bine ile cümle
bine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Hepsi kendi atlarına binerler.Прочут е с конете си.
Günümüzde 120 bine yakın Moldova vatandaşı Romanya Vatandaşlığına başvurarak Romanya pasaportu almıştır.Това кара много молдовски граждани да кандидатстват за румънско гражданство.
Bu buluta sadece temiz ve saf kalpli insanlar binebilir.Предполага се, че само праведните и душевно чисти хора могат да минат през него.
Trene binerek Cennethisar’dan ayrılır.Тя се измъква през комина.
Daha sonra geçen üç yılda David şehir merkezine Elise'i bulabilmek ümîdiyle biner.Само след пет дни семейството на Хейли ще се мести на другия край на света!
Bunlar binek taşlarıdır.Ъглните са от дялани камъни.
Uzay mekiklerine binerler.Кодове в Космоса.
Nancy okula gitmek üzere Glen ile birlikte arabaya biner.Двамата с Рин ходят заедно на училище.
Çocuklar için iyi bir binek hayvanıdır.Biti dobar primjer svojoj djeci.
Otosan bugün Ford binek araçları üretimi yapmaktadır.Tvrtka Ferrari trenutno proizvodi četiri modela automobila.
Güler Duman'ın bu zamana kadar beş bine yakın öğrencisi olmuştur.Za ulogu razmaženog studentskog bogataša Hoffman je morao doći na audicije čak pet puta.
O, zaman zaman insan şeklindedir, hatta at biner.Ponekad se pojavljuje u obliku orla, a ponekad i u liku čovjeka s glavom čaplje.
Hepsi kendi atlarına binerler.Všetky kone pozná po mene.
Yunus, Yafa'ya gidip orada Tarşiş (Tarsus)'e gitmekte olan bir gemiye biner.Ale Jonáš utiekol do Joppy a tam nasadol na loď plaviacu sa do Taršíša.
Toplantıdan sonra gemilere binen askerlerle birlikte sefere çıkarlar.Tí sú nakoniec po príchode vojenskej lode s novými strážcami pochytaní.
Çevre oturanları ile bu rakam 280 bine ulaşır.Počet stojacich je u oboch radov uvádzaný zhodne 380.
Bellerophon, Pegasus'a binerek tanrıların evi Olympos'a gitmek ve ölümsüzler arasına katılmak ister.Po porážke Chiméry však Bellerofontes spyšnel a chcel sa na Pegasovi dostať na Olymp medzi bohov.
Hammond ve Malcolm, jeep ile ziyaretçi merkezine varırlar ve grup helikoptere binerek adadan ayrılır.Hammond z Malcolmom pobere skupino z džipom in se vkrcajo na helikopter, ter pobegnejo z otoka.
Arabaya binerler.Skupaj se usedeta v avto.
Çizme ata binenler için çok elverişliydi.Most je bil dovolj močan za kočije.
Duadan sonra gelin ata biner.Namenjen je poslušanju med vožnjo.
Kendisi ise Hong Kong'dan Pakistan'a giden bir uçağa binecekti.Kasneje je iz Hongkonga z letalom odletel v Moskvo, Rusija.
Karşısında dört atlı araba ile bir binek atı vardır.Stal je na terakotnem vozu s štirimi konji.
Açık kiliselerin sayısı 25 bine çıktı.Za blaženega ga je razglasil 25.
Karez sulama kanalların sayıları bine yakın olup, toplam uzunluğu ortalama 5,000 kilometrenin üzerindedir.Število sistemov karez območju je skoraj 1000, celotna dolžina kanalov je približno 5000 kilometrov.
Bu yargıçların toplam sayısı 6 bine kadar çıkabiliyordu.Število igralcev v moštvu je s tem padlo na šest.
Bu buluta sadece temiz ve saf kalpli insanlar binebilir.V vroče območje lahko vstopajo le izurjeni in opremljeni posamezniki.
Bütün pullular gibi yılanlar da, vücudu üst üste binen pullarla kaplı ektotermik amniyot omurgalılardır.Podobno kot drugi luskarji so kače ektotermni amnioti, katerih telo preraščajo rožene luske.
Üniversite mezunu kadın sayısı da 56 binlerden 910 bine kadar yükseldi.Mokytojų skaičius nuo 6 buvo padidintas iki 9.
Burada Jena bir taksiye biner ve kendi evinin adresini verir.Evanas įleidžia jas į namus apšilti, o pats iškviečia taksi.
Uzay mekiklerine binerler.Jis saugo nuo kosminių spindulių.
Biz işe gitmek için aynı otobüse bineriz.Mes važiuojame tuo pačiu autobusu į darbą.
1905'te yayımlanan bu testin adı "Binet-Simon Testi"dir.1905. aastal tutvustati uut intelligentsuse mõõtmise testi – Binet'-Simoni testi.
Bu grup ise işe Chicago ve Cincinnati’ye giden trenlere binerek başlar.Iga päev väljuvad sealt lennud Chicagosse ja Detroiti.
Nüfusu 15 bine yakındır.Elanike arv on 15.
O, zaman zaman insan şeklindedir, hatta at biner.Samuti esineb Rebane aeg-ajalt ka DJ-na ja tegutseb modellina.
Kufe halkından dokuz bine yakın kişinin de desteğini aldı.Kulani lähedal asus ka üks Noarootsi kihelkonna üheksast teadaolevast külakalmistust.
Arabamız yoksa bu bizi durduramaz, otobüse bineriz.Kui teile sõidab vastu sõiduk, siis ei tasu paanitseda.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.1812년 전쟁의 화마가 지난 후에도 생산량은 1년에 40만 파운드까지 이르렀습니다.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Après les destructions de la guerre de 1812, la production atteint 400 000 balles de coton par an.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Depois das destruições da guerra de 1812, a produção chegou aos 400 mil fardos por ano.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Después de la devastación de la Guerra de 1812, la producción ascendió a 400 000 pacas al año.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Dopo le devastazioni della guerra del 1812, arrivò a 400 000 balle l'anno.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.După distrugerile războiului din 1812, producţia a ajuns la 400.000 de baloturi pe an.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Po zniszczeniach wojny 1812 roku produkcja sięgnęła 400 tysięcy bel rocznie
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.Sau khi tổn thất chiến tranh năm 1812, sản xuất đạt 400 ngàn kiện một năm.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.После разрушений Англо-американской войны 1812 года производство хлопка достигло 400 тысяч кип в год.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.אחרי ההרס של המלחמה של 1812, היצור הגיע ל 400 אלף חבילות בשנה.
1812 savaşının yıkımından sonra, senelik üretim 400 bine vardı.وبعد الدمار الذي حدث في الحرب عام 1812 بلغ الإنتاج إلى أربعمائة ألف حزمة في العام.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4,000은 4 천과 같은 것입니다. 계산 합니다.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4.000 é a mesma coisa que 4 milhares. Adicione.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4000 è come dire 4 migliaia. Li sommi.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4000 er det samme som 4 tusinder. Man lægger tusinderne sammen.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4.000 es lo mismo que 4 millares. Súmalo.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4.000 is hetzelfde als 4 duizendtallen. Reken maar uit.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4000 je to isté ako 4 tisícky. Spočítajte si to.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4 000 je totéž jako 4 tisíce. Spočítejte si to.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4 000 pedig, ugyanaz, mint 4 darab ezres. Összeadjuk.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4.000 είναι το ίδιο πράγμα με τις 4 χιλιάδες. Προσθέστε το, αν θέλετε.
4,000 zaten 4 tane bine eşittir. -4 000 е същото като 4 хиляди. Добавяме го.