato lo pregava di permettergli di stare con lui
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Mikor pedig a hajóba beszállott vala, a volt ördöngõs kéré õt, hogy vele lehessen.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.När han sedan steg i båten, bad honom mannen som hade varit besatt, att han skulle få följa honom.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Og da han gikk i båten, bad den besatte om å få være med ham.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Og da han gik om Bord i Skibet, bad den, som havde været besat, ham om, at han måtte være hos ham.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Pe cînd Se suia El în corabie, omul care fusese îndrăcit Îl ruga să -l lase să rămînă cu El.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Und da er in das Schiff trat, bat ihn der Besessene, daß er möchte bei ihm sein.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.Και οτε εισηλθεν εις το πλοιον, παρεκαλει αυτον ο δαιμονισθεις να ηναι μετ' αυτου.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.И когато влизаше в ладията, тоя, който бе по-напред хванат от бесове, Му се молеше да бъде заедно с Него.
İsa tekneye binerken, önceleri cinli olan adam Ona, ‹‹Seninle geleyim›› diye yalvardı.И когда Он вошел в лодку, бесновавшийся просил Его, чтобы быть с Ним.

İlgili Sayfalar