bindi ile cümle

bindi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.ja sanottuamme jäähyväiset toisillemme astuimme laivaan, ja he palasivat kotiinsa.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.서로 작별한 후 우리는 배에 오르고 저희는 집으로 돌아가니라
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.noi salimmo sulla nave ed essi tornarono alle loro case
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Nos despedimos los unos de los otros y subimos al barco, y ellos volvieron a sus casas
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.och togo sedan avsked av varandra. Därefter stego vi ombord på skeppet, och de andra vände tillbaka hem igen.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Puis, ayant pris congé les uns des autres, nous montâmes sur le navire, et ils retournèrent chez eux.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.rồi từ giã nhau. Ðoạn, chúng ta xuống tàu; môn đồ trở về nhà.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.rồi từ_giã nhau . Ðoạn , chúng_ta xuống tàu ; môn_đồ trở_về nhà .
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.så bød vi hverandre farvel, og vi gikk ombord på skibet; men de vendte tilbake til sitt.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Setelah itu kami bersalam-salaman, lalu kami naik ke kapal dan mereka pun pulang ke rumah
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.toge vi Afsked med hverandre; og vi gik om Bord i Skibet, men de vendte tilbage til deres Hjem.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.Und als wir einander gesegnet, traten wir ins Schiff; jene aber wandten sich wieder zu dem Ihren.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.και ασπασθεντες αλληλους επεβημεν εις το πλοιον, εκεινοι δε υπεστρεψαν εις τα ιδια.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.И ние, като отплувахме от Тир, стигнахме в Птолемаида, дето поздравихме братята и преседяхме у тях един ден.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.И, простившись друг с другом, мы вошли вкорабль, а они возвратились домой.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.і, попрощавшись один з одним, увійшли в корабель, вони ж вернулись до дому.
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.ונברך איש את רעהו ונעל אל האניה והמה שבו איש לביתו׃
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.‎ولما ودعنا بعضنا بعضا صعدنا الى السفينة. واما هم فرجعوا الى خاصتهم
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.我 們 上 了 船 、 他 們 就 回 家 去 了
Birbirimizle vedalaştıktan sonra biz gemiye bindik, onlar da evlerine döndüler.我 們 上 了 船 、 他 們 就 回家 去了
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Een keer stopte onze bus en een Chinese politieagent stapte in.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Egy alkalommal megállították a buszunkat, és egy kínai rendőr szállt fel rá.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Einmal, als der Bus aufgehalten wurde, kam ein chinesischer Polizeibeamter herein.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.En gång blev vår buss stoppad och bordad av en kinesisk polisofficer.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Én gang blev vores bus stoppet og en kinesisk pilitibetjent steg på.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Enkrat je naš avtobus ustavil kitajski policist.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Într-una dintre dăți, autobuzul a fost oprit și s-a urcat un ofițer din poliția chineză.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Jednou náš autobus zastavila policie a ode všech si brali doklady.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Kerran bussimme pysäytettiin, ja kiinalainen poliisi nousi sisälle.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.한 번은, 버스가 정지당하고 중국인 경찰이 버스에 올라탔습니다.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Một lần, xe của chúng tôi bị chặn lại và bị khám xét bởi một cảnh sát Trung quốc.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Raz náš autobus zastavili a nastúpili doň čínsky policajt.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Suatu ketika, bus kami dihentikan dan seorang petugas polisi Cina naik
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Uma vez, o nosso autocarro foi parado e um polícia chinês entrou.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Una vez, nuestro autobús fue detenido y abordado por un oficial de la policía chino.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Una volta il nostro autobus è stato fermato e un poliziotto cinese è salito a bordo.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Une fois, notre bus fût arrêté et un officier de la police chinoise monta à bord.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Κάποια φορά, σταμάτησαν το λεωφορείο μας και ένας Κινέζος αξιωματούχος ανέβηκε.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Веднъж автобусът ни беше спрян и един китайски полицай се качи.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.Одного разу наш автобус зупинився і до нього зайшов китайський полісмен.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.בפעם אחת האוטובוס נעצר, ועלה עליו קצין משטרה סיני.
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.في إحدى المرات، تم إيقاف حافلتنا وركبها أحد ضباط الشرطة الصينية
Bir keresinde otobüsümüz durduruldu zırhlı bir Çin polisi bindi.中国の警察官が乗車してきました 全員の身分証明書を取り上げて
Bir ses duyduğumu sandım! -Bindir. Buradan gidiyoruz..היה נדמה לי ששמעתי פה רעש .תעלה לרכב. אנחנו יוצאים מכאן-
Bir ses duyduğumu sandım! -Bindir. Buradan gidiyoruz.أيها الطبيب
Bir ses duyduğumu sandım! -Bindir.Naložíme je a padáme pryč!
Bir ses duyduğumu sandım! -Bindir.Pensei ter ouvido baruIho aqui fora!
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Felültem a biciklimre, és körbebicikliztem Malé szigetét.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Ich setzte mich auf mein Fahrrad und radelte um die Insel Malé herum.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Jeg stod på min cykel, og jeg cyklede rundt på øen Malé.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Je suis monté sur mon vélo, et j'ai roulé autour de l'île de Malé.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Jeździłem rowerem wokoło wyspy Malé. Jeździłem rowerem wokoło wyspy Malé.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.저는 자전거를 타고 말레 섬 주위를 돌아다녔습니다.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.M-am urcat pe bicicleta, si am mers in jurul insulei Male.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Nasadol som na svoj bicykel, a bicykloval som sa po ostrove Malé.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Nousin polkupyörälleni, ja poljin Malén saaren ympäri.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Tôi lên xe, và đạp quanh đảo Malé.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Με το ποδήλατό μου ταξίδεψα το νησί του Μαλέ.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.Я сел на велосипед и объехал остров Мале.
Bisikletime bindim ve Male adasının etrafında dolaşmaya başladım.עליתי על אופני, ורכבתי סביב האי מאלה.

İlgili Sayfalar