bindi ile cümle

bindi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Broadcmoor'a giden trene bindim.Así que fuimos en tren a Broadmoor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Così ho preso il treno per Broadmoor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Então apanhei o comboio para Broadmoor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Ik nam de trein naar Broadmoor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.J'ai donc pris le train pour Broadmoor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.그래서 저는 브로드무어행 기차를 탑니다.
Broadcmoor'a giden trene bindim.M-am suit în tren spre Broadmoor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Nasadol som na vlak do Broadmooor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.So nahm ich also den Zug nach Broadmoor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Szóval felszálltam a broadmoori vonatra.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Tôi lên tàu tới Broadmoor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Wsiadłem do pociągu do Broadmoor.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Και μπήκα στο τρένο για το Μπρόντμορ.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Взех влака до Бродмур.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Тож я сів на потяг до Бродмуру.
Broadcmoor'a giden trene bindim.Я сел на поезд до Бродмура.
Broadcmoor'a giden trene bindim.וכך עליתי לרכבת ל"ברודמור".
Broadcmoor'a giden trene bindim.وهكذا ركبت القطار إلى برودمور
Broadcmoor'a giden trene bindim.ケンプトンパークの辺りで あくびが止まらなくなりました
Bu arada Al'ın trene bindigine eminsin, degil mi?-Älä kohtele kuin lasta!
Bu arada Al'ın trene bindigine eminsin, degil mi?A proposito, è sicuro che Al sia salito, vero?
Bu arada Al'ın trene bindigine eminsin, degil mi?A propósito, tem a certeza de que o Al embarcou?
Bu arada Al'ın trene bindigine eminsin, degil mi?Är det säkert att Al gick på tåget?
Bu arada Al'ın trene bindigine eminsin, degil mi?A tak w ogóle - czy Al na pewno wsiadł do pociągu?
Bu arada Al'ın trene bindigine eminsin, degil mi?Er du sikker på, Al hoppede på toget?
Bu arada Al'ın trene bindigine eminsin, degil mi?Por cierto, ¿seguro que Al ha subido?
Bu arada Al'ın trene bindigine eminsin, degil mi?Είστε σίγουρος ότι ο Αλ επιβιβάστηκε;
Bu arada Al'ın trene bindigine eminsin, degil mi?Кстати, вы уверены, что Ал сел на поезд?
Bu gerçekten takdire şayan bir hareket ve omuzlarımıza manevi bir yük bindiriyor.C'est vraiment admirable et cela met un véritable fardeau moral sur nous.
Bu gerçekten takdire şayan bir hareket ve omuzlarımıza manevi bir yük bindiriyor.Das ist wirklich bewundernswert und es erlegt uns eine echte moralische Bürde auf.
Bu gerçekten takdire şayan bir hareket ve omuzlarımıza manevi bir yük bindiriyor.Det är verkligen beundransvärt och det lägger en stor moralisk börda på oss.
Bu gerçekten takdire şayan bir hareket ve omuzlarımıza manevi bir yük bindiriyor.Es realmente admirable, y añade una carga moral real en nosotros.
Bu gerçekten takdire şayan bir hareket ve omuzlarımıza manevi bir yük bindiriyor.To je opravdu obdivuhodné, a klade to na nás skutečné morální břemeno.
Bu gerçekten takdire şayan bir hareket ve omuzlarımıza manevi bir yük bindiriyor.ان المثير للإعجاب حقا ، وأنه يضع عبئا حقيقيا على المعنوي لنا.
Bunların hepsini otobüse bindir.Mételos a todos en el autobús
Bunu asansöre bindiğiniz zaman düşünmenizi istiyorum.אני רוצה שתחשבו על זה, בפעם הבאה שתהיו במעלית.
Burası 1 milyon... 1 milyonun yarısı 500 bindir.De helft van een miljoen is 500,000.
Burası 1 milyon... 1 milyonun yarısı 500 bindir.Metade de um milhão é 500.000.
Burası 1 milyon... 1 milyonun yarısı 500 bindir.Mezzo milione e' 500.000.
Burası 1 milyon... 1 milyonun yarısı 500 bindir.Połową miliona jest 500000.
Burası 1 milyon... 1 milyonun yarısı 500 bindir.Půl milionu je 500000.
Burası 1 milyon... 1 milyonun yarısı 500 bindir.חצי מיליון זה 500,000.
Burası 1 milyon... 1 milyonun yarısı 500 bindir.نصف مليون من 500,000.
Burası 1 milyon... 1 milyonun yarısı 500 bindir.つまり、答えは、500500です。
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Akkor nagy szélvihar támada, a hullámok pedig becsapnak vala a hajóba, annyira, hogy már-már megtelék.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Då kom en häftig stormvind, och vågorna slogo in i båten, så att båten redan begynte fyllas.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.E se levantou grande tempestade de vento, e as ondas batiam dentro do barco, de modo que já se enchia.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Il s`éleva un grand tourbillon, et les flots se jetaient dans la barque, au point qu`elle se remplissait déjà.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Ja nousi kova myrskytuuli, ja aallot syöksyivät venheeseen, niin että venhe jo täyttyi.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Kar nastane velik vihar, in valovi so se zaganjali v ladjo, da se je že napolnjevala.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.큰 광풍이 일어나며 물결이 부딪혀 배에 들어와 배에 가득하게 되었더라
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Nel frattempo si sollevò una gran tempesta di vento e gettava le onde nella barca, tanto che ormai era piena
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Og der kommer en stærk Stormvind, og Bølgerne sloge ind i Skibet, så at Skibet allerede var ved at fyldes.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Og det kom en sterk stormvind, og bølgene slo inn i båten, så at den holdt på å fylles.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.S'a stîrnit o mare furtună de vînt, care arunca valurile în corabie, aşa că mai că se umplea corabia.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Tedy powstała wielka nawałność wiatru, a wały biły na łódź, tak że się już napełniała.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Tedy stala se bouře veliká od větru, až se vlny na lodí valily, takže se již naplňovala lodí.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Und es erhob sich ein großer Windwirbel und warf Wellen in das Schiff, also daß das Schiff voll ward.
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Vả , có cơn bão lớn nổi lên , sóng tạt vào thuyền , đến_nỗi gần đầy nước ;
Bu sırada büyük bir fırtına koptu. Dalgalar tekneye öyle bindirdi ki, tekne neredeyse suyla dolmuştu.Vả, có cơn bão lớn nổi lên, sóng tạt vào thuyền, đến nỗi gần đầy nước;

İlgili Sayfalar